Tarafsız Habercilik

Suudi Kralı Selman’dan hükümette değişiklik

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz El Suud hükümette değişiklik yaptı. Kraliyet Divanı kararnamelerine göre, Kral Selman, Çalışma ve Sosyal Kalkınma Bakanı Gafis’in görevden alınmasına, Kültür ve Enformasyon Bakanlığının iki ayrı bakanlığa ayrılmasına, ‘Mekke ve Kutsal Mekanlar Kraliyet Kurulu’ oluşturulmasına karar verdi. Değişiklikler Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’da yayımlandı.

Mekke ve Medine’de daha iyi hizmet verilebilmesi için ‘Mekke ve Kutsal Mekanlar Kraliyet Kurulu’ oluşturulması talimatı verilen kararnamelerde, söz konusu kurula da Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın yönetim kurulu başkanı olarak tayin edildiği belirtildi. Yönetim kurulu üyelerinin bazılarının Veliaht Prens tarafından belirleneceği kaydedildi.

Yeni Kültür Bakanlığı kuruldu
Kararnamelerde ayrıca mevcut ‘Kültür ve Enformasyon Bakanlığı’nın, Kültür Bakanlığı ve Enformasyon Bakanlığı olmak üzere iki ayrı bakanlığa ayrıldığına dikkat çekildi.

Söz konusu bakanlığın iki ayrı bakanlık olarak yeniden yapılandırılması çalışmalarını tamamlaması için Bakanlar Kurulundaki uzmanlar heyetinin görevlendirildiği aktarıldı.

Yeni yapılanmayla oluşan ve sadece kültür faaliyetleri üzerinde çalışmalarını sürdürecek Kültür Bakanlığı makamına Prens Bedr bin Abdullah bin Muhammed bin Ferhan Al Suud atandı.

Eş-Şeyh Salih Al eş-Şeyh, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu üyesi; Abdullatif bin Abdulaziz bin Abdurrahman Al eş-Şeyh de ‘İslam İşleri, Davet ve İrşat Bakanı’ olarak tayin edildi.

Öte yandan Çalışma ve Sosyal Kalkınma Bakanı Gafis görevden alınarak yerine, milyarder bir bankerin oğlu olan Riyad Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmed bin Süleyman er-Racihi atandı.

Yeni kararnamelerde görevden alınan Ulaştırma Bakanı Yardımcısı Saad el-Halb’ın yerine Bedr ed-Delami ile Abdulhadi el-Mansur’un atanmasının yanı sıra birkaç bakanlığa daha yeni üst düzey atamalar yapıldı.

Karamollaoğlu, reytinglerde Erdoğan’ı solladı

23 Mayıs 2018 Çarşamba günü reyting sonuçları belli oldu. Dün akşamın en merak edilen konusu, FOX’ta canlı yayına konuk olan Temel Karamollaoğlu’nun mu yoksa TRT’de canlı yayına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mı daha çok izleneceğiydi.

Medyafaresi’nin haberinde yer alan reyting sonuçlarına göre, ilk 100 program listesinde Liderler FOX’ta programı reytinglerde TRT’nin Cumhurbaşkanı Özel yayınını geçti.

Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu’nun FOX TV’de katıldığı Liderler FOX’ta programı Total’de yedinci, AB grubunda dördüncü, ABC grubunda ise beşinci sırada yer aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TRT’de Pelin Çift ve Fatih Er’in sorularını yanıtladığı Cumhurbaşkanı Özel programı ise Total’de sekizinci, AB grubunda beşinci, ABC grubunda ise altıncı sırada yer aldı.

karamollaoglu-reytinglerde-erdogan-i-solladi-467271-1.

Erdoğan’ın seçim şarkısı paylaşıldı

AKP Genel Merkez Gençlik Kolları 5. Olağan Kongresi’nde, partinin 24 Haziran’a kadarki süreçte kullanacağı ilk kampanya şarkısı ‘Er oğlu Erdoğan’ kamuoyuna sunuldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Ankara’da yapılan Gençlik Kongresi öncesi, salonun önünde toplananlara hitap etti. Partinin kampanya sürecinde meydanlarda dinleteceği ilk şarkı, AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları 5. Olağan Kongresi’nde kamuoyu ile paylaşıldı.

​Erdoğan’ın seçim kampanyasında kullanacağı şarkı şöyle:

Edirne’de Hıdrellez coşkusu

Türkiye’nin birçok bölgesinde çeşitli etkinliklerle kutlanan baharın müjdecisi olarak kabul edilen Hıdrellez, Edirne’de de renkli görüntülere sahne oldu. Tunca Nehri üzerinde bulunan Fatih Köprüsü’ne çıkan bir genç, herkesin gözü önünde kendisini nehrin serin sularına bıraktı.

Edirne Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yapıldığı Sarayiçi Er Meydanı alanında Tunca Nehri kenarında başta Edirneli romanlar olmak üzere toplanan binlerce yerli ve yabancı turist, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte baharın müjdecisi olarak kabul edilen Hıdrellez’i karşıladı.

edirne-de-hidrellez-coskusu-460220-1.

Edirne Belediyesi tarafından hazırlanan platformda, roman halk dansları topluluğun gösterileri ve davul zurna eşliğinde binlerce roman dans etti, göbek attı.

Bin yıllık roman gelenekleri sürdürüldü

Tunca Nehri kenarında Hıdrellez Şenlik kutlamaları için gelen çok sayıda yerli ve yabancı turist, bölgede binlerce yıldır süregelen dilek tutma rutiellerini gerçekleştirdi. Romanlar ve turistler, inanışları gereği ‘sağlık, arınma ve bereket’ için Tunca Nehri’nde özel eşyalarını yıkadı, dileklerini yazılı olduğu kağıtları attı ve nehre dilek tutarak mum bıraktı.

Türkiye’nin birçok bölgesinde çeşitli etkinliklerle kutlanan baharın müjdecisi olarak kabul edilen Hıdrellez, Edirne’de de renkli görüntülere sahne oldu. Tunca Nehri üzerinde bulunan Fatih Köprüsü duvarına çıkan bir genç, bir anda köprüden atlayarak, kendisini Tunca Nehri’nin serin sularına bıraktı. Festival alanında kısa süreli panik yaşansa da suya atlayan genç, birkaç metre sonra kıyıya ulaştı.

edirne-de-hidrellez-coskusu-460221-1.

“Barış, mutluluk ve bereket dileklerimizle çelengimizi Tunca Nehri’ne bıraktık”

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, “Bin 400 yıllık bir Roman geleneğini tekrar yaşatıyoruz her yıl yeniden. 2018 yılında Kakava ve Hıdrellez etkinlikleri, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi’ne girdi. Bu yıl ilk kez UNESCO kapsamında da etkinliklerimizi düzenledik. Dün Edirne’den tüm dünyaya, güzel ülkemize barış, huzur, sağlık, mutluluk ve bereket getirmesi için ateşimizi yapmıştık. Bu günde bereketli Tunca Nehri’nin ve bereketli Edirne topraklarının, Osmanlı Sarayı’nın olduğu bölgede yine barış, huzur, mutluluk ve bereket dileklerimizle çelengimizi Tunca Nehri’ne bıraktık” dedi. (İHA)

edirne-de-hidrellez-coskusu-460222-1.

Artık hayatımdan çıksan diyorum…

Sabah akşam senin sözlerin. Sabah akşam aynı yalanlar. Yıllardır anlatmaktan bıkıp usanmadığın ezberlerin. Yetti artık ‘ya benimsin ya toprağın’ tehditlerin. Yetti canıma ‘üzerime gelmeyin, yakarım’ diyen hırsın, bencilliğin. Hile sende, para sende, güç sende. Sen yalnız kendine aşık, kendinle ilgili. Söylesene neden bu korku? Bu neyin telaşı sende? Bir daha dönmemek üzere git.

Yaptıklarının cezasını çekersen huzura kavuşursun belki, bunu düşünerek git. Bir daha adını anmayacağım söz. Haydi ama suçlu olduğunu ikimiz de biliyoruz. Hırçınlaşıyorsun bak çünkü korkuyorsun aslında. Suçlu olduğun için korkuyorsun. Korkma. Gerçeklerin er geç ortaya çıkmak gibi bir huyu var. Ne yapsan ne etsen saklayamazsın. Farkında mısın bilmem iyice çirkinleşti sözlerin son günlerde.

Aslında kabahatin hepsi sende değil. Mahalledeki herkes, ne kadar kabalaşırsan ne denli hoyratlaşırsan o kadar çok sevileceğini o denli sahiplenileceğini gösterip durdu yıllarca sana. Bir yere kadar haklısın ama benim sana tahammül edecek sabrım kalmadı. Git. Git, daha beter rezil olmayalım, git. Kurnazsın evet. Bravo sana, aferin. Pastadan en büyük payı sen kaptın. En büyük mesele senin meselen. En önemli hayat senin hayatın. En doğru söz senin sözün. En büyük mağduriyet senin mağduriyetin. En temiz yol senin yolun. En birinci hep sensin. Sahi kendini de inandırdın değil mi tüm bu saydıklarına?

Ben artık senle laf yarıştırmak istemiyorum. Hayatım senle kavgadan ibaret olsun istemiyorum. Sabah uyanır uyanmaz tertemiz havayı ciğerime çekip saksıdaki menekşemin yapraklarını seveceğim mesela ben. Sevmedim seni hiç.

Tahammül ettim yalnızca sana anlıyor musun? Saygı duymaya çalıştım aynı evin içinde sana. Bir gün gidebilme ihtimalini sevdim belki de. Ben, müziği açıp dans etmeyi sevdim sabahları. Kendi kendime kalmayı sevdim. Uzaklara gittiğinde başımı dinlemeyi, bir iki gün bile olsa başka şeylerle uğraşabilmeyi sevdim. Uğraşma artık benle. Ne giydiğimle, ne yediğim içtiğimle, nasıl yaşadığımla, neye inanıp inanmadığımla, saat kaçta sokağa çıkacağımla, neye binip nereye gideceğimle ilgilenme. Karar verme benim adıma. Koruma beni istemiyorum. Korkutma. Sen de sevmiyorsun ki beni. Bunu itiraf etsen rahatlarsın belki de.

Ben ya da bir başkası ne fark eder? Birileri sana boyun eğsin, sana büyülü bir aşkla bağlansın, senin hayatına kutsallık atfetsin, senden başkasını düşünmesin istiyorsun. Sen beni değil hükmetmeyi seviyorsun. Tamam seninle baş edilmez.

Hiddetlenmekte kimse eline su dökemez. Hem aldatır hem de aldatıldım der durursun. Hiç dostun yok farkında mısın?

Çıkar ilişkisi ve ortaklık kurduğun dönemlik arkadaşların var. Bizimki mecburi bir birliktelikti zaten.

Hiç dost olmadık senle ama arkadaş da kalamayız bu saatten sonra. Ağlama sakın. İkimiz de gözyaşlarının sahte olduğunu biliyoruz. Sen kendinden başka kimseye üzülmezsin ki. Ben, senle baş edemedim haklısın ama bak hiç diz çökmedim de sana. Yine de çökmeyeceğim. Haydi yavaş yavaş toparlan. Bu kez gerçekten gidiyorsun. Emin ol çok kararlıyım bu kez. Ben gitmiyorum bir yere. Sen gideceksin.

Bana yaptıklarının da hesabını vereceksin. Böylesi ikimiz için de daha hayırlı. Senden sonra hayatımda kimin olacağı seni ilgilendirmez. Başkalarına çamur atıp durma. Bak bunu yapma. Gider inadına en çok karaladığın kişiyle devam ederim ama seni karıştırmam hayatıma bundan sonra. Kutsal filan değil bu birliktelik. Sus. Aynı yalanları sıralama. Kimseyi bana karşı kışkırtma.

Artık herkes kabahatin sende olduğunu biliyor. Ne? Aç mı kalırım senden sonra? Razıyım diyorum buna. Ben açken önümde ziyafet sofraları kuran olmaz en azından. Rica ediyorum istiflediğin paraları da topla öyle git. Evde satılmadık bir şey bırakmadın zaten ama ben çalışır baştan döşerim. Yalanların sende kalabilir. Cebine biletini de koyayım git! (Siyaset yazmak istemedim bu hafta sevgili okur. İlişkiler üzerine herkesi kucaklayan bir mektup yazmak geldi içimden.)

Aylan bebeğin ölümüne neden olanlara 35 er yıl hapis talebi

 

Bodrum’da 2 Eylül’de içinde 14 Suriyeli sığınmacının bulunduğu teknenin yasa dışı yollarla Yunanistan’a geçmek isterken batması sonucu 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame tamamlanarak Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

İddianamede, Suriyeli 2 sanık hakkında “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak” ve “iştirak halinde göçmen kaçakçılığı yapmak” suçlarından 35’er yıl hapis cezası ve adli para cezası talep edildi.

Olayla ilgili henüz kimlikleri tespit edilemeyen ve yakalama çalışması devam eden 2’si Suriye uyruklu 4’ü Türk vatandaşı 6 şüpheliyle ilgili soruşturmanın halen devam ettiği belirtildi.

Söz konusu iddianamenin Bodrum Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmesinin ardından duruşma için gün verilerek sanıkların yargılanmalarına başlanacak.

NE OLMUŞTU

Bodrum’da, 2 Eylül 2015 tarihinde kaçak yollarla Yunanistan’a geçmeye çalışan Suriyeli sığınmacıları taşıyan ve içinde 14 kişinin bulunduğu teknenin batması sonucu 5 kişi hayatını kaybetmişti.

Olayda, cesedi kıyıya vurmuş halde bulunan 2 yaşındaki Aylan Kurdi, kardeşi Galip Kurdi ile anne Zahin Kurdi de hayatını kaybetmiş, baba Abdullah Kurdi ise kazadan sağ kurtulmuştu. Minik Aylan, kıyıya vuran cansız bedeniyle dünya gündemine oturmuştu.

AA