Tarafsız Habercilik

Economist: Kürtlerde mesafe kaydedebilecek tek laik siyasetçi İnce

Economist dergisi, “Hapisteki bir Kürt lider Türkiye’deki seçimleri etkileyebilir” başlıklı yazısında, HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş ve genel olarak Kürt seçmenlerin 24 Haziran’daki parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde belirleyici olabileceği görüşünü savunuyor.

BBC Türkçe’nin aktardığı, Nusaybin mahreçli makalede, ilçede yıkıntıların arasından yeni apartmanların yükseldiği ve “hükümetin yıkımın üzerine beton dökmek için elinden geleni yaptığı” söyleniyor. Ancak, “Türk Ordusu ve PKK militanları arasında 2015 ve 2016’da yaşanan, ülke genelinde binlerce kişinin hayatına mal olan çatışmalarının izlerini bulmanın kolay olduğu” belirtiliyor.

Dergi, “Nusaybin’deki kuşatma sırasında, ilçenin üçte birini oluşturan altı bin binanın kuşatma sırasında helikopterler ve tanklarla yıkıldığını, bazı sokaklarda enkazı görmenin hala mümkün olduğunu” bildiriyor. Economist, “Daha geçen Ekim’de işçiler bir ceset daha buldu. İlçe halkının çok azı bu konuyu açıkça konuşuyor. PKK’nin bir dizi terör saldırısının eşlik ettiği çatışma bitti. Ama korku devam ediyor” diyor.

Economist, 24 Haziran’daki seçimlerde “Nusaybin gibi ilçelerin tüm bir ülkenin kaderini belirleyebileceğini, muhalefetin parlamento çoğunluğunu AKP’den, cumhurbaşkanlığını da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan alabilmesinin, büyük oranda Kürt oylarına bağlı olduğunu” söylüyor.

Dergi şöyle devam ediyor;

“Türkiye’deki Kürtler’in sayısı 15 milyonu buluyor. Güneydoğudakiler ve ülkenin değer kesimlerindeki seküler Kürtler, bazı solcular ve liberallerin de destek verdiği Halkların Demokratik Partisi’ne oy verme eğiliminde. Diğer bölgelerdeki, 1980 ve 1990’lardaki çatışmalarda yerlerinden olan köylülerin çocukları ve torunları, birçoğu Türk kültürüne asimile oldu ve sık sık AKP’ye oy verdi, bazı dindar Kürtler de öyle. HDP muhalefetin geri kalanının kurduğu ittifakın dışında tutuldu. Parlamentoya girebilmesi için yüzde 10 barajını aşması gerek. Bu olmazsa, Erdoğan’ın AKP’si büyük ihtimalle uzun süredir elinde tuttuğu çoğunluğu koruyacak. Ancak HDP büyülü sayıyı geçerse, parlamentoda çoğunluk yarışı ortada ve bu da yeniden Cumhurbaşkanlığına seçilmiş Erdoğan ile parlamento arasında bir siyasi mücadeleyi beraberinde getirebilir. Kamuoyu yoklamalarının gösterdiği gibi cumhurbaşkanlığı yarışı ikinci tura kalırsa, Kürtler ve Türkiye’nin geri kalanı büyük ihtimalle Erdoğan ve muhalefetin başlıca adayı Muharrem İnce arasında seçim yapacak. Erdoğan yarışta önde ama fark kapanıyor.”

Coşkun: Kürt seçmen Erdoğan’a olumlu bakmıyor

Economist, “Kürtler açısından seçimin o kadar kolay olmadığını, bazı Kürtler ‘in Erdoğan’ı reform sembolü ve polis tacizi olmadan kendi dillerini kullanıp, geleneklerini yaşamalarını kolaylaştıran lider olarak gördüklerini, bazı Kürtler ‘in de Erdoğan’ın 2015’te terk ettiği PKK’yla müzakereleri yeniden canlandırabileceğini umduğunu” söylüyor.

Ancak, derginin görüşlerine yer verdiği Dicle Üniversitesi’nden Vahap Coşkun, çoğu Kürt seçmenin artık Erdoğan’a olumlu bakmadığını belirtiyor.

Erdoğan’ın kendisinin yeni barış görüşmeleri ihtimalini reddettiğini söyleyen dergi, Cumhurbaşkanı’nın Afrin’deki Kürt isyancılara karşı saldırı başlattığını ve yetkililerin Kuzey Irak’taki PKK üslerine yeni bir operasyonun artık bir zaman meselesi olduğunu söylediğini aktarıyor. Makale şöyle devam ediyor;

‘Kürtlerde mesafe kaydedebilecek tek laik siyasetçi İnce’

“Hükümet terörle mücadele ettiği konusunda ısrarcı. Ancak mücadelede pek sınır tanınmıyor. 95 Kürt belediye başkanı görevden alındı ve yerlerine kayyum atandı. Yaklaşık 5 bin HDP yetkilisi, Demirtaş da dâhil dokuz HDP milletvekili ve onlarca Kürt gazeteci tutuklandı. Polis Afrin müdahalesini protesto eden 800’den fazla kişiyi gözaltına aldı. Kürt sanatçı Zehra Doğan Mart 2017’de, Nusaybin’deki yıkıntılar arasında, polis ve ordu araçlarını akrep olarak çizdiği için üç yıla yakın hapis cezası aldı. Ancak, Kürt seçmenlerin Erdoğan’dan bıkmış olması, kesin İnce’ye destek verecekleri anlamına da gelmiyor. Düşünce kuruluşu Ortadoğu Enstitüsü’nden Gönül Tol CHP’nin 1990’ların başında HDP’nin seleflerinden biriyle ittifak yapmasından bu yana, laik muhalefetin kendisini Kürtlere sevdirmek için çok az şey yaptığını söylüyor. Tol ayrıca, partideki milliyetçilerin uzun süredir ilericilere karşı üstünlük sağladığını ekliyor.”

Ancak dergiye göre, Güneydoğu’da Kürt seçmenler nezdinde mesafe kaydedebilecek laik bir politikacı varsa, o da “içten tavırlı” diye tanımladığı İnce.

‘HDP yetkilisi: İnsanlar İnce’ye daha yakın hissediyor’

İnce’nin Demirtaş ve diğer HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karşı çıktığını hatırlatan dergi, İnce’nin Demirtaş’ı hapishanede ziyaret ettiğini ve partisinin seçim manifestosunda, yerel yönetimler için daha fazla özerklikten bahsedildiğini aktarıyor.

Nusaybin’de konuşan HDP yetkilisi Ferhat Kut da “Burada insanlar, Erdoğan ve İnce arasında, İnce’ye daha yakın hissediyor” diyor. Makale şöyle sona eriyor.

“İnce’nin ikinci turda Erdoğan’a karşı bir şansı olabilmesi için, büyük olasılıkla Demirtaş’ın net desteğine ihtiyacı olacak. Kürt aday ilk turdan önce kimseye destek vermeyecek, ancak Erdoğan’ın gittiğini görmeyi istediği net. Avukatları aracılığıyla Economist’e yaptığı açıklamada Türkiye’nin ‘demokrasi ve diktatörlük arasında bir seçimle karşı karşıya olduğunu’ söyledi. Ayrıca son bir kaç yılın ‘Erdoğan’ın kafasındaki rejimin bir fragmanı olduğunu da’ ekledi. Demirtaş kendisini bir siyasi rehine olarak görüyor. Yakında seçimin belirleyici ismi olabilir”

Şimşek’ten ekonomi açıklamaları: Avrupa ile arayı muazzam biçimde kapattık

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, TRT Haber’de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Şimşek,

Şimşek’in konuşmasından satır başları şöyle:

  • Küresel krize, Orta Doğu’daki kaosa rağmen Türkiye ortalama yüzde 5.7 büyüdü.
  • Avrupa ile arayı muazzam biçimde kapattık. Betona yatırımla mı oldu? Bu Türkiye ekonomisini iyi okumadıklarından oldu. Bugün bütçede en büyük yatırımı eğitimde yapıyoruz. Bugün hastaneler yapıyoruz.
  • Türkiye helikopterini CHP döneminde mi üretti, AK Parti döneminde üretildi. Beton mu? Türkiye kendi uydusunu üretiyor. Türkiye hidroelektrik santrallerini ne zaman üretti?
  • Savunma sanayiinde bugün Türkiye dışa bağımlılığını %75’ler civarından %40’ın altına düşürdü.
  • Rakamlar ortada. Bize inanmıyorlarsa IMF verileri ortada. Bizim 1 milyar dolar ve üzeri ihracat yaptığımız ürün sayısı 2002’de 8 civarında bugün 30.
  • Kasıtları havalimanlarını yapmayınsa betondan kasıt buysa o ayrı bir zihniyet. En büyük harcama kalemi eğitim, ikincisi sağlıktır.
  • Muhalefet oturup 15 yıldır ortaya güçlü,uygulanabilir alternatif bir vizyon koysaydı başarılı olurdu. Koyamayınca eleştirmek çok kolay. Eleştirinin de içeriğinin doğru olması gerekmiyor.
  • Türkiye’de büyüme yüzde 5.2. Endonezya’yla birlikte en yüksek büyüme. G20’de Çin ve Hindistan’dan sonra en büyük büyüme, Avrupa’daki en yüksek büyüme. Bu vatandaşa çiftçiye yansımış. 2002’de yurtdışına turizim için giden vatandaş 3 milyondu, geçen yıl 9 milyona çıktı bu rakam.
  • Türk şirketleri dünyaya açıldı. Büyük büyük markalar satın alıyorlar. Bunu devletin sorumluluğundaymış gibi sunmak vatandaşın kafasını karıştırmaktır. Toplam dış borcun milli gelire oranı yüzde 53. Özel sektörün borcu tabii ki bizi ilgilendirir. Ama özel sektörün borçluluğundan bizi sorumlu tutmak olmaz. Bugünkü muhalefetin eskilerine baktığımızda devletin borcu yüzde 78. Bugün bu rakam yüzde 52.

Bozdağ: AYM’den seçimlerin iptali yönünde bir karar çıkmasına ihtimal vermiyorum

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AYM’de bugün karara bağlanacak iptal başvurusu ile ilgili açıklamada bulundu. Bozdağ, “Seçim kararını parlamento alır. Parlemento seçim kararını aldı. Seçim kararı, parlamento kararı olduğu için kesindir. Anayasa Mahkemesinin denetimine tabi değildir. O nedenle Anayasa Mahkemesinden bu yönde bir karar çıkmasına ihtimal vermiyorum” ifadelerini kullandı.

CHP’nin seçim bildirgesinde eğitim sisteminin 1+8+4 şeklinde düzenleneceğinin yer alması ile ilgili konuşan Bozdağ, “16 yaşını doldurmadan hiçbir velinin evladını Kur’an kurslarına gönderemeyeceği anlamına gelir. Bu ’28 Şubat’ı canlandıracağım’ demektir. ’28 Şubatçıların yaptıkları doğrudur, AK Parti geldi, bu doğruları yok etti, ben yeniden 28 Şubat’ı hortlatacağım, hayata geçireceğim’ demektir” diye konuştu.

CHP’li Altıok’tan kitabını sansürleyen D&R’a tepki: Sansürü anlattığım kitabım sansüre uğradı

Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk’ün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla, D&R mağazalarının Turkuvaz Grup’a satışından sonra aralarında Turan Dursun, İbrahim Kaboğlu, Orhan Gökdemir ve Zeynep Altıok’un kitaplarının raflardan kaldırıldığı ortaya çıktı. CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok’tan konuyla ilgili tepki geldi.

Yaşanan sansürle ilgili yazılı basın açıklaması yapan Altıok, D&R mağazalarındaki uygulamanın açık bir şekilde ifade özgürlüğü hakkının ihlali olduğunu belirtti. Zeynep Altıok açıklamasında “sanata, kültüre ve yazarlara olan baskıyı ve sansürü de anlattığım kitabım da sansüre uğramış oldu! Siyasal ve ideolojik olarak tükenmiş AKP iktidarı ve uzantısı olan yandaş sermaye sadece ömrünü biraz daha uzatmaya çalışmaktadır. Fakat ne olursa olsun 25 Haziran sabahı bu durum son bulacak, bilim, sanat ve düşünceyi özgür kılacak yeni bir anlayış Türkiye’yi kucaklayacaktır” dedi.

Turkuvaz'a satılan D&R'da sansür başladı Turkuvaz’a satılan D&R’da sansür başladı

Altıok’un açıklamalarında öne çıkanlar şu şekilde;

BU YASAK VE SANSÜR KİTABIMI TEYİT ETMİŞ OLDU

İçi Boşaltılan Laiklik ve Cumhuriyet kitabımın içeriği ile ilgili olarak “AKP’nin 16 yıllık iktidarında sosyal, siyasal ve kültürel hayatta laiklik ve aydınlanma değerlerine yönelik saldırılar eşi benzeri görülmemiş şekilde arttı. Bu organize saldırılar ile ilgili yaratılan algı; bu saldırıların bireysel olduğuydu. Oysa gerçek hiç de öyle değil. Yavaş yavaş kuşatılan Cumhuriyetin çağdaş değerleri her gün organize bir şekilde törpüleniyor” demiş ve verilerle saldırının boyutlarını ortaya koymuştum. D&R mağazalarının yandaş bir guruba satılmasından hemen sonra uygulanan bu yasak ve örtülü sansür maalesef bizi bir kez daha teyit etmiş oldu. Yani sanata, kültüre ve yazarlara olan baskıyı ve sansürü de anlattığım kitabım da sansüre uğramış oldu!

SANSÜR GERİCİ VE BASKICI İKTİDARLARIN EN SIK BAŞVURDUĞU YILDIRMA ARACI

Kitap ve sanat eserlerine yönelik yasaklama/sansür, tarih boyunca baskıcı ve gerici iktidarların en sık başvurduğu yıldırma ve vazgeçirme aracı olmuştur. Kendi düşüncesini/fikrini/ideolojisini/yaşam tarzını benimsemeyen herkese, her söyleme, her düşünceye, her sanat eserine kuşkuyla yaklaşan yasakçı zihniyetler; heykeli, resmi, sinemayı, tiyatroyu, gazeteyi, kitabı yasaklayıp kriminalize ederek gücünü devam ettirmek ister. Fakat yasakların, yok saymaların, baskıların, gizli ve açık sansürlerin fikir ve ideolojileri öldürmediği gibi bu uygulamaların da çözüm olmadığı tarihsel deneyimlerle mevcuttur. İnsanlık tarihi göstermiştir ki, düşünceler ancak başka bir düşünceyle yenilir.

BİLİM SANAT VE ÖZGÜR DÜŞÜNCE ÖNÜNDEKİ ENGELLER 25 HAZİRAN’DA SON BULACAK

16 yıldır “kültürel iktidarını” yaratamayan AKP iktidarı ve onun uzantıları, bunun önündeki en büyük engel olarak özgür düşünceyi, kültür ve sanatı görüyor. Geçen yıl Danimarka merkezli ifade özgürlüğü organizasyonu Freemuse tarafından açıklanan sanata ve sanatçılara yönelik sansür, saldırı ve hak ihlalleri raporuna göre Türkiye 7. sırada Kuveyt, Çin, Mısır, Hindistan, Rusya, Pakistan ve İran’la aynı ligde yer alıyor. Bu liste bile AKP Türkiye’sinde kültür ve sanata yönelik saldırıları açıklamak açısından yeterli. Sansür sadece yasalarla ve devlet/iktidar tarafından değil, farklı aktör ve farklı yöntemlerle de uygulanabilir. Bu anlamda D&R mağazalarındaki uygulama açık bir şekilde sansür ve aynı zamanda ifade özgürlüğü hakkının ihlalidir. Oysa ifade özgürlüğü, uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve anayasamıza göre demokrasinin vazgeçilmez koşuludur. Siyasal ve ideolojik olarak tükenmiş AKP iktidarı ve uzantısı olan yandaş sermaye sadece ömrünü biraz daha uzatmaya çalışmaktadır. Fakat ne olursa olsun 25 Haziran sabahı bu durum son bulacak, bilim, sanat ve düşünceyi özgür kılacak yeni bir anlayış Türkiye’yi kucaklayacaktır. Sanata, kültüre, bilime ve özgür düşünceye olan inanç ve aydınlık Haziran umuduyla…

Edremitli CHP Meclis üyelerine Yunanistan’da gözaltı

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin, Batı Trakya’daki programına destek için Yunanistan’ın Gümilcine kentinde bulunan CHP’li Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka ve beraberindeki belediye meclis üyeleri Mehmet Ertaş, Coşkun Taşkın ve Ali Yılmaz Diker, Yunan polisi tarafından hiçbir arama belgesi olmamasına rağmen haksız bir şekilde arandı.

Çantalarında ve araçlarında yapılan aramalarda 10 adet Türk bayrağı ve üzerinde “tamam” yazılı şapkalar şapkalara el konulurken, Edremit Belediye Meclis Üyeleri CHP’li Mehmet Ertaş ve Coşkun Taşkın ters kelepçe takılarak gözaltına alındı. CHP’liler 4 saat sonra serbest bırakıldı.

Olayın ardından açıklama yapan Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka, “Türkiye’de Cumhurbaşkanı adayı olan Sayın Muharrem İnce’nin seçim kampanyasına taraftar olarak destek olmaktayız. Kendi şehrimizde ve bölgenizde devam ettiriyoruz. Muharrem İnce’nin buradaki (Gümilcine) çalışmalarına katkıda bulunabilmek için dün akşam buraya geldik. Gümrük’tan geçtik, geçerken hiçbir programımız olmadı. Akşam burada kaldık. Bugün Muharrem İnce’yi beklerken iki arkadaşımızın yanına polis olduğunu öne süren sivil kişiler gelip ellerinde ki torbalarda ne olduğunu sorarak ellerinde arama yetkisi olmamasına rağmen çantaları açtırdılar. Çantaların içinden çıkan 10 civarı Türk bayrağı ve üzerinde tamam yazan şapka vardı. Bunları buradaki arkadaşlarımıza hediye olarak vermek üzere yanımıza almıştık. Arkadaşlarımızı gözaltına alacaklarını öne sürüp götürürlerken geldiğimiz arabanın yanına giderek hiçbir arama yetkisi olmadan aracımızı didik didik arayarak arabadaki bayrakları da alarak arkadaşlarımızı gözaltına aldılar” dedi.

Belediye Meclis üyeleri Mehmet Ertaş ve Coşkun Taşkın Yunan polisi tarafından ters kelepçe takılarak polis merkezine götürüldü.

CHP’liler, yaklaşık 4 saat gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldılar.

CHP’li İlgezdi: Kadınlar ve çocuklar için bu iktidara ‘tamam’

AZMİ TULUNAY

CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, 24 Haziran’da kadınlar ve çocuklar için sandıkta ‘tamam’ diyeceklerini kaydetti. Milletvekili adaylarının İçerenköy’deki ofis açılışı sırasında konuşan İlgezdi, Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘umutsuzluk durumu yoktur, umutsuz insanlar vardır’ sözünü hatırlatarak iktidara karşı mücadelede umutsuzluğa yer olmadığına vurgu yaptı.

İlgezdi, “Bizler bu iktidara karşı, kötü gidişata karşı Cumhuriyeti, bağımsızlığı ve demokrasiyi inşa edeceğiz. 24 haziranda iktidara son vereceğiz. Geleceğimiz için kadınlarımız için, çocuklarımız için bunu yapacağız ve 24 haziranda tamam diyeceğiz” diye konuştu.

CHP’li adaylardan Mustafa Taşkın ise eski bir sendika başkanı olarak emeğin hakkını savunmak için aday olduğunu kaydetti.

Baskın seçimde kullanılacak oy pusulaları tanıtıldı

Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde kullanılacak oy pusulaları basın mensuplarına gösterildi.

Milletvekili kesin aday listelerinin ilan edilmesinin ardından, yurt dışında kullanılacak oy pusulaları ile cumhurbaşkanı seçiminde kullanılacak pusulaların basımı tamamlandı.

24 Haziran’da yurt içinde kullanılacak pusulaların basım işlemi ise dün başladı.

Cumhurbaşkanı adayları için hazırlanan oy pusulasında birinci sırada CHP’nin adayı Muharrem İnce, ikinci sırada İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, üçüncü sırada Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan, dördüncü sırada HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş, beşinci sırada Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, altıncı sırada da Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek yer aldı.

baskin-secimde-kullanilacak-oy-pusulalari-tanitildi-469946-1.

Pusulada adayların fotoğrafları isimleri ve bunların hemen altında evet mührünün basılacağı alan bulunuyor.

Siyasi partilerin oy pusulasında ise AKP ve MHP’nin oluşturduğu, BBP’nin destek verdiği “Cumhur İttifakı” ilk, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Partinin (DP) kurduğu “Millet İttifakı” son sırada. Pusulada HÜDA PAR ikinci, Vatan Partisi üçüncü, HDP dördüncü sırada yer alıyor.

İttifak yapan partiler, oy pusulasında ittifak unvanları altında yan yana bulunuyor. Partilerin logoları, isimleri, genel başkanlarının adları belirtiliyor. Yurt içindeki pusulalarda partiler için ayrılan her sütunun altında, milletvekili adaylarının isimleri de bulunacak.

İKİ PUSULA TEK ZARFA

Seçmen, cumhurbaşkanına ve milletvekillerine yönelik tercihte bulundukları iki ayrı oy pusulasını aynı zarfa koyarak sandığa atacak.

Birleşik oy pusulasında tercih edilen cumhurbaşkanı adayı, siyasi parti, ittifak veya bağımsız aday için ayrılan bölümden dışarı taşırmamak suretiyle ”TERCİH” veya ”EVET” mührü basılması gerekecek.

Oy pusulasına, ”TERCİH” veya ”EVET” mührü dışında, herhangi bir yerine imza atılması veya işaret konulması halinde oy geçersiz sayılacak.

Birleşik oy pusulasından başka, zarfa hiçbir şey konulmayacak, aksi halde kullanılan oy geçersiz olacak. Seçmene birleşik oy pusulası verildikten sonra hata veya başka bir neden ileri sürülerek yeni bir birleşik oy pusulası verilmeyecek.

baskin-secimde-kullanilacak-oy-pusulalari-tanitildi-469950-1.

İTTİFAK OYLARI

İttifak alanı içerisinde, ‘evet’ mührünün, bir siyasi partiye ayrılan alana, hem bir siyasi partiye ayrılan alana hem de ittifak unvanı bölümüne, ittifak unvanı bölümüne taşacak şekilde bir siyasi partiye ayrılan alana basılması halinde, bu oy pusulaları geçerli kabul edilecek ve sayım döküm cetvelinde o siyasi partinin cetveldeki sütununa işaretlenecek.

Bu haller dışında, yalnız ittifak alanı içerisine ‘evet’ mührünün basıldığı her durumda, bu oy pusulaları da geçerli kabul edilecek ve sayım döküm cetvelinde ittifakın ortak oyları sütununa rakamlar birden başlamak üzere, sırasına göre çizilmek suretiyle ayrı ayrı işaretlenecek.

Muharrem İnce: Türkiye’nin kendi içinde barışmaya, ekonomisini büyütmeye ve adil bölüşmeye ihtiyacı var

Cumhuriyet Halk Partisi’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Yunanistan’ın Gümülcine ile Bulgaristan’ın Kırcaali kentlerini ziyaret etti. İnce, sabah saatlerinde beraberinde CHP milletvekilleri Engin Altay, Erdin Bircan, Mustafa Akaydın, Yaşar Tüzün, Emre Köprülü, Kamil Okyay Sındır, Namık Havutçu, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, CHP’li Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’nin bazı ilçe belediye başkanları ile İpsala Sınır Kapısı’ndan karayolu ile Yunanistan’a geçti. İnce beraberindeki heyet ülkeye girdikten sonra Yunan polisi tarafından sıkı güvenlik önlemleri alındı ve polis eskortları eşliğinde Gümülcine’ye ulaşıldı.

Muharrem İnce, Batı Trakyalı Türklerin yoğun olarak yaşadığı Gümülcine’de önce Türklere ait bir eczaneye girerek, “Çok konuşuyorum, sesim kısılıyor. Sesime uygun bir ilaç var mı?” diyerek ilaç istedi. Eczacının, olmadığını söylemesi üzerine İnce, eczaneden ayrıldı.

muharrem-ince-turkiye-nin-kendi-icinde-barismaya-ekonomisini-buyutmeye-ve-adil-bolusmeye-ihtiyaci-var-469964-1.

İnce, kentte ilk ziyaretini Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosu Murat Ömeroğlu’na yaparak, basına kapalı bir süre görüştü. İnce, daha sonra yine Yunan polisinin sıkı güvenlik önlemleri altında Gümülcine Türk Gençler Birliği’ni ziyaret etti. Burada bulunan Türkler tarafından yoğun ilgiyle karşılanan İnce’ye, Gümülcine Türk Gençler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Taha Hüseyinoğlu, filografi sanatıyla yapılmış, birliği sembolize eden Arapça ‘Elif’ harfinin bulunduğu bir hediye verdi.

Batı Trakyalı Türklerle sohbet eden İnce, önce bir sandalyenin üzerine çıkarak, “Türkiye’den gelenler arka tarafa geçsin. Ben soydaşlarımla konuşacağım” dedi. Sandalyeden inen İnce, konuşmasında şöyle dedi:

“24 Haziran’da Türkiye’de bir seçim yaşayacağız. Bu önemli bir seçim. Ben Allah’ın izni milletin isteğiyle kazanacağıma inanıyorum. Görüntü öyle. Türkiye’de yaptığımız konuşmalarda söylediğimiz şu: İlkemiz; yurtta barış, dünyada barış. Türkiye’de barış, bölgede barış, dünyada barış. Zaten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti kurarken dış politikasının temel prensibi oydu. Yani diyoruz ki, Türkiye kendi içerisinde barışsın, Türkiye komşularıyla barışsın, bölgesinde barışsın. Dünyada barış olsun. 1923’te Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan hemen sonra Sadabat Paktı imzalandı, Balkan Paktı imzalandı. Bölgeyi bir barış denizine dönüştürmek istediler. Unutmayın 1934’te Atatürk, Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi. Türkiye’nin ve bölgenin buna yeniden ihtiyacı var. Türkiye’nin kendi içinde de barışmaya, ekonomisini büyütmeye ve adil bölüşmeye ihtiyacı var. Sen niye buraya geldin diye bana soranlara sesleniyorum. Ben ailesi mübadeleyle Drama’dan Türkiye’ye gelen, kökeni Tanrı Dağı yörüklerinden olan bir ailenin çocuğuyum. Gönül bağımız var. Dertleşmek istedik, başka bir niyetimiz yok. Siz başka bir ülkenin vatandaşısınız, siz bu ülkeye vergi veriyorsunuz, kalkınması için çalışıyorsunuz. Hiçbir itirazımız yok buna. Kimliklerini korumak, savunmak hakkınız. Bu dünyanın her yerinde böyledir. Sizlerin en büyük sorunlarından birinin Türkiye’de okuyan çocuklarınızın barınma sorunu olduğunu biliyorum. Ama benim Türkiye’de verdiğim bir söz var. İki yıl içerisinde Türkiye’de okuyan hiçbir çocuğun tarikat yurtlarına ihtiyacı kalmayacak. Türkiye Cumhuriyeti çocuklarını barındıracak güce sahiptir. Asla o çocuklar ortalıkta bırakılmayacak, asla öğrencilerimizi ne idüğü belirsiz insanların eline düşürmeyeceğiz.”

‘YUNANİSTAN’LA HER ŞEY KARŞILIKLI’

Yunan gazetecilerin Türkiye’de 2 Yunan askerinin tutuklanmasıyla ilgili sorusu üzerine İnce, “Türkiye’nin bir hukuk devleti olması için uğraşıyorum. Konuyu takip ederim ancak yargıya talimat verme noktasında birisi de değilim” yanıtını verdi. Ardından, “Askerler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özel isteğiyle mi tutuklu” şeklindeki soru üzerine İnce, “Öyle bir şey olduğuna inanmıyorum. İki ülke arasında bu gibi problemler var. Türkiye de kendi askerlerinin iadesini istiyor, Yunanistan iade etmiyor. Karşılıklı olarak bunlar yaşanıyor” dedi. İnce, adalarda yaşanan sorunlar ile sorulan soruya da, “Ege’nin iki yakası bir araya gelmeden, iki ülkenin iki yakası bir araya gelmez. Oturacağız, konuşacağız” karşılığını verdi.

İnce, Gümülcine’de Türk Öğretmenler Birliği, Çukurkahve, Batı Trakya Türk liderlerinden Sadık Ahmet’in mezarını da ziyaret etti.

muharrem-ince-turkiye-nin-kendi-icinde-barismaya-ekonomisini-buyutmeye-ve-adil-bolusmeye-ihtiyaci-var-469963-1.

BAZI GAZETECİ VE CHP’LİLER YUNANİSTAN’A ALINMADI

Bu arada CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin Yunanistan’ın Gümülcine kentindeki temaslarını takip edecek gazetecilerden bazıları ile CHP’li milletvekili ve başkanlardan oluşan heyet ülkeye sokulmadı. İpsala Sınır Kapısı’ndan Yunanistan’ın Kipi Sınır Kapısı’na geçen gazetecilere, Yunan polisi, İnce’nin heyetinde geleceklerin Dışişleri Bakanlığı’na bildirilmesi gerektiğini, ancak bildirilmediğini belirterek, giriş izni vermedi. Sınır kapısında 2 saat bekleyen gazeteciler daha sonra İpsala Sınır Kapısı’na dönmek zorunda kaldı. Yunanistan’a giremeyen gazeteciler, Kapıkule Sınır Kapısı üzerinden, Bulgaristan’a geçerek, İnce’nin Kırcaali kentinde katılacağı iftar programına izlemek üzere bu ülkeye gitti.

AYM, CHP’nin başvurusunu reddetti

Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) seçim yasasının güvenlikle ilgili bölümleri için iptal ve yürürlüğün durdurulması talebiyle ilgili olarak 29 başlık halinde itirazını değerlendirip, karar bağladı. AYM CHP’nin başvuruyu reddetti.

İPTALİ İSTENEN KRİTİK MADDELER

>> Aynı binada oturan seçmenlerin, hane bütünlükleri korunup, aynı seçim bölgesinde kalmaları şartıyla farklı sandıklara kaydedilmesi.

>> Seçim güvenliği açısından gerekli görülmesi, vali veya il seçim kurulu başkanının talepte bulunması halinde, o yerdeki sandıkların en yakın seçim bölgelerine taşınması, sandık ve seçim bölgelerinin birleştirilmesi, seçmen listelerinin karma olarak düzenlenmesi

>> Birlikte yapılan cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinde, oy pusulalarının aynı zarfa konulması, seçmenin sandık bölgesine polis çağırabilmesi.

>> Üzerinde sandık kurulu mührü bulunmayan ya da lekeli veya çizik olan zarf ve oy pusulalarının geçerli sayılması.

HÜKÜMETTEN İLK TEPKİ

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş CNN Türk canlı yayınında AYM’nin CHP’nin başvurusunu reddetmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, “Şunun altını çizerek söylüyorum Türkiye’de demokratik mekanizmaların ne kadar iyi olduğunu gösteren bir durumdur. CHP rahatsız olduğunu durumu AYM’ye götürdü ve red cevabını aldı. Beklediğim bir karardı” diye konuştu.

İYİ Partililer, seçim stantlarına saldıran kişilerden şikayetçi oldu

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde İYİ Partililer, stantlarına gelen kişilerin bıçakla afiş ve posterlerin iplerini keserek, parti görevlilerin tehdit ettiklerini söyleyerek şikayetçi oldu.

Dün öğleden sonra, Gebze’de 15 Temmuz Milli İrade Meydanı’nda İYİ Parti’nin standına gelen 4-5 kişinin bıçakla partinin poster ve pankartların iplerini kesip yere attığı, saldırganların ayrıca kendilerine müdahale etmek isteyen parti görevlisini tehdit ettikleri iddia edildi. Saldırganlar olay yerinden uzaklaşırken, parti görevlileri şikayette bulundu. Görevliler, herhangi bir saldırıya karşı standı topladı. Polis, saldırganların tespit edilmesi için çalışma başlattı.

Partinin standında görevli İbrahim Coşkun, “Dün saat 17.00 sıralarında 4-5 kişi geliyor. İpleri kesiyor, 2 tane resim vardı onları parçalıyor. Arkadaşımız müdahale etmeye kalkıyor. Bıçakla saldırıyorlar. Onlar da kaçıp gidiyor. Daha sonra arkadaşlarımız da karakola bildiriyor. Yaralanan kimse yok. Herhangi bir saldırı olmasın diye standı topladık. CHP’den birkaç kişi saldırıyı kınamak için geldi. Ama diğer partilerden kimse gelmedi. Stant tekrardan açılacak” dedi.