Tarafsız Habercilik

TTB: “TAMAM” diyoruz

BirGün/Ankara

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, 24 Haziran seçimleri öncesinde “Aydınlık Bir Gelecek İçin Sağlık Alanına İlişkin Taleplerimiz” başlığıyla bir açıklama yaparak, yeni dönemde sağlık alanında gerçekleştirilmesini bekledikleri taleplerini açıkladı.

TTB Merkez Konseyi üyelerinin de katıldığı toplantıda konuşan TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın (SDP) uygulamaya başlanmasından bu yana geçen 15 yılda ve buna ek olarak 20 Temmuz 2016 tarihinde ilan edilen OHAL ile birlikte sağlık alanında yaşanan sorunları özetledi. SDP’nin Türkiye sağlık ortamını olumsuz etkilediğini, birçok yeni soruna yol açtığını, Genel Sağlık Sigortası Sistemi’nin (GSS) gençleri ve işsizleri sağlıkta yoksun bıraktığını, daha çok hasta görme, daha fazla işlem yapma üzerine kurulan performans sisteminin sağlık hizmetlerinde niteliği düşürdüğünü ve sağlık çalışanlarını tükenme noktasına getirdiğini anlatan Tükel, OHAL ile birlikte bunlara ihraç edilen ve güvenlik soruşturmaları nedeniyle atanamayan hekimlerin sorunlarının eklendiğini kaydetti.

Tüm olumsuzluklara son verilmeli

“OHAL altında, emekçilere düşük ücretin, ağır çalışma koşullarının dayatıldığı, işçi kıyımlarının gerçekleştiği, taşeronlaşmanın, esnek ve güvencesiz çalışmanın hâkim hale getirildiği, hekimlik değerlerinin yok sayıldığı, halkın sağlık hakkının gasp edildiği bir dönemde seçimlere gidiyoruz” diyen Tükel, TTB olarak yeni seçilecek hükümetten karşılanmasını bekledikleri sağlık alanına ilişkin taleplerini sıraladı.

Performans, döner sermaye, GSS ve şehir hastanelerinden vazgeçilmesi gerektiğini belirten Tükel, yeni tıp fakültesi açılmaması, asgari standart ve koşulları sağlamayan tıp fakültelerinin tıp eğitimi verme yetkisinin kaldırılması gerektiğini kaydetti. Tükel, OHAL’in kaldırılması ve OHAL ile birlikte sağlık alanında yaşanan tüm olumsuzluklara son verilmesi gerektiğini vurguladı.

“TAMAM” diyoruz

TTB tarafından hazırlanan, fiili hizmet zammı, sağlık alanında şiddetin önlenmesi ve hiçbir bilimsel dayanağı bulunmayan aşı reddinin önlenmesi için hazırlanan yasa değişikliği önerilerinin altını çizen Tükel, bölünen üniversitelerin birleştirilmesini, “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” açıklaması dolayısıyla TTB Merkez Konseyi üyelerine açılan soruşturmaların geri çekilmesini istedi. Tükel, sözlerini şöyle tamamladı: “Sağlıklı bir toplum için, barışın egemen olduğu, özgür, demokratik ve laik bir ülke için, işçilerin, emekçilerin ve tüm halkımızın, kendilerini ilgilendiren her konuda söz, yetki ve karar hakkının olduğu bir geleceğe TAMAM diyoruz. Oyumuza sahip çıkacağız, oyumuzu demokrasiden, emekten, barıştan, özgürlüklerden yana kullanacağız.”

BirGün Medya’dan ‘140 saniyede eğitimdeki çöküş’

16 yıllık AKP iktidarının eğitim sisteminde yarattığı çöküntü hem bugünün hem de geleceğin nesilleri için bugün en büyük tehditlerden bir tanesi. Eğitimdeki gericileşme, piyasalaşma; yaşanan ulusal ve uluslararası başarısızlıklar günbegün artarak devam ediyor.

BirGün Medya tarafından hazırlanan videoda, eğitimdeki çöküşü 140 saniyede ele alınıyor.

HAZİRAN’dan ekonomi forumu

Birleşik HAZİRAN Hareketi giderek olumsuzlaşan ekonomik tabloya karşı ekonomi forumu düzenliyor.

Alanında uzman 6 ekonomistin katıldığı forumda ‘Ekonomik Kriz ve Emekçilerin Çözümü’ başlığıyla gerçeklecek forum Ankara’da Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenleniyor. Prof. Dr. Korkut Boratav, Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir, Prof. Dr. Aziz Konukman, Doç. Dr. Serdal Bahçe ve CHP Milletvekili Selin Sayek Böke’nin katılacağı forum saat 18.30’da başladı.

#AcıReçeteyeHayır – Ekonomi Forumu- Ankara Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde başladıhttps://t.co/XcEjT0uRkx

— BirGün Gazetesi (@BirGun_Gazetesi) 24 Mayıs 2018

#AcıReçeteyeHayır – Ekonomi Forumu- Ankara Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi https://t.co/wmu0UGRJX0

— BirGün Gazetesi (@BirGun_Gazetesi) 24 Mayıs 2018

KHK mağduru Konuk, bağımsız milletvekili adayı oldu

BirGün/Ankara

677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile mesleğinden ihraç edilen ve 27 Şubat 2017’den bu yana ihraç edildiği iş yerinin önünde eylemlerini sürdüren Mahmut Konuk, Ankara birinci bölgeden bağımsız milletvekili adaylığı başvurusunda bulundu.

İhraç edildiği günden bu yana Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından düzenlenen ihraç eylemlerine katılan ve direnişini iş yeri ile Ankara Yüksel Caddesi önünde sürdüren Konuk, milletvekili adaylık başvurusu hakkında konuştu.

Emeğin ve emekçinin görünür olması, ihraçların mesleklerine geri dönmesi için çalışmalarını sürdüreceğini söyleyen Konuk, adaylık açıklaması yaptığı sırada ise polislerin kendisine “Kabahatler Kanununa Muhalefet”ten para cezası kestiğini söyledi.

Büyük siyasi partilerin diledikleri gibi seçim çalışması yapabildiğini fakat kendisine para cezası kesildiğini söyleyen Konuk, “Direneceğiz, bu kötü sistemi teşhir etmeye devam edeceğiz, bizi susturamayacaklar” dedi

Demirtaş’ın kendi röportajını okuması ‘sakıncalı’ bulundu

HÜSEYİN ŞİMŞEK

HDP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş’a annesinin demeci ve fotoğrafları bulunduğu gerekçesiyle Cumhuriyet gazetesinin Pazar ekinin verilmemesinin ardından bir sansür de BirGün gazetesine geldi. BirGün gazetesi, yazılı sorularına verdiği yanıtlardan oluşan röportaj gerekçe gösterilerek cezaevi yönetimi tarafından alıkonuldu.

Seçim çalışmasının zorluğunu anlattı
4 Kasım 2016’dan bu yana Edirne Cezaevi’ne tutuklu bulunan Demirtaş, geçen pazar günü BirGün’ün yazılı sorularına verdiği yanıtlarda, tutukluluk koşullarında seçim çalışması yapmanın zorluğuna değindi. Partisinin Cumhurbaşkanı Adayı olarak cezaevinden çalışmalarının tamamını yapamadığını dile getiren Demirtaş, seçmenlerinin seçim çalışmasına katkıda bulunmasını istedi.

Skandal gerekçe
Demirtaş’a gazetelerin verilmemesinden bir gün sonra Edirne Cezaevi Eğitim Kurulu’nun yaptığı 14 Mayıs 2018 tarihli toplantıda alınan kararda, BirGün gazetesinde Demirtaş’ın söyleşisinin bulunduğu sayfaya atıfta bulunuldu ve “Kurum çalışanları hakkında yalan ve karalayıcı haber yaparak kurum çalışanlarının töhmet altında bırakıldığı” belirtildi.

‘Cezaevi güvenliği tehlikeye düşer’
Kararda, ceza infaz kurumlarında bulundurulabilecek eşyalar hakkındaki yönetmelik hükümleri anımsatılarak, “Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez” ifadelerinin kullanılması dikkati çekti.

Kararda, Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi’ne de değinilerek, “Mahkemelerce yasaklanmamış olsa bile, kurum güvenliğini tehlikeye düşürdüğü veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsadığı eğitim kurulu kararı ile tespit edilen hiçbir yayının kuruma kabul edilmeyeceği” hükmü doğrultusunda BirGün gazetesinin Demirtaş’a verilmeyerek alıkonulmasına karar verildi.

Bir gün sonra ‘güvenlik sağlandı’
Eğitim Kurulu, daha sonra yaptığı incelemede, kurum güvenliğinin tehlikeye düşürülmediği veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumların bulunmadığı tespit edildiği için Cumhuriyet Pazar ekinin ‘sakıncalı’ olmadığına karar verdi. Edinilen bilgiye göre yapılan itiraz üzerine Demirtaş’a, BirGün gazetesi de ertesi gün verildi.

BirGün Mersin Okur İnisiyatifi: Günün güncel görevi tamam

GÖKAY BAŞCAN

BirGün Mersin Okur İnisiyatifi bir buluşma düzenledi. Buuluşmada okurlarımız güncel gelişmeleri değerlendirdi. Tartışmaların ardından düzenlenen Ali Asker ve Turhan Alıcı konserine ilgi büyük oldu. Yenişehir Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen konserde türküler söylendi, halaylar çekildi.

Okur İnisiyatifi buluşması, gazetemizin manşetlerinin yer aldığı slayt gösterisiyle başladı. Ardından Okur İnisiyatifi adına sahneye çıkan Kemal Dama söz aldı. BirGün’ün yola çıktığından bugüne kadar büyük bir sorumluluk ve heyecan içerisinde yol aldığını söyleyen Dama “Bu hikaye 15 yıl önce başladı. Büyük bir heyecanla, umutla başladığımız bir süreçti. 15 yıl içerisinde gazetenin geldiği nokta ortada. 2015 Temmuz ayında gerçekleştirilen pespaye darbe girişiminden sonra AKP iktidarı basını tümüyle teslim almak için büyük bir çaba sarf etti. Çoğunu aldı, alamadıklarını da bertaraf etmeye çalıştı. BirGün ve diğer muhalif gazetelerin ayakta durması bu nedenle çok kıymetlidir” ifadelerini kullandı.

İçerisinden geçtiğimiz siyasal sürece ilişkin konuşan Dama “BirGün ‘Hayır’ın sesiydi. Adalet Yürüyüşü’nün sesiydi. BirGün Gezi’nin sesiydi. Ensar’da tacize uğrayan çocukların ve ailelerinin sesiydi. KHK ile işinden atılan insanların sesiydi. Şimdi de baskın bir seçimle karşı karşıyayız. Gönül isterdiki sosyalistlerin, devrimcilerin bir adayı olsun. Ama devrimcilerin bir adayı olmaması onlara bir kenarda oturma hakkı vermez. Bugün açısından daha elzem bir sorumluluğumuz var. Bugün hep birlikte, güçlü bir şekilde ‘Tamam’ demeliyiz” dedi. Slaytın ve konuşmaların ardından sahneye Turhan Alıcı ve ekibi çıktı. Turhan Alıcı’nın konserinin ardından sahneye Ali Asker’i davet ederek birlikte sahne aldılar.