Tarafsız Habercilik

Prof. Dr. Korkut Boratav: Türkiye ya kurallara uyacak ya da cezalandırılacak

Prof. Dr. Korkut Boratav, Türkiye ekonomisinde yaşananları ve döviz kurlarında yaşanan rekor artışı değerlendirdi. Boratav, “Kurallara uymaya razı olursanız, teslim olursanız IMF’ye gidersiniz. İşte Türkiye bu noktadadır” dedi.

Cumhuriyet’e konuşan Prof. Boratav’ın değerlendirmeleri şöyle:

Şu anda dünyaya hâkim olan finans kuralları şunlar:

1- Merkez Bankası’nın kesin bağımsızlığı.

2- Enflasyon üzerinde faiz oranını belirleyen sıkı para politikası.

3- Döviz fiyatları dalgalanmaya bırakılacak, Merkez Bankası müdahale etmeyecek.

4- Hepsinin temeli olan ana kural sermaye hareketleri serbest bırakılacak.

Şimdi bu kurallar finans kapitalin hakimiyetini sağlayan kurallardır. Bununla baştan kavga etmeniz mümkün. Yani ‘sermaye hereketlerini kontrol edeceğim’ diyerek meydan okuyabilirsiniz. Türkiye bundan 1989’da vazgeçti. Serbest bıraktı. İkincisi döviz kurunu kontrol edebilirsiniz. Türkiye bundan da Kemal Derviş döneminde 2001’de vazgeçti. 2002 sonunda iktidara gelen AKP de aynı kuralları kabul etti. Şimdi buna ya uyacaksınız ya da cezalandırılacaksınız.

Nedir cezalandırma? Fon girişleri durur. Krediler pahalılaşır ya da ana parayı tahsil etmeye başlar bankalar. Bu da döviz krizine sürükler. Sonuç, kurallara uymaya razı olursanız, teslim olursanız IMF’ye gidersiniz. İşte Türkiye bu noktadadır.

Cumhurbaşkanı bu kurallara uyma niyetinde olmadığını çeşitli vesilelerle söylüyor. Fakat söylem ortalığı karıştırıyor. Ne söylüyor: ‘Yurtdışına para kaçıranlara vergi uygulanacak. Cumhurbaşkanı yürütmenin başı olarak Merkez Bankası bağımsızlığına tabi olmak zorunda değildir. Son olarak da faiz bütün kötülüklerin anasıdır, düşürmek lazım.’

Bunlar kurallara itiraz anlamına geliyor ama temel kural korundukça yani sermaye hareketlerinin korunması halinde mümkün değil. Cezalandırılırsınız.

HAZİRAN’dan ekonomi forumu

Birleşik HAZİRAN Hareketi giderek olumsuzlaşan ekonomik tabloya karşı ekonomi forumu düzenliyor.

Alanında uzman 6 ekonomistin katıldığı forumda ‘Ekonomik Kriz ve Emekçilerin Çözümü’ başlığıyla gerçeklecek forum Ankara’da Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenleniyor. Prof. Dr. Korkut Boratav, Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir, Prof. Dr. Aziz Konukman, Doç. Dr. Serdal Bahçe ve CHP Milletvekili Selin Sayek Böke’nin katılacağı forum saat 18.30’da başladı.

#AcıReçeteyeHayır – Ekonomi Forumu- Ankara Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde başladıhttps://t.co/XcEjT0uRkx

— BirGün Gazetesi (@BirGun_Gazetesi) 24 Mayıs 2018

#AcıReçeteyeHayır – Ekonomi Forumu- Ankara Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi https://t.co/wmu0UGRJX0

— BirGün Gazetesi (@BirGun_Gazetesi) 24 Mayıs 2018

21. Yüzyılda kurucu fikirler: Tek adam düzenine alternatif

Redaksiyon Dergi ve TAKSAV’ın birlikte düzenlediği “21. Yüzyılda Kurucu Fikirler: Halk Egemenliği: Direniş Stratejileri ve Sol Program” sempozyumun ilk günü yoğun ilgi gördü. Ankara’da TAKSAV Sümmanı Can Toplantı Salonunda yapılan sempozyum, Fatsa’nın devrimci Belediye Başkanı Fikri Sönmez’in anısına düzenlendi.

Etkinlikler iki gün sürecek
İki gün olarak planlanan sempozyuma ilişkin değerlendirmeyi Redaksiyon Dergi’den Pınar Yüksek yaptı. Sempozyumun, hem Fikri Sönmez’in hem de Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın ölüm yıl dönümlerinde gerçekleştiriliyor olmasına değinen Yüksek, “ManifestoFatsa vurgusuyla düzenlediğimiz etkinlik tek adam rejiminin kurumsallaştırılmaya çalışıldığı gidişat karşısındaki alternatifler arayışlarını ifade ediyor” dedi.

Üretim zemini ve tartışma platformu
Dünya ölçeğinde kriz karşısında sol arayışların ortaya çıkmaya başladığına vurgu yapan Yüksek, şunları söyledi: “Ülkemizde de Gezi’den HAYIR hareketine uzanan bir arayıştan söz edebiliyoruz. Ancak bu arayışların henüz siyasal bir alternatife dönüşemediği bir ortamda, bunun nasıl mümkün olabileceğine ilişkin çabalara fikri bir katkı olarak bu sempozyumu gerçekleştiriyoruz. Fatsa deneyiminin işaret ettiği halk iktidarı fikrinin, Paris Komünü’nden Gezi’ye uzanan deneyim ve arayışlarının içinde bugün tam da ülkemizde İslamcı faşizm karşısında demokrasinin gerçek anlamda yeniden inşasını da mümkün kılacak bir geçişin nasıl sağlanacağını ele alıyoruz.

21-yuzyilda-kurucu-fikirler-tek-adam-duzenine-alternatif-arayislar-460085-1.Bu anlamda sol bir programla birlikte sol strateji ve elbette 24 Haziran’a giderken yapılabilecekler üzerine yürütülen tartışma, ülkemizde radikal solun sesine olan ihtiyacı bir kez daha ortaya koyarak, bunun önümüzdeki dönemdeki etkin kılınmasına yönelik fikri bir arayışın parçasıdır. Redaksiyon bu anlamda bir üretim zemini ve tartışma platformu olarak bu çabalarını daha da geliştirerek sürdürecek.”

Fatsa deneyimi
Yoğun katılımın gerçekleştirildiği sempozyum TAKSAV’da düzenlendi. Sempozyumun ilk günü, Fikri Sönmez anısına sinevizyon gösterimi ile başladı. Fatsa’nın tanıklarından Aydın Akyazı “Fatsa Deneyimi” üzerine bir konuşma yaptı. Akyazı, Fikri Sönmez’in devrimci karakterini, devrimci mücadelenin o süreçte nasıl kitleselleşerek halkla buluştuğunu anlattı.

Bugün de sürecek
Sempozyum bugün de Alper Taş, İlhan Cihaner, Güray Öz, Korkut Boratav ve Kansu Yıldırım’ın sunumları ile devam edecek. İkinci gün oturumları saat 15.00’ te başlayacak. BirGün Ankara

***

Barbarlığa karşı direnmeliyiz

İkinci oturumda ise “Kapitalizmin Krizi ve Krize Karşı Sol Alternatif Arayışları” başlığı tartışıldı. Oturumda, Hayri Kozanoğlu, Sungur Savran, Fikret Başkaya yer aldı. Fikret Başkaya, “Bugün artık kapitalizmi tanımlamak için kriz kelimesi yeterli değil. Sistem her anlamda çökmüş durumda. Örneğin ekolojik alanda da kriz yerine yıkım ifadesini kullanmak daha doğru. Bugüne baktığımızda kapitalizm artık değer üretemiyor, iç sınırlarına ulaşmış vaziyette” diye konuştu.

Sungur Savran ise, “Son dönemde halkın ayaklandığı ülkeler İran, Slovakya, Romonya, Tunus, Ermenistan. Sadece 4-5 ayda ciddi ayaklanmalar oldu. Umutsuzluğa kapılmamalıyız. Kapitalizmin yarattığı barbarlığa karşı örgütlenmeliyiz” dedi. Savran, AKP’nin yeni bir sermaye grubunu hakim kılmaya çalıştığını bunun da islamcı sermaye olduğunu, baskı rejiminin karakterinin Rabiacılık olduğunu söyledi. Savran, “Kurucu fikirlerimizi Marksizme dayandırarak güçlendirmeliyiz” dedi. Günün son oturumunda ise “Halk Egemenliği, Laiklik ve Kamusallık” başlığı kapsamında Güven Gürkan Öztan, Aysun Gezen konuştu.

***

24 Haziran’da haklarından geleceğiz

21-yuzyilda-kurucu-fikirler-tek-adam-duzenine-alternatif-arayislar-460086-1.

Sempozyumun ilk oturumunda Melih Pekdemir, Necmi Erdoğan “Direniş ve Halk Meclisleri Fikri: Deneyimler ve Güncel Arayışlar” başlığı kapsamında konuştu.

İlk sözü alan Melih Pekdemir, “Terzi Fikri’yi anmadan Fatsa’yı konuşamayız. Fatsa’da yaşananlar Türkiye’deki devrimcilerin yapmak istedikleriydi. Büyük bir emeğin ve örgütlenmenin sonucunda ortaya çıkan bir güzellikti. Nokta operasyonu olmasaydı Fatsa gibi birçok il olacaktı. Fakat şu unutulmamalıdır ki yenilmedik. Bütün Türkiye’nin Maraş’a Çorum’a dönüşünü engelledik” dedi.

24 Haziran seçimlerine de değinen Pekdemir, “Gayri nizami bir iktidar karşısında gayri-nizami toplumsal muhalefet etkili olabilir. Onların YSK’ları, topları, tüfekleri olabilir. Karşımızda ne olursa olsun haklarından geleceğiz. Bizlerin kafası başka çalışıyor. Dünyayı değiştirme, devrim yapma isteğimiz hep baki kalacaktır” diye konuştu. Necmi Erdoğan da, “Gezi siyasi açısından önemli bir deneyimdi. Kendi sloganını kendi bulan otoriteye karşı tabi olmayan bir özneleşme sürecine yol açtı. Bugün de kendisini hükümran kılmaya çalışan tebaaya, kullaşmaya karşı özneleşmeyi öne çıkaran bir siyaset olduğu açıktır” ifadelerini kullandı.