Tarafsız Habercilik

Erdoğan, AKP’nin seçim beyannamesini açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Seçim Beyannamesi toplantısında konuşuyor.

Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

“Kardeşlerim sizler 24 Haziran’daki seçimler AK Parti’nin adayları olarak bu kutlu yola çıktınız. Ülkemize hizmet için çıktığımız bu yolculuğu inşallah menziline ulaştıracağız. AK Parti her seçimden birinci çıkmış bir partidir, ama bu yeterli değildir. Meclis’te yeterli çoğunluğa ulaşmak için de mücadele ediyoruz.

2007’de oyumuzu yüzde 47’ye çıkardık, tek başımıza iktidar olduk. 7 Haziran’da ilk kez çoğunluğu sağlayamadığımız bir seçim oldu. 1 Kasım’da seçimleri yeniledik ve yüzde 49,5 ile iktidara geldik. Ayrıca 10 Ağustos 2014 cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 52 oy oranına ulaştık.

Yaşanan tüm saldırıların üstesinden milli iradeye bağlılığımız ile üstesinden geldik. Bizler vakit Türkiye vakti diyerek yola çıkıyoruz. 24 Haziran’da cumhurbaşkanlığı seçimini yüzde 50’nin çok üzerinde bir oy ile kazanmayı istiyoruz. Meclis’te güçlü bir grup kurmamız gerekiyor. Milletimizle gönül bağımızı güçlü tutmamız gerekiyor. Her iki seçimden de inşallah yüzümüzün akı ile çıkacağız. Kardeşlerim, bu heyecan, bu coşku, bize beklenen neticeyi getirecek. Elazığ, 5-0 reis diyor. 24 Haziran akşamı inşallah bu heyecanı göreceğiz. Biz milletimizin karşısına hiçbir zaman eli boş çıkmadık. Öncek hükümetlerimiz döneminde yaptıklarımız ile bir sonraki seçimde yapacaklarımız ile çıktık.

6 Mayıs’ta seçim manifestomuzu açıkladık, bugün ‘Güçlü Meclis, Güçlü Hükümet, Güçlü Türkiye’ başlığı ile hazırladığımız beyannamemizi ‘Yaparsa Yine AK Parti yapar’ diyerek milletimize sunuyoruz. Gelecek vizyonunu özetle paylaşmak istiyorum.

“DİJİTAL TÜRKİYE’NİN ZAMANININ GELDİĞİNE İNANIYORUZ”

Tüm dünyada baş döndürücü bir dönüşüm yaşanıyor. Teknolojik dönüşüm yaşanırken, kültürel alanda bir değişim görülüyor. Değişim sürecinde geri kalanlar eskisinden daha fazla bedeller ödüyor. Biz dünyada oluşan şekilleri analiz ederek bir yol haritası ortaya koyuyoruz. Dijitalleşmeye özel bir önem veriyor, dijital Türkiye’nin zamanının geldiğine inanıyoruz. 2023 vizyonmuzu ortaya koymuştuk, yeni yönetim sistemi ile bunu daha da güçlendirerek, küresel dünyada daha söz sahibi olduğumuz bir hale çevireceğiz.

“KADINLARIN İŞ GÜCÜNE KATILIMINI YÜZDE 40’IN ÜZERİNE ÇIKARACAĞIZ”

Korumacılık eğiliminin küresel düzeyde yükseldiği bir ortamda geçici rüzgara kapılmayıp dışarı açık, serbest piyasayı baz alıp güçlenmeye devam edeceğiz. Ülkemizi küresel düzeyde bilgi üreten, bilgi katma değer üreten bir güç haline dönüştüreceğiz. Bunun içinde bilgiye dayalı eğitim büyümemizin gücü olacaktır. En büyük gücümüz dinamik nüfus ve genç nüfusumuzdur. Birlikte yürüyeceğimiz gençlerimizle yeni başarı hikayeleri yazacağız. Kadınlarımızın aktif katılım sürecini desteklemeye devam edeceğiz. Kadın girişimciliğini güçlendirirken, kadınların iş gücüne katılımını yüzde 40’ın üzerine çıkaracağız.

“ÖZEL SEKTÖRÜN ROLÜNÜ YÜKSELTECEĞİZ”

Alt orta gelir grubunda olan ülkemizi üst orta gelir grubuna yükselttik. Ekonominin nimetlerini daha adaletli bir şekilde tüm toplumsal kesimlere dağıtacağız. Gelirini daha adil palaşan, hakkaniyeti salamış bir ülke haline geleceğiz. Demokratik standartları yüksek bir ülke olma yolunda kararlılıkla ilerleyeceğiz. Milli gelirden, araştırma ve geliştirmeye ayırdığımız bütçeyi yüzde 2’ye çıkararacağız. Bilginin üretiminde katma değer oluşturacak şekilde kullanımında özel sektörün rolünü yükselteceğiz. Oluşturacağımız özgün projelerle küresel ölçekte tanınan çok sayıda girişimcisi ve markası olan bir ülke haline dönüşeceğiz. Kurumsal kaliteyi artırmış bir Türkiye hedefliyoruz. Mega projelerimizi hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Ülkemizi, her alanda yerli ve milli üretimde söz sahibi olan güçlü bir ülke haline dönüştüreceğiz.

“AKILLI VE YEŞİL PROJELERİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Özellikle savunma sanayinde tükiye sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayacak önemli ihracatçıları arasında yer alacaktır. Ülkemizde vazgeçilmez olan gıda ve enerji alanında en üst düzey tedbiri hayata geçireceğiz. Bu bağlamda akıllı ve yeşil şehir projelerimizle şehirlerimizi daha yaşanır bir hale getireceğiz.

“İLİŞKİLERİMİZİ DAHA DA GÜÇLENDİRECEĞİZ”

AB başta olmak üzere farklı bölgesel yapılarla ekonomik ve siyasi ilişkilerimizi daha da güçlendireceğiz. Dünyadaki dost ve kardeş ülkelerin daha fazla refaha kavşmasını istiyoruz. Küresel düzeyde kapsayıcı ve adaletli bir düzeyin inşasına öncülük yapacağız. Demokrasi ve adaleti tüm insanlık için istemeye devam edeceğiz. Dünya 5ten büyüktür çağrımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Girişimci ve yenilikçi anlayışın tüm kesime yayıldığı, refahını adaletle paylaşan güçlü ve büyük Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Vakit Türkiye vakti.

İkinci kısmı yeni yönetim modeli oluşturuyor. 24 Haziran seçimleri yeni yönetim sistemini ilk defa hayata geçireceğimiz seçim olacak. Milletimiz bir sandıkta cumhurbaşkanını bir sandıkta vekilleri seçecek. Yeni dönemi Güçlü Meclis, Güçlü Hükümet, Güçlü Türkiye olarak ifade ediyoruz. Milletimiz bir sandıkta cumhurbaşkanını bir sandıkta vekilleri seçecek. İnşallah bağımsız ve güçlü bir yargı ile de tarafsız yargı ile de demokrasiyi sağlam temeller üstüne oturtuyoruz. Meclis ile cumhurbaşkanı ne kadar ahenk içinde çalışırsa Türkiye kazanacaktır.

Cumhurbaşkanlığını kazanamak kadar Meclis’te çoğunluğu elde etmeyi de önemli görüyoruz. 27 Nisan e-muhtırasından 15 Temmuz’a kadar demokrasimize tüm saldırılara karşı dimdik duran TBMM adına yakışır bir konuma gelmiştir. Yeni dönemde Meclis’i daha güçlü bir konuma getirmekte kararlıyız. Kanun yapma yetkisini vekillere vererek Meclis’i gerçek gücüne biz kavuşturduk. Cumhurbaşkanı tarafından kurulacak hükümet ise kararname ve düzenleyici işlemlerle tamamen milletimize odaklanacaktır. Yeni sistem zaman maliyeti olan sıkıntıları ortadan kaldırılacaktır. Kamu yönetimi tepeden aşağıya doğru yenilenecektir.

“YARGININ BAĞIMSIZLIĞI İÇİN ADIMLAR ATMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Yargının tarafsız ve bağımsızlığı da önem verdiğimiz bir başka husustur. 15 Temmuz sonrası yargıdaki darbe ve vesayet kalıntılarını ortadan kaldırmak için gerekli adımları attık. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığını güçlendirecek adımları atmaya devam edeceğiz. Demokrasi ile kalkınmayı birbirinin tamamlayıcısı olarak gördük. AK Parti iktidara geldiğinden beri standartlarını sürekli yükselten partidir. Önümüzdeki engeller ne olursa olsun hak ve özgürlüklerden taviz vermedik. Hak ve özgürlükler konusunda yaptıklarımnızı saysak önümüze çok uzun bir liste çıkar. Devletin adli düzeninin temel haklar baz alınacak şekilde düzenlenmesini sağlayacağız. Yasaklarla ve yasakçı zihniyetle mücadelemizi sürdüreceğiz. Cemevlerine hukuki statü tanıyacağız. Biz iktidara yürürken milletimize şunu söyledik; 3Y demiştik. Yeni dönemde de bununla mücadeleyi sürdüreceğiz.

MUHALEFETE OHAL ELEŞTİRİSİ

Ana muhalefetin OHAL’i diline dolaması utanç vericidir. Dünyanın bizi darbeler ve terör karşısında dik duruşumuzu takdir ettiği bir dönemde anamuhalefetin tavrını millşetimiz unutmayacaktır. Kendi partimizden başlayarak devletin her kademesinde istişareyi üst düzeye çıkarmak için çalıştık, çalışıyoruz. Özellikle sivil toplum alanının sağlıklı işleyebilmesi için devletin düzenleyeci rolünü artırmak istiyoruz. Mali kaynaklara kadar tüm işlemleri hesap verir bir yapıya kavuşturacağız.

Yargı süreçlerini basitleştirme çalışmalarına hız vereceğiz. Mahalle ve semt bekçilerini yaygınlaştırarak tüm sokaklarımızı huzurlu hale getireceğiz. Güvenlik politikalarımızı hiçbir istisna olmaksızın uygulayacağız. Terör örgütleri ile mücadelemizi inlerine kadar girmek sureti ile kesintisiz bir şekilde devam ettireceğiz.

‘TAM GÜN EĞİTİM MODELİ VE EĞİTİMDE KALİTE SEFERBERLİĞİ’

4. başlığı insan ve toplum olarak belirledik. AK Parti insanı yaşat ki devlet yaşasın diyerek iktidara gelmiştir. Önümüzdeki yıldan itibaren okullarımız tam gün eğitime geçebilecek hale gelecektir. Hedefimizi tarihsel toplumsal kültürel gerçekliğimzin ortaya çıkacağı yerelden evrensel bir eğitim modelini inşa edebilmektir. Eğitimde kalite seferberliği başlatıyoruz. Üniversitelerimizi dünya çağpında markalar çıkaracak kadar yenileyeceğiz. Kültür sanat faaliyetlerine daha fazla kaynak ayıracağız. Ülkemizi daha ileriye taşıyacağız. Kültürümüzün dünyaya tanıtımında önemli yeri olan sinema ve dizilere özel önem vereceğiz. Şu anda cumhurbaşkanlığı külliyesinde 5 milyon kapasiteli kütüphanemiz 24 saat öğrencilerimize açık olacak. Nüfusu 5 binin üzerindeki her yerin kütüphaneye kavuşmasını sağlayacağız. Ülkemizde kültür merkezi olmayan il kalmayacak.

‘SAĞLIK HİZMETİ ARTIRILACAK’

Sağlık hizmetlerinin artırılmasına devam ettireceğiz. Aile hekimliğini daha da yaygınlaştıracağız. Şehir hastanelerimiz meyvelerini vermeye başladı. Ülkemize kazandıracağımız 40 bin yatak kapasiteli şehir hastanelerimiz standartı bir üst seviyeye yükseltecektir. Sağlığın her alanında milletimize daha iyi hizmet vermek için çalışacağız. Sağlık sektöründe de yerlileşme oranını yükselteceğiz.

‘GENÇ KUŞAKLARA YATIRIM’

Gençlerimize sadece güvenmekle kalmıyor, onlara her alanda en iyi geleceğe hazırlamaya çalışıyoruz. Gençlerimizin kariyer sahibi olmasını da önemsiyoruz. Eğitim programlarını artırarak, bilgi birikimlerini aktaracak bir kuşak yetiştirmeye çalışıyoruz. Üniversite ve yurt konusundaki taçlandıracak adımları hayata geçireceğiz. Siyasette gençlerin önünü açan biz olduk, biz. Seçilme yaşını önce 25, şimdi 18’e düşürerek gençlerin enerjisini siyasete daha da yansıtmasını sağlıyoruz.

Kadınlarımızı hayatın her alanında hak ettikleri yere getirme noktasında çok önemli yol katettik. Kadına şiddetten, çocuk yaştaki evliliğe kadar mağduriyet yaratan konularla mücadeleyi sürdüreceğiz. Çocuklarımızın insani ve ahlaki değerlere sahip, bilinçli ve iyi eğitimli fertler olarak yetişmesini sağlayacağız. Yoksulluk ile mücadele en başarılı olduğumuz alanlardan biridir. Günlük 4,3 doların altında harcamanın altında kimsenin kalmamasını sağlamaya çalışacağız. Nitelikli iş gücünü ülkemize çekmek için yeni politikalar geliştireceğiz. Türkiye dünyanın en gelişmiş Sosyal Güvenlik sistemine sahip ülkelerdendir.

“ENFLASYONU ORTADAN KALDIRMAKTA KARARLIYIZ”

İstikrarlı ve güçlü ekonomi 5. başlığımızdır. Yeni dönemde de güven ve istikrarı sağlamaya çalışacağız. Mali disiplinden en küçük taviz vermeyeceğiz. Yüksek büyüme ekonomimizin lokomotifidir. Yüksek katma değerli sektörlerin ekonomideki payını artırarak ekonomideki gücümüzü artıracağız. Sermaye piyasalarımızı yeni alanlarla geliştirerek, daha etkin kullanımı sağlayacağız. Epeyce gerilettiğimiz, son dönemde bir parça yukarı hareketlenen enflasyon sorununu ortadan kaldırmakta kararlıyız. Türkiye Cumhuriyeti dijital dönüşümünü tamamlamış olarak 100 yılına girecek. Cari açığı kalıcı bir şekilde azaltacağız.

6. başlığımız stratejik meslekler. Araştırmacı yetişirmeden, AR-Ge desteklerine kadar yeni bir çok programı devreye alacağız. Antartika’da Türk bilim üssünü önümüzdeki yıl faaliyete açıyoruz. Kamunun ihtiyaç duyduğu ürünlerin ülkemizde üretileceği etkin bir mekanizma kuracağız. 6 endüstri bölgesine 15 tane daha ilave edeceğiz. Öncelikli alanlarda teknolojik ürün yatırımını etkin bir şekilde destekleyeceğiz. Otomobil projesini hızla hayata geçireceğiz.

SAVUNMA SANAYİ

Savunma sanayinde güçlü olmadan hedeflerimize ulaşamacağımız görülmektedir. Silahlı ve silahsız insansız hava araçları konsundaki konu bize moral vermiştir. Afrin’de, Cerablus’ta ve iç güvenlikte bunu yaşıyoruz. Teşvik sistemini bunları kapsayacak kadar genişletiyoruz. Altay milli tankı seri üretim aşamasına geldi. İnsansız savaş uçakları konusunda Ar-Ge çalışmaları başlatacağız. Hava savunma sistemleri projelerinde önemli mesafeler kat ettik. Uzay ajansımızı bu yıl kuruyoruz. Doğalgaz kullanmayan ilimiz ve büyük ilçemiz kalmayacak. Yerli kömürü elektrik üretiminde değerlendireceğiz. Bor başta olmak üzere, ülkemizin sahip olduğu ham maddeleri etkin şekilde kullanma çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

“TARIMSAL MİLLİ GELİRİMİZİ 150 MİLYAR DOLARA ÇIKARACAĞIZ”

Hedefimiz 2023 yılında tarımsal milli gelirimizi 150 milyar dolara, ithalatımızı da 50 milyar dolara çıkarmaktır. Yüksek teknolojili seracılık gibi teknikleri yaygınlaştıracağız. Sudan’da kiralanan 780 bin hektar tarım arazisini yatırım yapmaları için girişimciler açacağız. Kırmızı et tüketiminde kendimize yeter ülke haline geleceğiz. Özellikle doğu anadoluda hayvancılığa destek vereceğiz. Otoyol ağımızı 2 katına çıkaracağız. Havacılık ve denizcilik sektöründe ülkemizi en önemli transit geçiş noktası haline getireceğiz. İstanbu ile birlikte 9 havalimanını kullanıma açacağız. 2 yeni uyduyu daha uzaya göndererek bu alandaki başarımızı da perçinleyeceğiz. Ülkemizin her ferdi ve bölgesi kapsayacak vizyonu hayata geçireceğiz.

***

BEYANNAMENİN DETAYLARI

AKP’nin 24 Haziran seçimlerine için hazırladığı seçim beyannamesinde ‘Güçlü Türkiye, Güçlü Hükümet, Güçlü Meclis’ vurgusu öne çıkıyor.

Beyanname 360 sayfadan oluşuyor. Beyannamenin ilk bölümünde yeni yönetim modeli anlatılıyor.

Beyannamede dış politikaya ilişkin hedefler şöyle sıralandı:

“Türkiye’nin AB hedefini stratejik bir hedef olarak görüyoruz, Türkiye AB katılım hedefini sürdürmektedir.”

“ABD ile yaşanan sorunları aşmak istiyoruz; ABD ile yakın işbirliğinin korunması esastır.”

Önümüzdeki dönemde Rusya ile enerji ve ticaret başta olmak üzere ikili ilişkilerimizi geliştirmeye çalışacağız.”

“Suriye ihtilafının nihai bir siyasi çözümle neticelenmesi için gayretlerimizi sürdüreceğiz. Meşru bir yönetime kavuşmuş yeni bir Suriye hedefi için çalışacağız, arzumuz yeni Suriye ile komşuluk ilişkilerimizi ve işbirliğimizi yeniden tesis etmek.”

EKONOMİDE NELER YAPILACAK?

Beyannamede “İstikrarlı ve Güçlü Ekonomi” başlığı altında yer alan bölümde neler yapılacağına ilişkin şu ifadelere yer verildi:

“Merkez Bankası’nın (TCMB) fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisinin belirlemesi esas olmaya devam edecek. Enflasyon hedeflemesi rejimine devam edilecek, dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek.”

“Döviz piyasaları yakından takip edilecek, gerektiğinde dengeleyici döviz likiditesi araçları kullanılmaya devam edilecek.”

“Firmaların döviz kuru riskini daha etkin bir şekilde yönetebilmeleri için gerekli mekanizma ve teşvikler oluşturulacak.”

“Maliye politikası fiyat istikrarının sağlanmasında destekleyici olacak.”

“Önümüzdeki dönemde faizlerin oluşturduğu maliyet baskısını azaltacak tedbirleri hayata geçireceğiz.”

CHP’den yazarkasalı eylem: On binlerce esnafın korkudan çıkaramadığı sesiyiz!

Manisa’da Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yunusemre İlçe Başkanı Serdar Bozyaka, dolardaki yükselişe tepki göstererek Manisa Valiliği önüne yazarkasa fırlattı.

İlçe Başkanı Serdar Bozyaka ve beraberindeki partililer, 2001 krizinde bir yurttaşın ekonomik krizi protesto eden eylemin benzerini yaparak elindeki yazarkasayı valiliğin merdivenlerine fırlatarak tepkisini ortaya koydu.

Eylem sonrası valilik önünde ülkede yaşanan doların önlenemez yükselişi ve ekonomik krize ilişkin açıklamalarda bulunan Bozyaka, dolardaki önlenemez yükselişe tepkisiz kalan iktidar ve ekonomi kurmaylarına da tepki gösterdi. CHP Yunusemre İlçe Başkanı Serdar Bozyaka, “Bugün buraya gelirken dolar 4 lira 80 kuruştu. Şimdi 4 lira 90 kuruşa çıktı. Her dakika artıyor. Euro 5 lira 60 kuruş. Mazot 5 lira 70 kuruş; seçim öncesinde ÖTV indirimi yapıldı. Benzin şu anda 6 lira 20 kuruş. Ve bütün vatandaşlarımız bu durumdan şikayetçi. Türkiye’de hiçbir şey yolunda gitmiyor” diyerek tepkisini ortaya koydu.

2001 yılındaki ekonomik krizi de hatırlatan Bozyaka, “Bu devalüasyonda Türk lirası % 30 değer kaybetti. 20 Temmuz saray darbesinden bu yana yani OHAL döneminde Türk lirası yüzde 60 değer kaybetti. Türkiye’de hukuku yok ederlerse, özgürlükler engellenirse,demokrasi askıya alınırsa ekonominin çökeceğinin kendilerine yıllardır söylüyoruz. Tek adam rejimi kurarsan merkez bankası da benim faizi de ben belirlerim dersen ekonomi dibe vurur diye uyarıyoruz. Ancak lafımızı dinletemiyoruz” biçiminde konuştu.

Bozyaka açıklamalarının devamımda;

“Şu an yaşanan krizin bir yönetim krizidir,kriz tamamen tek adam krizidir. Tek adam gitmeden Türkiye’de normalleşme beklemememiz de mümkün değildir. Bu tek adam krizinin faturaları var. Faturaları kim ödüyor. Dolarla borçlanan şirketler 250 milyar lira zararda.

Bu iktidar, faiz lobisine fena halde yakayı kaptırmış durumda.Bu iktidar,15 yıldır İngiltere’deki bir takım tefecilere 150 milyar dolar ödüyor.Daha 17 ay görev süresi varken ve erken seçimi istemek vatana ihanettir derlerken neden erken seçim istendiğinin 2 ay sonraya neden baskın seçim kurulduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz.Yıllardan beridir söylüyoruz. Türkiye’yi iyi yönetirseniz üreten bir ekonomiye geçerseniz sizin ekonominizde hiçbir dış güç uğraşamaz diye uyarıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ülkenin bir yangın yerine döndüğünü ve iktidarın yurttaşları düşünmediğini dile getiren Bozyaka açıklamasının son bölümünde “ Türkiye’de adalet yok, hak yok, hukuk yok, özgürlük yok. Korku imparatorluğu yarattılar. Ve bu korku imparatorluğunun eseri ekonomik krizdir. Türkiye 2001 krizinden daha kötü durumdadır. Hiçimse Türkiye’nin vatandaşlarından ekonomik krizi gizleyemez. Bu ülkede işçi düşünülmüyor. Bu ülke de emekçi düşünülmüyor. İsyanımız buna” dedi.

Meral Akşener’den hükümete ekonomi eleştirileri

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Isparta’da miting alanında vatandaşlara seslendi. Akşener konuşmasına, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i kastederek “Babamın şehri Isparta” diye başladı. Isparta’da emanet oyları geri almaya geldiklerini belirten Akşener, babanın kızını Ispartalılar’a emanet etmeye geldiğini söyledi. Bambaşka bir konuşma hazırladığını, ancak sabah kalktığında doları gördüğünü dile getiren Akşener, “Her tarafta endişe var. Ekonominin alarm verdiği, gençlerin yarınla ilgili çok büyük endişe taşıdığı, sanayicilerin endişe taşıdığı, yatırımların geri çekildiği bir güne uyandık. Ekonominin patronu güvendir. Eğer ekonomiyi keyfinizin, gönlünüzün hoş edildiği bir alan haline getirirseniz, Türkiye’yi batırırsınız. ’24 Haziran’dan kazanırsam, doları, faizi düşüreceğim’ diyorsun, hadi oradan”diye konuştu.

İsrafın had safhada olduğunu savunan Akşener, iktidarın 1100 odalı saray yaptığını söyledi. Erdoğan’dan OHAL’i kaldırıp, Merkez Bankası’nı sakin, dürüst, ciddi çalışması için serbest bırakmasını isteyen Akşener, “Böyle ciddiyetsizlik olur mu? Dolar toto oynuyoruz, benzininden mazotuna giyim eşyasına her konuda zam yiyeceğiz. Çiftçi can çekişiyor. Süleyman Demirel Üniversitesi’ni (SDÜ) bölmeye çalıştılar. Atatürk’e düşmandılar biliyorduk, anladık ki babaya da düşmanlar” diye konuştu.

‘ISPARTA, PARİS VE MADRİD İLE YARIŞACAK’

Isparta’ya yatırım gelmediğini ileri süren Meral Akşener, Isparta’nın dünyanın en önemli endemik bitki örtüsüne sahip olduğunu söyledi. Isparta’nın kozmetik üzerine dünyanın bir numarası olabileceğini belirten Akşener, “Süleyman Demirel’in memleketine hizmet etmek bize nasip olacak. Seçildikten sonra 1 Kasım’da burada en az 1000 işçinin çalışacağı, araştırmaların yapılacağı bir fabrika ve ARGE merkezi yapacağız. İspanya ve Fransa bu işin kaymağını yerken, Isparta dışarıda kalıyorsa bu bizim ayıbımızdır. Isparta, Paris’le Madrid’le yarışacak” dedi.

‘RÜŞVETE UZANAN ELLER YANACAK’

1100 odalı sarayda bir defa bile yatmayacağını dile getiren Akşener, çiftlik haline getirilmiş kurumlar olduğunu, bunları gözden geçirip son vereceklerini söyledi. Hukuk ve adaletin olmadığı yerde ekonomi olamayacağını dile getiren Akşener, “Eğer bu israfı, rüşveti Türkiye sürdürmeye devam ederse batar. Rüşvet, israf ve yolsuzlukla mücadele edeceğiz. Öyle yasalar hazırlayacağız ki; rüşvete uzananların eli yanacak” dedi.

MÜSLÜM GÜRSES’İN SÖZÜYLE ÇIKIŞTI

Bir tarafta namusuyla evine ekmek götürmeye çalışan aile reisleri olduğunu belirten Akşener, diğer tarafta da ‘İtibardan tasarruf olmaz’ diyen kibirliler olduğunu kaydetti. Bu kişilere Müslüm Gürses’in sözüyle seslenmek istediğini belirten Akşener, “Bu ülkeyi sen bölemedin. PKK bölemedi. Ama bu ülkeyi birbirine düşürecek olan, yolsuzluklarla ekmek peşinde koşanlar arasındaki problemdir. Yani bu ülkeyi yakarsa garipler yakar” diye konuştu.

ERDOĞAN BANA ‘EYT’ DİYEMİYOR

Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, dünyaya ‘eyt’ diye seslendiğini, ancak gariban Akşener’e seslenemediğini söyledi. Akşener, “Çünkü eyt derse vatandaşın bilgisi olur. Rakiplerini kendi seçti, bir farklı rakip çıktı, korkudan uykusu kaçıyor. Bu rakip hem Başbuğ Alparslan Türkeş’in, hem de Demirel’in çırağı. İkinci turda o yüzden Akşener’i istemez” dedi.

Meral Akşener, isim vermeden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi de eleştirdi. Akşener, şöyle konuştu:

“Bu arkadaşlar milli ise nasıl olur da milliyetçiliği ayaklar altına alanlarla yan yana gelir? ‘Türk milliyetçileri vampir gibi kandan besleniyor’ diyenlerle nasıl yan yana geldiler. 29 Ekim’de Peşmergenin davul zurna ile geçişi oldu. Buna yol verenler, lahmacun paralarını ödeyenler, hendekler kazılırken, oradaki vali ve emniyet müdürlerine ‘Kafanı çevir’ diyenler yerli ve milli, biz gayri milliyiz öyle mi? Hadi oradan. Önüne gelen FETÖ’cüymüş bu memlekette. Önce sağına ve soluna, sonra aynaya bak. Bütün gördüklerin FETÖ ve gayri millidir. Bu ülkenin parasının değerini yerle bir edenler gayri milli. Genelkurmay Başkanını terör örgütü suçlamasıyla hapse atanlar gayri millidir. Bütün askeri liseleri kapatanlar gayri millidir. Polis akademilerini kapatanlar gayri millidir.”

Mitingin ardından Akşener, Süleyman Demirel’in memleketi İslamköy’deki inşaat halindeki anıt mezarını ziyaret ederek dua etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Bosna Hersek’e gitti

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, resmi ziyaretlerde bulunmak ve Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) 6’ıncı Genel Kurulu’na katılmak üzere Ankara Esenboğa Havalimanı’nda Bosna Hersek’e gitti.

Erdoğan’a ziyaretinde eşi Emine Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş eşlik etti.

Erdoğan, ziyareti kapsamında, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Bakir İzzetbegoviç ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerde bulunacak.

Yine Avrupalı Türk Demokratlar Birliğinin (UETD) 6. Olağan Genel Kuruluna katılacak olan Erdoğan, Uluslararası Saraybosna Üniversitesi tarafından kendisine tevdi edilecek fahri doktora için düzenlenecek törene katılacak.

CNN Türk’te işten çıkarmalar sürüyor

CNN Türk’te Gülay Ödem ve Saynur Tezel’le de yollar ayrıldı. Kanal D’de de 15 kişi çıkarılmıştı.

Demirören Grubunun Doğan Medya Grubunu satın almasının ardından Kanal D ve CNN Türk’te işten çıkarmalar aralıksız devam ediyor.

CNN Türk Ana Haber Sunucusu Duygu Demirdağ ile başlayan ayrılıklar CNN Türk Ekonomi Müdürü ve Parametre Programı Sunucusu Ebru Baki, Güne Merhaba Programının Sunucusu Gülay Özdem, CNN Türk Haber Programları Müdürü Cansel Poyraz, CNN Türk Programlar Koordinatörü Aslı Öymen, Haber Müdürü Ali Obuz, Editörler Alişer Delek, Hüseyin Tahmaz ile Seslendirmeci Editör Batuhan Pozut’la devam etti. CNN Türk’te hafta içi her gün Günlük programını sunan Saynur Tezel’in de çıkışı verildi.

Gelin ile damat nikaha bisikletle geldi

İzmit’te, bisiklet tutkunu çift, nikahlarına da bisikletle geldi. Burçin Ölmez ile Ali Serttaş çiftinin nikah salonuna gelişi sırasında İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan da bisiklet kullanarak onlara eşlik etti.

İzmit’te bisiklet tutkunu Burçin Ölmez ile Ali Serttaş balonlar ve tüllerle süslenen 4 tekerlekli bisikletle nikah salonuna gitti. Yahya Kaptan Mahallesi’nden Yunus Emre Kültür Merkezi’ndeki nikah salonuna pedal çeviren Burçin Ölmez ile Ali Serttaş’a, İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan da bisiklet kullanarak eşlik etti. Burçin Ölmez ve Ali Serttaş’ın nikahlarını kıyan İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, “Gençlerimizin bisiklet sevdalısı olmasına çok sevindim. Çünkü 9 yıldan beri İzmit’in bisiklet şehri olması için çalışıyoruz. Bunun için 70 bin öğrenciye bisiklet hediye ettik, bisiklet yolları, bisiklet parkları yaptık. Burçin Ölmez ile Ali Serttaş çiftinin nikah masasına bisikletle gelmeleri de çok anlamlıydı. Ben de kendilerine eşlik etmekten büyük mutluluk duydum. Bisiklet sağlık demek, ekonomi demek, mutluluk demektir. Bilimsel araştırmalar bisiklet kullananların daha mutlu ve sağlıklı olduğunu göstermektedir” dedi.

HERKES BİSİKLET KULLANSIN

Nikah masasına yaklaşık 2 kilometre bisiklet kullanarak gelen damat Ali Serttaş ise, “Biz günlük yaşantımızda da bisiklet kullanıyoruz. Bisiklet bizim için adeta bir tutkudur. Nikahımıza da bisikletle gelerek bu konuya dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak istedik. İzmit’in bisiklet şehri olması için örnek projeler yapan Belediye Başkanımız Nevzat Doğan’a ne kadar teşekkür etsek azdır” diye konuştu.

Çift nikahlarının kıyılmasının ardından salonun önünde bisiklete binerek ayrıldı.DHA

Kaçak geçiş alacaklarını yapılandırmak için 10 maddelik yeni

Hükümetin, 24 Haziran’da gidilecek erken seçimlerden önce borçların yeniden yapılandırılması için TBMM’de yasalaştırdığı torba tasarıya ek olarak, 10 maddelik yeni bir torba düzenlemesi hazırlandı. Buna göre, tüm bu kaçak geçişlerle ilgili 1.2 milyar liralık alacak yeniden yapılandırılacak.

Hürriyet’ten Nuray Babacan‘ın edindiği bilgiye göre, AKP kurmayları ile ekonomi bürokratlarının son iki gün yaptığı çalışmanın ardından yaklaşık 10 maddelik yeni bir mini torba düzenlemesi hazırlandı. Düzenlemede, daha önce konuşulmuş olmasına rağmen son görüşülen tasarıya konulamayan ve oldukça büyük bir borcun yapılandırılmasını içeren otoyol ve köprü kaçak geçişleri de bulunuyor. Buna göre, tüm bu kaçak geçişlerle ilgili 1.2 milyar liralık alacak yeniden yapılandırılacak. Yapılandırma şartları aşamalı olacak. Bu cezaların bir bölümünün faizleri silinecek, bir bölümü taksitlendirilecek. Buna ilişkin ayrıntılar oluşturuluyor.

Yasal düzenlemeyle, döviz bürolarındaki usulsüz işlemlerle ilgili ceza düzenlemesi yapılacak. Yönetmelikler, tebliğ ve düzenleyici işlemlere aykırı hareket eden döviz büroları sahiplerine yönelik yaptırım getiriliyor. Bu kişilere, usulsüz işlemlerle ilgili para cezası getirilecek.

Düzenlemede, kayıt dışı tütün üretimine getirilen hapis cezası uygulaması 2019 yılının sonuna ertelenecek. Bu yılın Temmuz ayına kadar verilen süre uzatılıyor. Bu özellikle Adıyaman bölgesinde kaçak üretilen ve küçük satılan tütün üreticilerini ilgilendiriyor.

Muharrem İnce: Çay toplayan, düğme ilikleyen yargı istemiyorum

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, annesinin memleketi Rize’deki mitingi öncesinde Trabzon’da basın toplantısı düzenledi. İnce’nin konakladığı oteldeki toplantıya muhtarlar, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve gazeteciler katıldı. İzmir Marşı’yla salona giren İnce büyük bir coşkuyla karşılandı. “Ülkemizi karanlıktan aydınlığa ulaştıracak Cumhurbaşkanı” anonsuyla kürsüye davet edilen İnce, basın toplantısında sorulan soruları cevapladı.

Erdoğan’ı yargılayıp yargılamayacağı sorusuna İnce, “Hayır benim öyle görevim yok. Yargının görevi o. Ben bağımsız tarasız adil bir yargı düzeni kurarım. O da sonra beni yargılayabilir, Erdoğanı da…Ben Cumhurbaşkanı olduğumda, bir toplantıya gittiğimde ayağa kalkmayan yargıçlar istiyorum. Çay toplayan, düğme ilikleyen yargı istemiyorum. ” diye cevap verdi.

‘ONA DA OY VERMEYİN KURTULUN’

İnce, Erdoğan’ın “Bana oy verip AKP’ye oy vermeyenler münafık” sözlerini “münafık olacağınıza ona da oy vermeyin kurtulun” diye değerlendirdi.

Muharrem İnce, konuşmasının ardından, salondaki STK temsilcilerinden sorular almaya başladı. Saray’da kalıp kalmayacağına ilişkin soruya şu yanıtı verdi: “Anam beni saraylarda değil tütün tarlalarında doğurdu. Sarayda değil evimde oturacağım. Orayı eğitim yuvası yapacağım…”

İnce daha sonra sözlerine şöyle devam etti:

‘BU DOKTOR BİZİ HASTA ETTİ, DOKTORU DEĞİŞTİRELİM’

16 senedir aynı doktor var. Şekeri tansiyonu düzeltemedi. Bu doktoru değiştireceğiz yoksa hasta ölecek! Ekonomi düzgünse, işler iyiye gidiyorsa, çocuklarımızın iş bulması gerekmez mi? Daha rahat geçinmemiz gerekmez mi? Maalesef hiçbiri olmuyor. Büyüme 7.4 diye açıkladılar. 2012’den beri yüzde 2’lerde gezen büyüme nasıl oldu da büyüme 7’ye çıktı? Bir tek sebebi var. Ekonomiye doping yapıldı. Doping nedir? Doğal olmayan bir şeydir. Ata yaptığınızda atın yarışı iptal edilir. Futbolcuya yapılırsa o yarışı kazansa dahi yarış iptal edilir. Doping doğal olmayandır zaralıdır yan etkileri vardır. Bir an için başarıya götürüyor gibi olsa da sağlığınızı bozar. Kredi Garanti Fonu dopingin kendisi. Bazı mallarda öte indirimi yaptılar. İnşaat yatırımlarını pompaladılar. Ama dopingin yan etkileri başladı enflasyon, cari açık, kurlar bozuldu. Artan bütçe açığı oluştu. Büyümeyi 7 yapacağız diye doktor hastaya doping ilaçlarını verdi ama kalp krizi kapıda bekliyor. Hastayı kalp krizi, ekonomimizi de kriz kapıda bekliyor. Böyle yönetim olmaz. Çağdaş ülkeler gibi yöneteceğiz.

‘BÜROKRAT ATARKEN SİYASİ GÖRÜŞÜNE DEĞİL İŞİNİN EHLİ Mİ ONA BAKACAĞIZ’

Hukuk devleti kuracağız, 2 öngörülebilir ve güvenilir yatırım ortamı yaratacağız. 3. ekonomiye yön veren kurum ve kurulların bağımsızlığını sağlayacağız. 4. ideolojik saplantılarımızdan uzak olacağız. Liyakatı esas alacağız. Bankacılık, ekonomiyle ilgili bürokratı atarken CHP’li mi diye bakmayacağız. İşinin ehli mi değil mi ona bakacağız. Sadakati değil liyakatı esas alacağız. 5. üretim ekonomisini yaratacağız. İsraf değil insaf diyeceğiz. Mazeret değil marifet diyeceğiz. Gemi batıyor hala ampulden vazgeçmiyorsunuz. Bu doktor sizi hasta yaptı. Bu doktoru hep birlikte değiştirelim.

Malvarlığımı açıkladım. Buyum var dedim. Önce sen zenginleşeceksin sonra ben sevgili vatandaş. Senden önce zenginleşirsem hesap sor. Her yıl açıklayacağım. Siyasetçi bunu yapmalı. Siyasetçilere utanma duygusunu yeniden hatırlatacağız.

Damga vergisi var. Neye damga basıyorsunuz? Çocuk sınava giriyor 300-400 lira masraf ödüyor. Koca Türkiye bu sınavları bedava yapamıyorsa yazıklar olsun. Her eve iş, her aileye bir ev. Sloganımız bu.

‘HER YIL 10 BİN GENCİ YURTDIŞINA YOLLAYACAĞIM’

Bu ülkenin gençlerini her yıl 10 bin gencini yurtdışına göndereceğim. Atatürk’ün yaptığı gibi. O yıllarda bin kişiydi. Her yıl 10 bin kişi yapacağım ben. Kindar nesil değil uzman gençler yetiştireceğiz. Enerjimizi nükleerden değil doğamızdan güneşimizden kullanarak Türkiye’nin geleceğini temin edeceğiz.

Osmanlı matbaayı 250 sene geç aldı. 2011’de Almanya’da başlayan 4.0 endüstri devrimi başladı. Önümüzdeki 5 yılda bunu kavrayamazsak gelecek 100 yıl köle olacağız. Önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye’nin gençleri barışmazsa, geleceği okuyamazsa, 100 yıl geri kalacağız.

‘ABİ BANA GAZ VERME’

Cumhuriyet’in haberine göre salondakilerden biri “Hırsızdan milli olur mu?” deyince İnce de gülerek şöyle yanıt verdi: “Abi bana gaz verme. Zaten yeterince gaz var başımda çok dava var. Rahmetli Ecevit’inki gibi, 70’lerdeki gibi bir rüzgar esiyor.”

Dolarda yeni tarihi rekor

Artan ABD hazine tahvil getirileri ve güçlü ekonomik verilerin desteğiyle yaklaşık dört ayın zirvesine yükselen dolar 4.3018 lira ile yeni tarihi rekorunu kırdı, euro da parite etkisiyle yükselerek 5.1135 liraya çıktı. Tahvil bono piyasasında 10 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi yüzde yüzde 14.01’i gördü

Bütçe giderlerinin artmasına bağlı olarak Hazine borçlanmalarını artıracağı beklentisiyle, devlet tahvili faizlerinde yükseliş de sürüyor. Tahvil bono piyasasında Gösterge 10 yıllık tahvilin bileşik faizi, dünkü yüzde 13.87’den hızlı yükselişle yüzde 14’ü de aştı ve yüzde 14.01 düzeyini gördü. Gösterge iki yıllık tahvilde ise dün spot kapanışta ortalama bileşik faiz yüzde 15.33, valörde son işlemde yüzde 15.27 düzeyinden, bugün spot kapanışta yüzde 15.47 valörde yüzde 15.53 oldu.

Merkez Bankası’nın dövizde zorunlu karşılıkları düşürmesine karşın, dolar yeni güne tarihi rekor düzeye yakın başlarken, Borsa İstanbul Endeksi 99 bin 561 puana kadar indikten sonra 100 bin 131 puana döndü.

Gelişmelerle dolar endeksi günlük yüzde 0.49 artışla 93.206 ile Aralık ayı sonundan bu yana en yüksek düzeye çıktı.

Beklentilerin altında gelen Alman sanayi siparişleri ve euro bölgesi yatırımcı güveni verilerinin ardından euro/dolar paretisi de dün bu yıl ilk kez 1.19’un altına indikten sonra, bugün 1.1842 düzeyine çekildi.

‘Hem gaza basarım, hem frene…’

İş Yatırım’ın “Hem gaza basarım, hem frene…” başlıklı günlük piyasa bülteninde, “Gelişmekte olan piyasalar üzerindeki baskı artıyor” denildi ve şu değerlendirme yapıldı:

“DXY dolar endeksi ve ABD tahvil faizleri üzerinden yapılan sayısal analizler gelişmekte olan piyasaların Lehman sonrası en zorlu finansal koşullarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

“Erken seçim arifesinde zorlu bir konjonktürde küresel dalgalarla karşılaşan ekonomi yönetimi formula bir pilotları gibi hem gaza (genişleyici maliye politikaları) hem frene basarak (daraltıcı para politikaları) tehlikeli bölgeyi geçmeye çalışıyor.

“Ancak genişleyici maliye politikaları ile daraltıcı para politikalarının eş anlı olarak kullanılması Türkiye’yi olumlu ayrıştırmak için yeterli olmuyor. Güçlü büyüme ve şirket karlarına rağmen dünyadan negatif ayrışmaya devam ediyoruz.”