Tarafsız Habercilik

Medyada değişen bir şey yok: 24 Haziran seçimleri için

Seçimler yaklaşırken TRT hangi siyasi partiye ne kadar süre ayırdı? Seçimler yaklaşırken TRT hangi siyasi partiye ne kadar süre ayırdı?

24 Haziran seçimlerine haftalar kala Erdoğan dışındaki cumhurbaşkanı adaylarının başta TRT olmak üzere ana akım medyada kendine yer bulamaması, muhalif kesimlerde giderek artan bir rahatsızlığa neden oluyor.

Türkiye ana akım medyasındaki tek seslilik, 24 Haziran’daki kritik seçim öncesinde kamuoyunda giderek daha fazla hissediliyor. 16 Nisan 2017’deki Anayasa değişikliği referandumu öncesinde olduğu gibi, 24 Haziran seçimlerine gidilen bugünlerde de Türkiye’de ana akım medyanın Erdoğan dışındaki cumhurbaşkanı adaylarına olması gerekenden çok daha az yer vermesi büyük eleştiri konusu.

Mart 2017 döneminde 17 ulusal kanalın yayınlarını inceleyen Demokrasi İçin Birlik girişimi, televizyon kanallarında “hayır” kampanyası yürüten partilere eşit süre ayrılmadığını ortaya koymuştu. Radyo Televizyon Üst Kurulu’ndan (RTÜK) alınan bilgilerle yapılan araştırmada, 1-20 Mart 2017 arası canlı yayınlarda Cumhurbaşkanlığına 169, AKP’ye 301,5 saat ayrılırken, Cumhuriyet Halk Partisi’ne 45,5 saat, MHP’ye 15,5 saat ayrıldığı, HDP’ye ise hiç yer verilmediği ifade edilmişti.

İnce: TRT’nin önünde miting yaparım

Benzer bir tablo şimdi 24 Haziran seçimleri öncesinde de yaşanıyor. Erdoğan dışındaki adayların yaptığı miting ve konuşmalar ana akım medyada kendine yer bulamadı. İlk mitingini memleketi Yalova’da yapan CHP’nin adayı Muharrem İnce’nin konuşması televizyonlarda canlı yayınlanmazken, Erdoğan’ın mitinglerine ise canlı bağlantı yapıldı. Bununla birlikte geçtiğimiz haftalarda iktidara yakınlığı ile bilinen Demirören Grubu’na satılan Hürriyet Gazetesi’nden bir muhabirin Muharrem İnce ile yapacağı röportajın iptal edildiğine dair internet sitelerinde haberler yayınlandı. İnce ise haftasonu Balıkesir mitinginde TRT’yi sert sözlerle eleştirdi ve yaptığı mitinglerin TRT’de yayınlanmaması halinde 130 milletvekiliyle TRT önünde miting yapacağı iddiasında bulundu.

HDP’den medya ambargosu raporu

Medyada en fazla sansüre uğrayan siyasi parti olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) de 7 Haziran 2015 seçimlerinden bu yana “medyada maruz kaldıkları ambargo” hakkında basın kuruluşlarının yayınlarını tarayarak rapor hazırladı. Raporda Selahattin Demirtaş’ın Erdoğan’a yönelik olarak “Seni başkan yaptırmayacağız” sözlerini söylediği 17 Mart 2015 tarihli grup toplantısının HDP’nin NTV, CNN Türk ve Habertürk televizyonlarında canlı yayınlanan son grup toplantısı olduğu belrtildi. Raporda 28 Mart 2018 tarihi itibariyle NTV’nin 830 gün, CNN Türk’ün 650 gün, Habertürk’ün ise 751 gündür ekranlarına HDP’li hiçbir ismi konuk etmediği belirtildi.

24 Haziran’daki seçim yarışı başladıktan sonra da HDP’liler seçim propagandası yapmak için ana akımda kendilerine yer bulmuyor. Cumhurbaşkanları adayları Demirtaş da zaten cezaevinde olduğu için seçim etkinliklerine katılamıyor. Mesajlarını sadece avukatı aracılığı ile sosyal medya hedef kitlesine ulaştırıyor. DW Türkçe

PTT’deki skandal iddialar Meclis gündeminde

Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, PTT’de bir bürokratın şirket kurup, genel müdür yardımcısı olduğu kuruma bu şirketi sattığı iddialarını, soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı.

CHP Milletvekili Tüm, geçtiğimiz günlerde ‘ihalelerde usulsüzlük’ iddiasıyla istifa ettirildiği öne sürülen iki bürokratın da PTT’ye satılan bu şirkete ortak olup olmadığını sordu.

Geçtiğimiz günlerde, Ulaştırma Bakanlığındaki, ‘ihalelerde usulsüzlük’, ‘eş-dost-akraba ilişkileri’ ve ‘usulsüz personel alımı’ iddialarını, TBMM gündemine taşıyarak, Türk Telekomünikasyon AŞ. ve Haberleşme Genel Müdürlüğü’ndeki skandalı gündeme getiren CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, bu kez de PTT Bilgi Teknolojileri A.Ş. ile ilgili iddiaları dillendirdi.

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, Başbakan Binali Yıldırım tarafından yanıtlanması istemiyle, TBMM Başkanlığına verdiği yazılı soru önergesinde, Bir Kamu İktisadi Teşekkülü olan PTT A.Ş.’nin şirket kurmasında aranan şartların açıklanmasını istedi.

BİLGİ TEKNOLOJİLERİ AŞ’NİN KURULUŞ AMACI NE?

PTT A.Ş.’ye bağlı olarak kurulan PTT Bilgi Teknolojileri A.Ş. hangi ihtiyaçtan kurulduğunu soran CHP’li Mehmet Tüm, “PTT Bilgi Teknolojileri A.Ş. Sayıştay denetimine tabi midir, personel istihdamı hangi usullerle yapılmaktadır, özlük hakları hangi usullerle belirlenmektedir, çalışan sayısı, görev ve maaşları ne kadardır? PTT Bilgi Teknolojileri A.Ş.’nin faaliyetlerini sürdürdüğü ”Mustafa Kemal Mahallesi 2151. cadde No:5 Ankara/Çankaya” adresli yerde PTT A.Ş. nin diğer hangi birimleri faaliyet sürdürmektedir, kiralama hangi usullerle yapılmıştır, kira bedeli ne kadardır ve kim tarafından karşılanmaktadır?” şeklindeki sorulara yanıt istedi.

GENEL MÜDÜR YARDIMCISI, KURDUĞU ŞİRKETİ KENDİ KURUMUNA MI SATTI?

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, Başbakan Binalı Yıldırım’a yönelttiği soru önergesinde, PTT Bilgi Teknolojileri A.Ş.’deki skandal bir iddiayı da gündeme getirdi. Halen PTT Bilgi Teknolojileri AŞ’de Genel Müdür Yardımcısı olarak Ocak-2018 den beri görev yapan Yusuf Kürşat Tuncel’in kurucusu olduğu SBS Savunma Sanayi A.Ş.’nin , PTT Bilgi Teknolojileri A.Ş.’nce hangi bedel, usul ve gerekçeyle satın alındığını, şirket satın alımlarının hukuki altyapısı neler olduğunu soran Mehmet Tüm, “Geçtiğimiz günlerde basında adı çeşitli usulsüzlükler ile anılan Erdal Arslan ve Türk Telekom AŞ’deki görevinden el çektirilen genel müdür yardımcısı Cengiz Doğan’ın SBS Savunma Sanayi A.Ş.’nin ortakları olduğu, yine aynı dönemde Haberleşme Genel Müdürlüğü görevinden istifa ettirilen Ensar Kılıç’ın bu satın almaya aracılık ettiği bilgisi doğru mudur?” sorusunun da yanıtlanmasını istedi.

HABERLEŞME BAKANI’NIN HABERİ VAR MI?

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, “Telekomünikasyon sektöründe Cengiz Doğan ve Erdal Arslan ile birlikte hareket ettiği bilinen, Haberleşme Genel Müdürü iken görevinden istifa ettirilen ve milletvekilliği aday adaylığı başvurusunda bulunan ve bulunduğu ortamlarda bakan adına hareket ettiğini söyleyen Ensar Kılıç’ın faaliyetlerinden Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Ahmet Arslan habersiz midir?”

“Haklarında bu tür haberler bulunan kaç bürokrat dokunulmazlık zırhından faydalanmak üzere AKP’ye aday adaylığı başvurusunda bulunmuştur?” şeklinde sorular yöneltti.

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına bağlı kurumlarda bir genel müdür, bir genel müdür yardımcısı ve bir direktörün geçtiğimiz hafta aynı anda istifa etmeleri ve üç önemli ismin istifalarının ardından ortaya atılan ‘ihalelerde usulsüzlük’ iddialarını, soru önergesiyle Meclis gündemine taşımıştı.

Akşener: Çiftçimiz 1,5 liraya mazotu kullanacak

İyi Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener Balıkesir’de konuştu.

Akşener’in sözlerinden satırbaşları şöyle:

-Bu partiyi kuramaz dediler, kurduk. Seçime giremez dediler, giriyoruz. Biz önümüze konan antidemokratik engelleri aşmak için yollar bulduk. CHP’den bize destek veren o 15 milletvekili arkadaşıma tekrar huzurunuzda teşekkür ediyorum. Allah onlardan razı olsun. Ben cesareti ne zaman öğrendim biliyor musunuz? 28 Şubat’ta öğrendim. Sebebi şu, o zaman gördüm ki imanla korku aynı yerde bulunmuyor. Ama o zaman korkak tavşanları gördük, korkak tavukları gördük, fıtrat değişmiyor. Bugün de aynı korkuyu, aynı insanlarda görüyoruz.

-Balıkesir, turizmin cenneti olması gereken Balıkesir. Gençlerinin çalışıyor olması gereken Balıkesir. Zeytininin dünya markası olması gereken Balıkesir. Bunların hiç birisi yok. İnci gibi parlayan Balıkesir, 16 senede üstüne kül örtülmüş gibi renksizliğe büründü. Ev kadınlarımız, çocuklarınızın sabah okula gidip akşam eve dönerken herhangi bir kazaya, herhangi bir caninin tasallutuna uğramayacağından emin misiniz? Hayır. Genç kızı olan anneler, babalar. Kızınızın dışarı çıkıp bir alışverişe gidip herhangi bir saldırıya uğramadan evine döneceğinden emin misiniz? Hayır. Genç kızlarımızın ekonomiye katkıda bulunması için yola çıktık. 4 yıllık üniversite mezunu gençlerimiz, Balıkesir ile ilgili araştırma yaptırdık. En çok genç işsizimizin olduğu şehirlerimizden bir tanesi. 4 yıllık okuldan mezun olup, annesinden babasından harçlık istemek zorunda olan o çocuklarımıza buradan sesleniyorum. 24’ü akşamı cumhurbaşkanı olacağım. İlk 100 gün içinde Balıkesir tekrar pırıl pırıl parlayacak. Ve değerli gençlerimiz, sizlere ya iş bulacağım, ya da iş bulununcaya kadar vatandaşlık maaşı bağlayacağım. Anne ve babalarınızın karşısında utanmak, mahcup olmak durumunda bırakmayacağım.

ÇİFTÇİ MAZOTU 1.5 LİRAYA KULLANACAK

-Devasa binalar yapıldı, içinde hoca yok, eğitim yok. Bu eğitim politikasıyla yandaşların cebine kepçeyle para akıttılar, siz işsizsiniz. Hem turizm, hem çiftçi, hem tarım hem de sanayinin olması gereken Balıkesir’den bahsediyoruz. Balıkesir kuzusu ne alemde? Biz bunları düşünüyoruz. Bugün gelirken mazota baktım, 5,6 olmuş. Soruyoruz muhteremlere yahu bizim çiftçimizin elinden ekme biçme yetkisini aldınız? Diyorlar ki “pahalıya üretiyorlar” E 5.6’ya mazot kullandırırsan, hayvana yemi dünya kriterleri üzerinden satarsan ve gübreyi pahalıya satarsan çiftçi pahalıya üretir. Buradan ilan ediyorum, Amerikan çiftçisi 1,5 liraya mazot kullanıyor. Oradan mısır ithal ediyoruz biz. Amerikan çiftçisi kazanıyor, benim çiftçim aç. Bizim dönemimizde çiftçimiz 1,5 liraya mazotu kullanacak.

FABRİKALAR KURACAĞIZ

-Arkasından elbette fabrikalar kuracağız. Şimdi gittiler Tunus’tan zeytinyağı ithal ettiler. Kardeşim Balıkesir zeytinyağı dünya birincisi, niçin dünya markası haline getirmiyorsun? Çünkü milli ve yerli değilsin. Şimdi ben bunları söylemeye başladım, 6 ay evvel mazotu düşürdüler. Vergi yükünü kaldıracağım dedim, onu da düşürdüler. Daha enteresan bir şey söyleyeyim. Şimdi 70 milyar dolara Türkiye’deki fabrikaları özelleştirdiler. Cebinize bir kuruş girdi mi? Maaşlarınıza zam geldi mi? Gençlere iş imkanı yaratıldı mı? Peki ne oldu? Millete söven bir şahsın vergi borçları silindi. Diyoruz ki biz, 30 milyon borçlumuz var, 4,5 milyon kişi kredi kartları ve aldığı diğer krediler sebebiyle peşlerinde avukatlar var, haciz var. Biz de dedik ki, öncelikle şehit ve gazi ailelerinin, sonra işsizlerin, sonra asgari ücretlilerin borçlarını siliyoruz, kredi kartı borçların siliyoruz, tüketici kredilerini söylüyoruz.

-Önce dedi ki, ‘Siz tamam derseniz tamam’ E biz de tamam dedik. Tamam mı? Allah büyük kendi ağzıyla söyledi. Sonra 3 milyona yakın insan tweet attı. Bugün de gençlere demiş ki “benden sıkıldınız artık” Evet, gerçekten sıkıldık. Gerçekten bıktık. İşsiz gezmekten bıktık.

MAL VARLIĞIMI AÇIKLAYACAĞIM

– Ailevi mal varlığımda liralık artış olmayacak. İkincisi, elbette sosyal medya hesaplarında mal varlığımızı açıklayacağız. Ama hiç kimseyi, oğlummuş kocammış oymuş buymuş aramayacak. Hiçbir bürokratı aramayacak. Ama bu ülkenin bu vatan çocuklarının haklarını korumak benim namus borcum olacak.

TÜİK ‘ölüm nedeni’ istatistiklerini açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu, (TÜİK) 2017 yılı ölüm nedeni istatistiklerini açıkladı. Buna göre, dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı ölümler, 165 bin 323 oldu.

TÜİK verilerine göre, ölüm nedenlerinde ilk üç sıra 2017 yılında da değişmedi. Ölüm vakalarının yüzde 39.7’sini oluşturan dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 19.6 ile iyi ve kötü huylu tümörler, yüzde 12 ile solunum sistemi hastalıkları izledi.

Dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşen ölümlerin 2017 yılında yüzde 39.7’si iskemik kalp hastalığından, yüzde 22.9’u ise serebro-vasküler hastalıktan kaynaklandı.

TÜMÖRDEN ÖLÜME EN ÇOK GIRTLAK VE AKCİĞER TÜMÖRÜ NEDEN OLDU

Kötü huylu tümör nedeniyle gerçekleşen ölümlerin toplam sayısı 2017 yılında 79 bin 889 kişi oldu. Bu ölümlerin yüzde 31’i gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin kötü huylu tümöründen kaynaklandı.

Ölüm nedeni istatistikleri yaş gruplarına göre incelendiğinde, 2017 yılında dolaşım sistemi hastalıkların en çok (55 bin 284 kişi) 75-84 yaş grubunda, iyi ve kötü huylu tümörlerin ise en fazla (22 bin 982 kişi) 65-74 yaş grubunda olduğu görüldü.

İkamet edilen ile göre ölüm nedenleri incelendiğinde, 2017 yılında dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölümlerin oranının en yüksek olduğu ilk beş il sırasıyla, Denizli (yüzde 49.6), Aydın (yüzde 48.9), Balıkesir (yüzde 47.8), Çanakkale (yüzde 47.2) ve Afyonkarahisar (yüzde 46.8) oldu. İyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle gerçekleşen ölümlerin oranının en yüksek olduğu ilk beş il ise sırasıyla, Kırklareli, Rize ve Kocaeli (yüzde 23.3), Tekirdağ (23.2) ve İstanbul (yüzde 23) oldu. (ANKA)