Tarafsız Habercilik

Bakanlar Kurulu sil baştan: 7 bakanlık kapatılacak; sayı 14’e iniyor

AKP; Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yapılandıracağı Bakanlar Kurulu ile ilgili taslağı hazırladı. Taslağa göre, mevcut 21 icracı bakanlık sayısı 14’e indiriliyor. AB Bakanlığı dahil 7 bakanlık kapatılıyor. Taslağa, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a sunulduktan sonra son şekli verilecek.

Hürriyet’ten Nuray Babacan’ın haberine göre, 21 mevcut bakanlıktan Avrupa Birliği (AB) Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı kapatılacak. Ekonomi başta olmak üzere birçok bakanlığın yetki ve sorumlulukları artacak.

YAPILAR DEĞİŞECEK

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yeni adı Sanayi ve Bilim Bakanlığı olarak değiştirilecek. Bu bakanlık aynı görevi üstlenecek. Çalışma Bakanlığı’nın adı İş Hayatı ve Güvenliği olarak değiştirilecek. Bu bakanlığın çalışma alanı da aynı kalacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı sadece Şehircilik Bakanlığı olarak anılacak. Ancak bu bakanlığın yapısında hem çevre faaliyetleri hem de su işleri olacak. Kapatılan Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın görevlerinin yarısını bu bakanlık üstlenecek. Kapatılan Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın orman alanlarıyla ilgili tüm faaliyetleri Tarım Bakanlığı’na verilecek. Bu bakanlığın adı Orman Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın adı Enerji ve Doğal Kaynaklar olarak değiştirilecek ancak yapısı değişmeyecek.

İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı yapısını aynen koruyacak. Lağvedilen Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kültür bölümü Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanacak ve bu bakanlık, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı olarak anılacak.

EN AZ 4 YARDIMCI

Hazırlanan yeni yapıda cumhurbaşkanı yardımcılıklarının sayısı da birden fazla olacak. En az 4 yardımcının planlandığı, bunlara verilecek görevlerle birlikte yeni bakanlar kurulunun 18-20 kişiden oluşacağı yorumları yapılıyor. Bu çalışma lağvedilen ve mevcut bakanlıkların ilgili kurumlarının dağıtılması ve uygun bir çatının oluşturulması aşamasına kadar bazı değişikliklerden geçebilecek. Ancak parti kurmayları genel yaklaşımın bu çerçevede olacağını ve seçimlerden sonraki yeni hükümet kurulmadan yeni yapının hazır hale getirileceğini belirtiyorlar.

EKONOMİYE TEK ÇATI

En büyük operasyon ekonomiden sorumlu bakanlıklarda gerçekleştirilecek. Maliye, Ekonomi ve Kalkınma bakanlıkları tek çatıda toplanacak. Bu bakanlığın bünyesine Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile turizmin de alınması tartışılıyor. Ekonominin tek elde toplanmasının amaçlanmasına karşın son aşamada karar alma güçlüğü nedeniyle bu yapının ikiye bölünebileceği veya turizmin ayrı bir bakanlık olabileceği de ifade ediliyor.

GENÇLİK VE AİLE BİR ARADA

Taslağa göre, Adalet Bakanlığı aynen kalacak. Aile Bakanlığı’nın adı Aile ve Toplum Bakanlığı olarak değiştirilecek. Bu bakanlık yine kadın, erkek, yaşlı, genç, çocuk ve engellilerle ilgili politika geliştirecek. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın görevlerinin büyük bölümünü bu bakanlık üstlenecek. Ancak spor konusunda henüz karar verilmedi. Dışişleri Bakanlığı, AB Bakanlığı’nın tüm görevlerini üstlenecek. Ayrıca TİKA ve Yurt Dışı Türkler Başkanlığı gibi başbakan yardımcılıklarında olan kurumlar da bu bakanlıkla ilişkilendirilecek. İstenirse AB konusunda bir cumhurbaşkanı yardımcısı da görevlendirilebilecek.

Roma’da parkları keçi ve koyunlar temizleyecek

Roma Belediyesi, personel ve teçhizat eksikliği nedeniyle bakımsız kalan park ve bahçelerin temizlenmesi için koyun ve keçilerin görevlendirilmesi planını açıkladı. Muhalefetten ironik eleştiriler alan bu plana, ziraatçılar derneğinden ise destek geldi.

Roma Belediyesi’nin çevre işlerinden sorumlu meclis üyesi Pinuccia Montanari dün Facebook üzerinden yaptığı açıklamada koyun-keçili çim biçme planını duyurdu.

Montanari, fikrin Belediye Başkanı Virginia Raggi’den geldiğini söyledi ve “Bu basit, faydalı ve ilginç bir yöntem. Berlin gibi büyük şehirlerde de uygulanıyor” dedi.

Bu açıklamanın ardından sosyal medyada, basında ve siyaset dünyasında “dört ayaklı çim biçme makineleri” tartışması başladı.

5 Yıldız Hareketi’nin yönetimindeki Roma belediyesine diğer partilerden ironi dozu yüksek eleştiriler geldi.

Demokratik Parti’nin Lazio bölge başkan yardımcısı Enzo Foschi, Roma’daki çöp sorunu ve buna bağlı olarak kent merkezinde sayıları artan martılara atıfla, “Belediye, martıları çöp toplayıcı olarak kullandıktan sonra şimdi de sıra koyunlara geldi. Yazın evleri basan sivrisineklere karşı ne yapacaklar? Herkese bir kertenkele mi verecekler?” dedi.

Floransa kentinin belediye başkanı Dario Nardella da esprili bir eleştiri getirerek “Roma belediyesi bu planı uygulamak için çoban da bulmak zorunda kalacak. Bizim kentimizde koyunlu sistem geçmişte kaldı, artık bahçıvanlardan faydalanıyoruz. Koyundansa bahçıvanları tercih ediyoruz” dedi.

İtalya’nın Kardeşleri partisinden belediye meclis üyesi Andrea De Priamo da kent yönetimini, bitki örtüsü, çöp toplama ve sokak temizliği konusunda bir plana sahip olmamakla eleştirdi ve “Durum kaygı verici bir hal aldı” dedi.

Koyun-keçili çim biçme planı bugünkü gazetelerde de büyük yer kaplarken Il Tempo gazetesi bugünkü baskısında haberi manşetten vererek bu planı “çılgınlık” diye tanımladı.

Gazete, belediyenin park ve bahçeler biriminde personel ve teçhizat eksikliği sıkıntısı yaşandığını belirtti ve bu soruna “doğal çözüm” aranmasını “trajikomik” diye niteledi.

‘SEÇMENLER KOYUN’

Sosyal medyada da Roma’nın tarihi park ve bahçelerinde çim biçmek amacıyla hayvanların kullanılması durumunda parkların bu hayvanların dışkısıyla dolacağı ve kene sorununun baş göstereceği kaygıları dile getirildi.

Bazı sosyal medya kullanıcıları ise 5 Yıldız seçmenini “koyuna” benzeterek “Böylece kendi seçmenlerine iş sağlamış olacaklar” diye yazdı.

Ağırlıkla alay ve eleştiriyle karşılanan plana, tüketici hakları derneğinden ise destek geldi.

Coldiretti derneği, Roma’da yetiştirilen 50 bin koyunun bu iş için kullanılmasına yardımcı olabileceklerini açıkladı.

Dernek, bu plan sayesinde gürültülü ve çevreye zararlı gaz salınımına yol açan makinelerin yerine ekolojik bir çözüm getirilmiş olacağını belirtti.

Coldiretti, koyun ve keçilerin dışkılarınınsa doğal gübre işlevi göreceğini vurguladı.BBC Türkçe

İçişleri Bakanlığı’ndan seçim güvenliği genelgesi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzasıyla yayımlanan seçim tedbirleri genelgesi, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi Başkanlığı ile 81 il valiliğine gönderildi.

İçişleri Bakanlığı’nca 24 Haziran seçimleri öncesinde, sırasında ve sonrasında alınacak güvenlik tedbirlerine ilişkin genelge yayımlandı.

İçişleri Bakanlığı’nca, 24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinin huzur ve güven ortamında gerçekleştirilmesine yönelik alınacak güvenlik tedbirleri belirlendi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzasıyla yayımlanan seçim tedbirleri genelgesi, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi Başkanlığı ile 81 il valiliğine gönderildi.

Genelgede, seçimin huzur ve güven ortamında yapılması, seçmen iradesinin sağlıklı sandığa yansımasının sağlanması için belirlenen güvenlik tedbirlerinin titizlikle uygulanması gerektiği vurgulandı.

Buna göre, mülki idare amirlerince seçimlerin huzur ve güven ortamı içerisinde gerçekleşmesi için gerekli tüm önlemler önceden planlanacak ve uygulanması titizlikle takip edilecek.

SEÇİM DÖNEMİNDE ALINACAK TEDBİRLER

Seçimlerin güven ve huzur içerisinde yapılması, görevli kurumlar arasında gerekli koordinasyon ve iş birliğinin sağlanması, ülke çapında seçimle ilgili her türlü tedbirin gözden geçirilmesi ve takibi, seçim ile ilgili olayların anlık paylaşımı, seçim takvimi süresinde istihbar edilen olaylara ilişkin proaktif bir şekilde tedbirler geliştirilmesi amacıyla İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Muhterem İnce başkanlığında Seçim Koordinasyon Komisyonu oluşturuldu.

Komisyon, seçim sonuçlanıncaya kadar seçimle ilgili gelişmelerin anlık olarak takibini yapacak, sürecin sorunsuz şekilde tamamlanması için gerekli her türlü tedbirin alınmasını sağlayacak ve eşleştirilen komisyon üyeleri ile il valileri arasında sürekli iletişim halinde olacak.

Tüm illerde bir vali yardımcısı başkanlığında ve valilerce belirlenecek sayıda üyelerden oluşan “Seçim Koordinasyon Merkezleri” kurulacak.

Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi (GAMER) ile Merkezin illerde bulunan birimlerinin 7 gün 24 saat esasına göre çalışmaları sağlanacak.

Valiler tarafından güvenlik birim amirleri ve diğer yetkililerin katılımıyla illerde seçim güvenliği toplantıları yapılacak.

Seçim öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılacak çalışmalar ile alınacak önlemlere ilişkin önceki seçimlerde meydana gelen olaylar göz önünde bulundurularak risk analizi yapılacak.

Sorumlular ve görev alanları belirtilmek suretiyle İl Seçim Güvenlik Planları hazırlanacak.

Vali ve kaymakamlar sorumluluk bölgesi gözetilmeksizin gerektiğinde emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatları arasında görevlendirme yapabilecek.

HASSAS BİNALARA İLAVE ÖNLEM

Kamu binaları, siyasi parti binaları, mabetler ile benzeri hassas noktalara yönelik koruma tedbirleri gözden geçirilecek ve gerekiyorsa ilave tedbirler alınacak.

Devlet büyükleri, siyasi parti yöneticileri gibi seçilmiş kişiler ile kanaat önderleri, belediye başkan vekilleri gibi hedef olabilecek kişilerin korunmasına yönelik önlemler alınacak.

Seçim güvenliği açısından gerekli görülmesi durumunda valiler tarafından oy verme gününden en geç bir ay önce sandıkların seçim bölgelerine taşınması, sandık ve seçim bölgelerinin birleştirilmesi ile seçmen listelerinin karma şekilde düzenlenmesi konusunda talepte bulunulacak.

Seçimlere ilişkin alınan güvenlik tedbirlerinin daha geniş kitlelere iletilmesini sağlamak amacıyla valiler yerel basın mensuplarıyla toplantılar düzenleyecek.

GÖREVLİLER EĞİTİME TABİ TUTULACAK

Seçimlerde görev alacak personel, mevzuat, Yüksek Seçim Kurulu kararları ve uygulamaya ilişkin diğer hususların anlatılacağı hizmet içi eğitime alınacak.

Seçim öncesi, günü ile sonrasında kamu görevlileri ve güvenlik güçleri, idarenin tarafsızlığını zedeleyici tutum ve davranışlardan kaçınacak.

Siyasi parti temsilcilerinin ve siyasetçilerin herhangi bir baskıya ve kısıtlamaya maruz kalmadan, ilgili mevzuat çerçevesinde propaganda ve benzeri çalışmalarını yapabilmeleri ve seçmenlerin oylarını serbestçe kullanmaları için gerekli tedbirler alınacak.

Seçim propaganda ve yasaklarının başladığı 14 Haziran 2018 Perşembe gününe kadar olan sürede yapılacak her türlü açık ve kapalı yer toplantıları ile propaganda döneminde gerçek ve tüzel kişilerin seçimlerle ilgili olmayan açık ve kapalı yer toplantıları, 2911 sayılı “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu” hükümlerine tabi tutulacak.

Propaganda serbestliği ve bir kısım seçim yasaklarının başladığı 14 Haziran 2018 Perşembe günü sabahından seçim propagandalarının bittiği 23 Haziran 2018 Cumartesi saat 18.00’e kadar olan süre içerisinde yapılacak açık ve kapalı yer toplantıları, il ve ilçe seçim kurullarının denetiminde gerçekleştirilecek. Bu kapsamda, propaganda döneminde yapılacak açık ve kapalı yer toplantılarında seçim kurulu başkanlıkları ile temas kurularak gerekli güvenlik tedbirleri alınacak.

Parti ve adayların seçim propaganda çalışmaları kapsamında hazırlattığı broşür, el ilanı, parti bayrağı, poster, afiş veya ses ve görüntü içeren CD, DVD gibi her türlü yayınları 18 yaşını doldurmuş kişiler dağıtabilecek.

Seçim döneminde propaganda amacıyla kullanılan malzemelerin görüntü ve çevre kirliliğine sebep olmaması için 298 sayılı Kanun ve 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanacak.

Seçimleri izlemek üzere ülkeye gelen yabancı temsilcilere gerekli misafirperverlik gösterilecek ve çalışmaları için uygun ortam sağlanacak.

Seçim döneminde halkı suç işlemeye tahrik ve teşvik etmeyi, huzur ortamını bozmayı amaçlayan kişi ve grupların faaliyetlerinin önlenmesi için gereken her türlü tedbir alınacak.

YOL UYGULAMALARI DEVAM EDECEK

Miting ve propaganda faaliyetlerinin güvenlik içinde icra edilebilmesi için mevcut talimatlar çerçevesinde yol kontrol uygulamalarına devam edilecek, istihbari çalışmalara ağırlık verilecek, gerektiğinde personel ve araç takviyesi yapılacak.

Terör örgütlerinin ve yasa dışı grupların seçim sürecini sabote edecek muhtemel eylemlerine karşı istihbari faaliyetlere ağırlık verilecek. Edinilen her türlü bilgi ciddiyetle değerlendirilecek ve birimler arasında hızlı bilgi paylaşımı sağlanacak.

Vatandaşların toplu olarak bulunduğu umuma açık yerler, turistik bölgeler, havaalanı, deniz limanı, otobüs terminali, tren istasyonu, çarşı, alışveriş merkezi, stadyum, pazar, metro ve benzeri yerlerde yapılabilecek muhtemel eylemlere karşı tedbirler alınacak.

Bankacılık, e-devlet, hava ulaşım gibi bilişim sistemlerini işlevsiz hale getirmeye yönelik siber saldırı ve sabotaj eylemlerine karşı önlemler alınacak.

Miting alanları, sandık çevrelerini hedef alabilecek her türlü eyleme yönelik alınacak tedbirler kapsamında araç altı ve bagaj kontrolü yapılacak uygulama noktaları oluşturulacak, ağır tonajlı araçların terör eylemlerinde kullanılabileceği dikkate alınarak gerekli tedbirler geliştirilecek.

ENERJİ DAĞITIM MERKEZLERİNDE TEDBİRLER ALINACAK

Seçimlere gölge düşürücü faaliyetleri amaçlayan propaganda, baskı yoluyla seçmenin kararını değiştirme, engelleme, oy sandıklarını kaçırma ya da yakma, psikolojik baskı amacıyla kitlesel eylemlere başvurma gibi faaliyetlere karşı elde edilecek istihbarat bilgileri ışığında gerekli tedbirler alınacak.

Enerji arzının sürekliliğini temin bakımından enerji dağıtım merkezleri, doğalgaz ve petrol boru hatları ile diğer hassas tesislere yönelik koruma tedbirleri gözden geçirilecek. Gerektiğinde özel güvenlik personeli sayısı artırılacak, güvenlik korucusu ve gönüllü güvenlik korucularından faydalanılacak.

Elektrik kesintilerinin önüne geçebilmek amacıyla ilgili kurumlarla koordine kurularak gerektiğinde kullanılmak üzere jeneratör ve benzeri güç kaynakları kullanıma hazır bulundurulacak.

Seçimin güvenli şekilde yapılmasını sağlamak amacıyla valilerce gerek görülmesi halinde Türk Silahlı Kuvvetlerine ait personel, zırhlı araç ve diğer araçlardan istifade edilmesi sağlanacak.

SEÇİM GÜNÜNDEN ÖNCE ALINACAK TEDBİRLER

Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar ile siyasi partilerin genel başkanları ve yöneticilerinin katılacakları toplantı ile diğer programlarda güvenliklerinin sağlanması için gerekli tedbirler en üst seviyede sağlanacak.

Sandık seçmen listeleri, bulunduğu yerlerde korunacak, askıdan indirilinceye kadar çalınmaması ve tahrip edilmemesi için gerekli tedbirler alınacak.

Seçimlerde kullanılacak oy pusulalarının basıldığı yerlerde ve basılmış pusulaların seçim kurullarına intikali sırasında gerekli güvenlik önlemleri alınacak.

Sandık kurulacak olan binaların teknik altyapısı gözden geçirilerek binaların bahçesini de görecek şekilde güvenlik kameraları çalışır halde bulundurulacak.

OY VERME GÜNÜ ALINACAK TEDBİRLER

Oy kullanılan binaların güzergahlarında motorlu ve yaya devriyelerin sayı ile durumları gözden geçirilecek.

Seçim günü saat 06.00-00.00’a kadar her ne suretle olursa olsun alkollü içki satılması, içkili yerlerde ve umumi mahallerde alkollü içki verilmesi ve içilmesi yasak olacak.

Kahvehane, kıraathane ve internet kafe gibi bütün umumi eğlence yerleri, oy verme süresince kapalı kalacak, eğlence yeri niteliği taşıyan lokantalarda yalnız yemek verilebilecek.

Oy kullanma öncesi ve sırasında baskıyla vatandaşların iradelerini etkilemeye yönelik girişimlere asla müsaade edilmeyecek.

Vatandaşların hiçbir baskı ile karşılaşmadan, hür iradeleri ile oy kullanmalarını temin etmek amacıyla sandık çevresine ulaşımlarını kolaylaştıracak her türlü imkan ve vasıta temin edilecek.

Sandık çevresinde, sandık kurulu başkan ve üyeleri, adaylar, milletvekilleri, o sandık bölgesinde kayıtlı seçmenler ile o sandıkta görevli müşahitler ile bina sorumluları ve çağrı veya ihbar üzerine gelen görevli kolluk güçlerinden başka kimse bulunamayacak.

Siyasi partilerin seçim kurullarına bildirdikleri itiraza yetkili kişiler ile temsilciler, seçim kurullarınca önceden kendilerine verilen belge ile sandık çevresinde bulunabilecek. Medya mensupları, sandık çevresinde sandık başı işlemlerine engel olmadan haber amacıyla görüntü ve bilgi elde edebilecek.

Cebir, şiddet veya tehditle sandık düzenini bozmaya kalkışanlara ilişkin sandık kurulu başkanı veya üyelerinden birisinin çağrısı ya da seçmenlerin konuya ilişkin ihbarı üzerine kolluk güçlerinin derhal söz konusu yere intikal edecek.

Seçimin güvenliğini sağlamakla görevli kolluk güçleri hariç olmak üzere özel güvenlik görevlileri, belediye zabıtaları gibi resmi üniforma ve silah taşıyan kişilerin sandığın konulduğu bina, yapı ve bunların müştemilatına girmelerine izin verilmeyecek.

Hiç kimsenin, sandığın konulduğu bina, yapı ve bunların müştemilatında başkalarının görebileceği şekilde bir siyasi parti veya adaya ait rozet, amblem veya benzeri işaretler ya da propaganda amaçlı yayınları taşımalarına, yazılı, sözlü veya görüntülü propaganda yapmalarına müsaade edilmeyecek. Bu kurula uymayanlar kolluk kuvveti tarafından bölgeden uzaklaştırılacak.

SEÇİMDEN SONRA ALINACAK TEDBİRLER

Oy döküm ve sayımının, geç saatlere kadar sürebileceği göz önünde bulundurularak sandıkların konulacağı yerlerle çevrelerinin iyi aydınlatılması konusunda gerekli planlamalar yapılacak. Elektrik arızasına karşı sürekli bakım ve tamir için ekipler hazır bulundurulacak.

Oyların sayımı aşamasında sandık çevresi ve etrafında yetkili ve görevli haricinde hiç kimse bırakılmayacak.

Herhangi bir taşkınlık veya karışıklık meydana getirebilecek kişi ve grupların sandık çevresinde bulunmalarına asla izin verilmeyecek.

Oyların sayımı tamamlandıktan sonra düzenlenen tutanaklar ile sandık ve torbaların, il ve ilçe seçim kurullarına nakli sırasında emniyet, jandarma, güvenlik korucuları ve gönüllü güvenlik korucuları ile sahil güvenlik birimleri koordineli bir şekilde güzergahlarda güvenlik tedbirlerini alacak.

Güvenlik açısından hassasiyet arz eden yerleşim birimlerindeki oy sandıkları ile sayıma ilişkin evrak ve belgeler, sandık başkanı ve en az iki üyeyle ve gerektiğinde zırhlı araç ile helikopter kullanılarak ilçe seçim kurullarına ulaştırılacak.

Sandıklardan gelen tasnif edilmiş oy pusulalarının yer aldığı torbaların, muhafaza edileceği binaların güvenliği sağlanacak.

Seçim sonuçlarının kısmen veya tamamen belli olmasından sonra beklediği sonuçları alamayan kişi veya gruplarca istenmeyen olayların meydana gelebileceği öngörülerek gerekli tedbirler alınacak.

Büyükçekmeceli çocuklar geri dönüşümü sanatla öğreniyor

Büyükçekmece Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü “Geri Dönüşüm Gelecektir” projesi kapsamında çocuk ve gençler için, tiyatro, seminer ve çeşitli etkinlikler düzenlemeye devam ediyor.

Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü, Büyükçekmece bulunan pek çok ilk ve ortaokul öğrencisi için, Çevre Koruma ve Ambalaj Atıklarını Değerlendirme Vakfı ile (ÇEVKO) birlikte Atatürk Kültür Merkezi’nde tiyatro oyunu etkinliği düzenledi. ÇEVKO tarafından gelen tiyatro ekibi sergiledikleri oyun aracılığıyla çocuklara çevre ve geri dönüşüm bilincini aşıladı. Büyük ilgiyle karşılanan etkinliğe, farklı okullardan 500 öğrencisi katılım sağladı.

Okullar yoğun ilgi gösterdi

Geri dönüşüm hakkında öğretici bir niteliğe sahip olan tiyatro oyunu sayesinde öğrenciler hem eğlendi hem de evsel atıkların doğaya zarar vermeden nasıl geri dönüştürülüp kullanıma kazandırılacağıyla ilgili önemli bilgiler sunuldu. Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’nün düzenlediği etkinliğe yoğun ilgi gösteren öğrenciler keyifli anlar yaşadı. Tiyatro oyununu sonrasında katkılarından dolayı ÇEVKO derneği temsilcisine teşekkür plaketi sunuldu.

Geri dönüşüm için farklı ve etkili yollar izleniyor

Hedef olarak; Büyükçekmece’deki tüm atıkların geri dönüşüme kazandırılabilmesi olarak belirleyen Büyükçekmece Belediyesi ekipleri, bu hedefin sağlanabilmesi için farklı alanlarda pek çok hizmet sunmaya devam edecek. Yapılan konferanslarda doğadan gerçek örnekler verilerek atıkların çevreye ne yönde zarar verebildiği gösteriliyor. Tiyatro ve eğlenceli etkinlikler sayesinde her yaş grubundan genç ve çocuğa çevre bilgisi ve duyarlılığı aşılanmaya çalışılıyor ve geri dönüşüm ile atık yağ biriktirme kutuları dağıtılarak her hafta geri dönüşüme tabi tutulmak üzere ekipler tarafından toplama işlemleri gerçekleştiriliyor.

Çanakkale’de ‘Aşıklar Sokağı’ geleneği sürdürülüyor

Çanakkale’nin Bayramiç ilçesi Muratlar köyünde, ‘Aşıklar Sokağı geleneği’ olarak bilinen, köye bereket gelmesi için yapılan asırlık hayır yemeği, bu yıl da yağmura rağmen düzenlendi. Misafirlere 120 kazan keşkek ikram edildi.

Bayramiç ilçesine 25 kilometre uzaklıkta bulunan Muratlar köyünde hayır için gerçekleştirilen geleneksel yemeğe 3 bin kişi katıldı. Yağmura aldırış etmeyen kadın ve erkekler, 1 kilometrelik Aşıklar Sokağı’nda volta atarak, kendilerine uygun eş adayı aradı. Sağanağın bir ara dinmesini fırsat bilen kadın ve erkekler, Aşıklar Sokağı’nda buluştu. Sokağa gelen bazı kişiler, ‘Aşıklar Sokağı’ yazılı tabelanın önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. Bazı evli çiftler de tabela önünde özçekim yaptı.

canakkale-de-asiklar-sokagi-gelenegi-surduruluyor-460296-1.

BEKAR KAYMAKAM, YOL İÇİN AŞIKLAR SOKAĞI’NDA

Bayramiç ilçesinin bekar kaymakamı Ramazan Kendüzler de Aşıklar Sokağı’na köy muhtarı İsa Korkmaz ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Etik ile birlikte geldi. Kendüzler, ‘Aşıklar Sokağı geleneği’ni ilçeye gelmeden önce de duyduğunu belirterek, “Binlerce vatandaşımızın katıldığı her yıl düzenlenen etkinlikteki yolun bozukluğu, muhtarımız tarafından dile getirildi. Sokağa parke taş döşeme önerisinde bulundu. Bu konu için bu sokaktayım. Başka bir amacımız olamaz” dedi.

Muratlar köyü Muhtarı İsa Korkmaz ise geleneğin 1 asırdır devam ettiğini belirterek, “Pişirilen yemek ve arkasından yapılan dualarla bolluk ve bereket için köy hayrımızı gerçekleştiriyoruz. Bu hayır çerçevesinde de çevre ilçelerden ve köylerden gelen genç kız ve erkekler bu sokakta tanışıp, anlaşabildiklerinde evleniyorlar. Hayır vesilesiyle kaymakamımıza, çamur olan Aşıklar Sokağı yolunu gösterdim. Bu sokağın düzenlenmesi için yardımlarını bekliyoruz” diye konuştu.DHA

canakkale-de-asiklar-sokagi-gelenegi-surduruluyor-460297-1.

canakkale-de-asiklar-sokagi-gelenegi-surduruluyor-460298-1.

Rusya dünyanın ilk yüzen nükleer santralini yola çıkardı

Rusya, dünyanın ilk yüzen nükleer santrali Akademik Lomonosov’u yolculuğa çıkardı.

Dünyanın ilk yüzen nükleer santrali, 2019 yılında Arktik’teki Çukotka açıklarında göreve başlayacak.

Nükleer Titanic ve Yüzen Çernobil isimleriyle anılan gemi, St. Petersburg’dan Murmansk kentine doğru yola çıktı. Rusya, böylelikle nükleer projelerine devam edeceğinin sinyalini verdi.

Yüzen nükleer santral ile üretilen enerji, 100 bin nüfuslu bir kentin bütün elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede.

Bu gemi iki farklı konuda tartışmalara neden oldu. Greenpeace nükleer uzmanı Jan Haverkamp, ”Halihazırda hassas olan ve iklim değişikliği nedeniyle yoğun baskı altındaki çevre için Arktik Okyanusu’nda gezen nükleer reaktörler kesinlikle tehdit oluşturacak’ diyerek bu konudaki endişelerini dile getirdi.

Aracın geliştiricisi olan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kurumu (Rosatom) ise inşa sırasında tüm tehlikelerin göz önünde bulundurulduğunu söyledi. Ayrıca tsunami ve diğer felaketlere karşı yenilmez özellikte olduğunu da vurguladı.

Yüzen nükleer santral için, Nükleer Titanic de deniliyor.

Hayvanların da insanların da sağlığı büyük tehlike altında!

7 bin büyükbaş hayvan ile birlikte Brezilya’dan Türkiye’ye ulaşan gemi yanaştığı Samsun Limanı’nda kötü kokuya sebep oldu. Tüm şehri saran ve günlük hayatı büyük ölçüde etkileyen kötü kokunun sebebi hem hayvanların kötü koşullarda taşınması hem de Brezilya’da yaşanan çevre felaketi. Hayvanlar Brezilya’daki aşırı yağış sebebiyle bir maden şirketinin tanklarından taşan atıklara maruz kalmıştı. Brezilya basınında geniş yer tutan haberlerde, atıkların tüm bölgeyi ve ırmakları krom, kurşun, boksit, alüminyum ve sodyum hidroksit gibi zehirli metaller ile doldurdu yazılmıştı. Hayvanların o sulardan içmesi ise engellenememişti.

Daha önce de Şubat ayında Brezilya’dan Mersin limanına canlı hayvan getiren NADA gemisindeki skandal, hem hayvanlara uygulanan işkence hem de insan sağlığı için oluşturduğu tehdit ve çevre için yarattığı felâketler ile medyaya yansımıştı. AKP hükümetinin “ucuz et” politikası kapsamında yaptığı canlı hayvan ticareti, beraberinde büyük riskleri de getirmeye devam ediyor.

Zehirli kimyasallar ırmakları doldurdu

Hayvanların durumu Brezilya medyasında da geniş yer bulmuştu. Brezilya medyasında yer alan haberlere göre, Şubat ayında 28 bin büyükbaş hayvan ile birlikte Türkiye’ye doğru yola çıkan NADA gemisindeki hayvanlar, Vila do Conde kentinde yaşanan çevre faciası yüzünden zehirli kimyasallara maruz kalmış durumda. Brezilya’nın kuzeyinde madencilik tesislerinin bulunduğu kentte 17 Şubat’ta yaşanan aşırı yağış nedeniyle, limanın 2 km uzağındaki Hydro Alunorte adlı madencilik şirketinin tanklarından taşan atıklar, tüm bölgeyi ve ırmakları krom, kurşun, boksit, alüminyum ve sodyum hidroksit gibi zehirli metaller ile doldurdu. Sorumluluğu üstlenen şirketin, çevreye verdiği zarar sebebiyle büyük bir ceza ödeyeceği de yine Brezilya’daki haberlerde yer aldı.

Halk sağlığına büyük tehdit

Brezilya Barosu’nun üyelerinden Maira Valez, bu olayın Türkiye’de halk sağlığı açısından oluşturduğu tehdit hakkında da uyarıda bulunmuştu. Ancak Brezilya Tarım Bakanlığı, geminin bir an önce yola çıkarılmasını sağlamak için, hayvanların gemiye yüklendikten sonra indirilmelerinin sağlık riski nedeniyle mümkün olmayacağını açıkladı. Brezilyalı kaynaklar, bakanlık yetkililerinin geminin Panama bandıralı olduğunu, birkaç ülkeye canlı hayvan taşıdığını ve hastalık mikrobu taşıyabileceğini söylediklerini bildiriyor. Maira Valez, Brezilya tüketici kanunlarına uygun olmayan “ürünlerin” satışının yasak olduğunu belirtip, bu ticarete konu olan hayvanların Brezilya halkına satılamayacağını söylüyor. Bu durumda Brezilya hükümeti, kendi halkına sağlık riski nedeniyle satamayacağı hayvanları Türkiye’ye gönderiyor.

Yeni araştırma: Çevreci araçlar 4 yılda 56 kat artacak

Boğaziçi Üniversitesi tarafından Türkiye’de elektrikli araçlar konusunda ulusal ölçekte yapılan araştırma, halkın elektrikli araç satın almak istediğini ortaya koydu. Araştırmaya göre ülkemizde elektrikli araç sayısı 4 yıl içinde 56 kat artarak 140 bine, şarj istasyonu sayısı da 5 yılda 35 kat artışla 14 bine ulaşacak. Araştırma, elektrikli araçların ülkemizde yaygınlaşması için teşvik mekanizması geliştirilmesi gerekliliğini de ortaya koydu.

Boğaziçi Üniversitesi, Türkiye’deki elektrikli araçların geleceğini ve enerji altyapısına olası etkilerini incelemek amacıyla Türkiye’nin ulusal ölçekte en güncel araştırmasını gerçekleştirdi. Boğaziçi Üniversitesi Enerji Politikaları Araştırma Merkezi (EPAM) Başkanı ve Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu ve Araştırmacı Dr. Zafer Öztürk tarafından yürütülen ‘’Türkiye Ulaştırma Sektöründeki Elektrikli Araçların İklim Değişikliği ve Elektrik Talebi Etkileri Projeksiyonu’’ başlıklı araştırmaya göre, elektrikli araç hakkında bilgi sahibi olsun veya olmasın, Türk halkının büyük bölümü elektrikli araç satın almayı istiyor. Araç sahibi olan veya önümüzdeki 2 yıl içinde araç satın almayı planlayan 600 kişi ile gerçekleştirilen araştırma, ülkemizde her 10 kişiden 8’inin elektrikli aracı bildiğini, bilenlerin yüzde 80’inin, bilmeyenlerin ise yüzde 65’inin elektrikli araç satın almayı düşünebileceğini ortaya koydu. Elektrikli araç satın alma tercih sebepleri arasında; bu araçların düşük maliyetli, tasarruflu ve çevre dostu olması gibi nedenler ön plana çıkıyor.

Bozcaada Doğa Buluşması’nın dördüncüsü düzenleniyor

MUSTAFA DERMANLI – @mustafadermanli
[email protected]

Bozcaada Forum tarafından organize edilen ve Bozcaada Belediyesi’nin de desteklediği Bozcaada Doğa Buluşması’nın dördüncüsü bu hafta sonu Bozcaada’da gerçekleşecek. Çevre aktivistlerinin katılımıyla çevre sorunlarının ela alınacağı, söyleşiler, çevre temizliği, liman temizliği dayanışma pikniği ve müzik dinletileri ile dolu dolu geçecek etkinliklere tüm çevre dostları davet edildi.

28-29 Nisan (Cumartesi-Pazar) tarihlerinde 4’üncüsü gerçekleştirilecek “Bozcaada Doğa Buluşması”na birçok önemli isim katılacak. Çiftçi Sendikaları Konfedarasyonu Başkanı Abdullah Aysu, İzmir Yerel Tohum Topluluğu Eş Sözcüsü Göknur Yumuşak, çevre gönüllüleri Dr. Zerrin Çelik, Dr. Özgür Emek İnanmaz ve Özgür Keşaplı Didrickson’un konuşmacı olarak katılacağı söyleşilerin haricinde her buluşmada olduğu gibi Çevre Forumu da düzenlenecek.

Nobel ödüllü İngiliz bilim insanından iklim değişikliği uyarısı

Çevre alanında Nobel ödülü sahibi İngiliz bilim insanı Profesör Geoffrey Levermore, “Eğer dünyanın sıcaklığı gelecekte 2 derece daha artarsa hakikaten biz ne olacağını tam olarak bilmiyoruz ve bir daha geri dönüşü olmayan bir noktaya gelmiş olabiliriz. Gerçekten önlem almazsak, adım atmazsak bu dünya için bir felaket olabilir.” dedi.

60 ülkeden yaklaşık bin bilim insanının katıldığı 6. Uluslararası Süperiletkenlik ve Manyetizma Konferansı (ICSM2018) dolayısıyla Antalya’da bulunan Profesör Geoffrey Levermore, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ileriki dönemde insanlığı bekleyen en önemli ve en etkili krizlerden birinin iklim değişikliği olduğunu hatırlattı.

İnsanların neden olduğu atmosferdeki karbondioksit miktarının tam olarak ölçülebildiğini ifade eden Levermore, “ABD Başkanı Trump gibi iklim değişikliği inkarcıları var ancak bilimi inkar edemezsiniz. Ne kadar inkar etseniz de bilim iklim değişikliğinin olduğunu söylüyor” diye konuştu.

“Bireysel olarak biz sorumluyuz”

İklim değişikliği konusunda herkesin kendisini sorumlu hissetmesi gerektiğini belirten Levermore, şunları söyledi:

“Kendimize şunu hatırlatmak zorundayız. Aslında iklim değişikliğinden biz bireysel olarak sorumluyuz ve iklim değişikliğinin etkilerini azaltmanın yolu bireysel olarak bizim çabalarımızdan geçiyor. Mesela ben daha pahalı olmasına rağmen arabamı elektrikli araba ile değiştirdim. Evimde fotovoltaik elektrik enerjisi üreten sistem kullanıyorum, güneş su ısıtıcısı kullanıyorum. Aynı zamanda mümkün olduğunca yürüyorum, yürüyerek gidebileceğim yerler için hiçbir şekilde arabamı almıyorum. Evimde her zaman enerji verimliliği olan led ampuller kullanıyorum. Her şeyden önce şunu hatırlamalıyız, Hazreti Muhammed bir hadisinde ‘Dünyaya iyi bakmalıyız, çünkü gelecek nesillerimiz bu dünyada yaşayacak.’ demiştir. Son zamanlarda Fransa Cumhurbaşkanı Macron da ‘Böyle giderse üzerinde yaşayacak bir gezegenimiz kalmayacak.’ demiştir. Bilim de iklim değişikliğinin devam ettiğini söylüyor, o açıdan bizim de gerekli önlemleri almamız gerekiyor.”

Fosil yakıtların kullanımını mümkün olduğu kadar azaltmak, bunun yerine güneş, rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek gerektiğini vurgulayan Levermore, Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarının bol miktarda olduğunu bildirdi.

İklim değişikliği dolayısıyla deniz seviyesinin arttığını, tarımsal ürünlerin eskisi gibi yetişemeyeceğini belirten Levermore, su kaynaklarının azalacağını, bunların da savaşlara neden olabileceğini vurguladı.

Levermore, “Dünya yüzeyindeki insanların aktivitelerinden dolayı aslında sanki her gün yaklaşık 400 bin atom bombasının atılımına eşdeğer bir zarar veriyoruz gezegenimize. Eğer dünyanın sıcaklığı önümüzdeki gelecekte 2 derece daha artarsa hakikaten biz ne olacağını tam olarak bilmiyoruz ve bir daha geri dönüşü olmayan bir noktaya gelmiş olabiliriz. Gerçekten önlem almazsak, adım atmazsak bu dünya için bir felaket olabilir.” dedi.

Süper iletkenler

Konferansta ele alınan süperiletkenlik teknolojisinin bugünkü elektrik şebekesinin önemli bir parçası olabileceğini ifade eden Levermore, elektrik tellerinin süperiletken tellerle değiştirilebileceğini söyledi.

Levermore, kayıpsız elektrik iletimi sağlayabilen süperiletkenlerin, elektrik hatlarına ve elektrik şebekesine entegre etmek için bu tür konferansların da iyi bir fırsat olduğunu sözlerine ekledi.