Tarafsız Habercilik

CHP’den yazarkasalı eylem: On binlerce esnafın korkudan çıkaramadığı sesiyiz!

Manisa’da Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yunusemre İlçe Başkanı Serdar Bozyaka, dolardaki yükselişe tepki göstererek Manisa Valiliği önüne yazarkasa fırlattı.

İlçe Başkanı Serdar Bozyaka ve beraberindeki partililer, 2001 krizinde bir yurttaşın ekonomik krizi protesto eden eylemin benzerini yaparak elindeki yazarkasayı valiliğin merdivenlerine fırlatarak tepkisini ortaya koydu.

Eylem sonrası valilik önünde ülkede yaşanan doların önlenemez yükselişi ve ekonomik krize ilişkin açıklamalarda bulunan Bozyaka, dolardaki önlenemez yükselişe tepkisiz kalan iktidar ve ekonomi kurmaylarına da tepki gösterdi. CHP Yunusemre İlçe Başkanı Serdar Bozyaka, “Bugün buraya gelirken dolar 4 lira 80 kuruştu. Şimdi 4 lira 90 kuruşa çıktı. Her dakika artıyor. Euro 5 lira 60 kuruş. Mazot 5 lira 70 kuruş; seçim öncesinde ÖTV indirimi yapıldı. Benzin şu anda 6 lira 20 kuruş. Ve bütün vatandaşlarımız bu durumdan şikayetçi. Türkiye’de hiçbir şey yolunda gitmiyor” diyerek tepkisini ortaya koydu.

2001 yılındaki ekonomik krizi de hatırlatan Bozyaka, “Bu devalüasyonda Türk lirası % 30 değer kaybetti. 20 Temmuz saray darbesinden bu yana yani OHAL döneminde Türk lirası yüzde 60 değer kaybetti. Türkiye’de hukuku yok ederlerse, özgürlükler engellenirse,demokrasi askıya alınırsa ekonominin çökeceğinin kendilerine yıllardır söylüyoruz. Tek adam rejimi kurarsan merkez bankası da benim faizi de ben belirlerim dersen ekonomi dibe vurur diye uyarıyoruz. Ancak lafımızı dinletemiyoruz” biçiminde konuştu.

Bozyaka açıklamalarının devamımda;

“Şu an yaşanan krizin bir yönetim krizidir,kriz tamamen tek adam krizidir. Tek adam gitmeden Türkiye’de normalleşme beklemememiz de mümkün değildir. Bu tek adam krizinin faturaları var. Faturaları kim ödüyor. Dolarla borçlanan şirketler 250 milyar lira zararda.

Bu iktidar, faiz lobisine fena halde yakayı kaptırmış durumda.Bu iktidar,15 yıldır İngiltere’deki bir takım tefecilere 150 milyar dolar ödüyor.Daha 17 ay görev süresi varken ve erken seçimi istemek vatana ihanettir derlerken neden erken seçim istendiğinin 2 ay sonraya neden baskın seçim kurulduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz.Yıllardan beridir söylüyoruz. Türkiye’yi iyi yönetirseniz üreten bir ekonomiye geçerseniz sizin ekonominizde hiçbir dış güç uğraşamaz diye uyarıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ülkenin bir yangın yerine döndüğünü ve iktidarın yurttaşları düşünmediğini dile getiren Bozyaka açıklamasının son bölümünde “ Türkiye’de adalet yok, hak yok, hukuk yok, özgürlük yok. Korku imparatorluğu yarattılar. Ve bu korku imparatorluğunun eseri ekonomik krizdir. Türkiye 2001 krizinden daha kötü durumdadır. Hiçimse Türkiye’nin vatandaşlarından ekonomik krizi gizleyemez. Bu ülkede işçi düşünülmüyor. Bu ülke de emekçi düşünülmüyor. İsyanımız buna” dedi.

Bu çiçeği koparmanın cezası 48 bin 600 lira

Afyonkarahisar’ın Kirsa Vadisi’nde “Ayı Gülü” ve “Kızıl Lale” olarak adlandırılan, koruma altındaki “Paeonia Officinalis” çiçeğini koparana 48 bin 600 lira ceza kesiliyor.

Halk arasında “Ayı Gülü” ya da “Kızıl Lale” olarak bilinen, düğün çiçeğigiller familyasına ait şakayıklar, Türkiye’de koruma altında tutuluyor.

Kızılören ilçesine bağlı Gülyazı köyü sınırları içerisindeki Kirsa Vadisi’nde iki bölüm halindeki yaklaşık 10 bin metrekare alanda açan ve lokal kümeleşen kırmızı şakayıklar, her yıl mayıs ayından hazirana kadar bölgede görsel şölen oluşturuyor.

Doğa Koruma ve Milli Parklar 5. Bölge Müdürü Nevzat Algan, bölgedeki biyoçeşitliliğin takibine ve izlenmesine büyük önem verdiklerini belirtti.

Biyoçeşitlilik konusunda Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ile ortak çalışmalar yürüttüklerini anlatan Alğan, “Bu çalışmalar neticesinde de endemik olan türlerin korunması için bölgeye has özel koruma statüsü uygulanmaktadır. Bölgedeki bitki türlerinin çoğalmasını sağlamak için kameralarla ve foto kapanlarla takibini yapıyoruz.” diye konuştu.

Doğa fotoğrafçıları için gerçekten mükemmel bir alan

Alğan, Kirsa Vadisi’ndeki şakayıkların 10 bin metrekarelik alanda iki parça halinde kümeleştiğini vurguladı.
Doğa Koruma ve Milli Parklar ekiplerinin bölgedeki kırmızı şakayıkları koruma altında tuttuğuna işaret eden Alğan, şunları söyledi:
“Bu endemik türün bir tanesinin koparılması dahi büyük rakamlarda cezalara sebep olmaktadır. Şu andaki ceza tutarı 48 bin 600 lira. Burası sadece gezilmesi ve gözlenmesi açısından güzel bir ortamdır. O kırmızı renkli şakayıkların görsel şöleni doğa fotoğrafçıları için gerçekten mükemmel bir alan. Şakayıkların koparılması ve götürülmesi yasaktır. Bizim ekiplerimiz de görmek isteyen herkese yardımcı olabilir.”

bu-cicegi-koparmanin-cezasi-48-bin-600-lira-465410-1.

“Kızıl Lale Vadisi” projesi hazırlandı

Kızılören Kaymakamı Adem Can da vadinin “Kızıl Lale” nin nadir görüldüğünü belirterek, “Kızıl lalelerin bu aylarda çiçek açması gerçekten görsel şölen oluşturuyor. Bölgemiz Doğa Koruma ve Milli Parklar ekiplerince korunuyor. Koparılması ve bölgeden götürülmesi yasak. Biz de ilerleyen zamanlarda buradaki kızıl lale alanını doğa turizmine kazandırmak için projeler hazırlıyoruz. ‘Kızıl Lale Vadisi’ ismiyle önümüzdeki yıllarda burada doğa fotoğrafçılığı başta olmak üzere, faklı çalışmalarımız olacak.” diye konuştu.

bu-cicegi-koparmanin-cezasi-48-bin-600-lira-465411-1.

bu-cicegi-koparmanin-cezasi-48-bin-600-lira-465412-1.

Muharrem İnce: Çay toplayan, düğme ilikleyen yargı istemiyorum

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, annesinin memleketi Rize’deki mitingi öncesinde Trabzon’da basın toplantısı düzenledi. İnce’nin konakladığı oteldeki toplantıya muhtarlar, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve gazeteciler katıldı. İzmir Marşı’yla salona giren İnce büyük bir coşkuyla karşılandı. “Ülkemizi karanlıktan aydınlığa ulaştıracak Cumhurbaşkanı” anonsuyla kürsüye davet edilen İnce, basın toplantısında sorulan soruları cevapladı.

Erdoğan’ı yargılayıp yargılamayacağı sorusuna İnce, “Hayır benim öyle görevim yok. Yargının görevi o. Ben bağımsız tarasız adil bir yargı düzeni kurarım. O da sonra beni yargılayabilir, Erdoğanı da…Ben Cumhurbaşkanı olduğumda, bir toplantıya gittiğimde ayağa kalkmayan yargıçlar istiyorum. Çay toplayan, düğme ilikleyen yargı istemiyorum. ” diye cevap verdi.

‘ONA DA OY VERMEYİN KURTULUN’

İnce, Erdoğan’ın “Bana oy verip AKP’ye oy vermeyenler münafık” sözlerini “münafık olacağınıza ona da oy vermeyin kurtulun” diye değerlendirdi.

Muharrem İnce, konuşmasının ardından, salondaki STK temsilcilerinden sorular almaya başladı. Saray’da kalıp kalmayacağına ilişkin soruya şu yanıtı verdi: “Anam beni saraylarda değil tütün tarlalarında doğurdu. Sarayda değil evimde oturacağım. Orayı eğitim yuvası yapacağım…”

İnce daha sonra sözlerine şöyle devam etti:

‘BU DOKTOR BİZİ HASTA ETTİ, DOKTORU DEĞİŞTİRELİM’

16 senedir aynı doktor var. Şekeri tansiyonu düzeltemedi. Bu doktoru değiştireceğiz yoksa hasta ölecek! Ekonomi düzgünse, işler iyiye gidiyorsa, çocuklarımızın iş bulması gerekmez mi? Daha rahat geçinmemiz gerekmez mi? Maalesef hiçbiri olmuyor. Büyüme 7.4 diye açıkladılar. 2012’den beri yüzde 2’lerde gezen büyüme nasıl oldu da büyüme 7’ye çıktı? Bir tek sebebi var. Ekonomiye doping yapıldı. Doping nedir? Doğal olmayan bir şeydir. Ata yaptığınızda atın yarışı iptal edilir. Futbolcuya yapılırsa o yarışı kazansa dahi yarış iptal edilir. Doping doğal olmayandır zaralıdır yan etkileri vardır. Bir an için başarıya götürüyor gibi olsa da sağlığınızı bozar. Kredi Garanti Fonu dopingin kendisi. Bazı mallarda öte indirimi yaptılar. İnşaat yatırımlarını pompaladılar. Ama dopingin yan etkileri başladı enflasyon, cari açık, kurlar bozuldu. Artan bütçe açığı oluştu. Büyümeyi 7 yapacağız diye doktor hastaya doping ilaçlarını verdi ama kalp krizi kapıda bekliyor. Hastayı kalp krizi, ekonomimizi de kriz kapıda bekliyor. Böyle yönetim olmaz. Çağdaş ülkeler gibi yöneteceğiz.

‘BÜROKRAT ATARKEN SİYASİ GÖRÜŞÜNE DEĞİL İŞİNİN EHLİ Mİ ONA BAKACAĞIZ’

Hukuk devleti kuracağız, 2 öngörülebilir ve güvenilir yatırım ortamı yaratacağız. 3. ekonomiye yön veren kurum ve kurulların bağımsızlığını sağlayacağız. 4. ideolojik saplantılarımızdan uzak olacağız. Liyakatı esas alacağız. Bankacılık, ekonomiyle ilgili bürokratı atarken CHP’li mi diye bakmayacağız. İşinin ehli mi değil mi ona bakacağız. Sadakati değil liyakatı esas alacağız. 5. üretim ekonomisini yaratacağız. İsraf değil insaf diyeceğiz. Mazeret değil marifet diyeceğiz. Gemi batıyor hala ampulden vazgeçmiyorsunuz. Bu doktor sizi hasta yaptı. Bu doktoru hep birlikte değiştirelim.

Malvarlığımı açıkladım. Buyum var dedim. Önce sen zenginleşeceksin sonra ben sevgili vatandaş. Senden önce zenginleşirsem hesap sor. Her yıl açıklayacağım. Siyasetçi bunu yapmalı. Siyasetçilere utanma duygusunu yeniden hatırlatacağız.

Damga vergisi var. Neye damga basıyorsunuz? Çocuk sınava giriyor 300-400 lira masraf ödüyor. Koca Türkiye bu sınavları bedava yapamıyorsa yazıklar olsun. Her eve iş, her aileye bir ev. Sloganımız bu.

‘HER YIL 10 BİN GENCİ YURTDIŞINA YOLLAYACAĞIM’

Bu ülkenin gençlerini her yıl 10 bin gencini yurtdışına göndereceğim. Atatürk’ün yaptığı gibi. O yıllarda bin kişiydi. Her yıl 10 bin kişi yapacağım ben. Kindar nesil değil uzman gençler yetiştireceğiz. Enerjimizi nükleerden değil doğamızdan güneşimizden kullanarak Türkiye’nin geleceğini temin edeceğiz.

Osmanlı matbaayı 250 sene geç aldı. 2011’de Almanya’da başlayan 4.0 endüstri devrimi başladı. Önümüzdeki 5 yılda bunu kavrayamazsak gelecek 100 yıl köle olacağız. Önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye’nin gençleri barışmazsa, geleceği okuyamazsa, 100 yıl geri kalacağız.

‘ABİ BANA GAZ VERME’

Cumhuriyet’in haberine göre salondakilerden biri “Hırsızdan milli olur mu?” deyince İnce de gülerek şöyle yanıt verdi: “Abi bana gaz verme. Zaten yeterince gaz var başımda çok dava var. Rahmetli Ecevit’inki gibi, 70’lerdeki gibi bir rüzgar esiyor.”

Dolar/TL güne rekorla başladı: 4,3744

Dolar, küresel piyasalarda gelişmeler ve jeopolitik risklerle 4.3744 lira ile yeni tarihi rekor düzeye tırmandı, euro da parite etkisiyle 5.1794 lira ile tarihi zireye yaklaştı. Küresel piyasalarda dolar endeksi, 93.3 düzeyini de aşarak ile Aralık ayı sonundan bu yana en yüksek düzeye çıkarken, ABD para birimi lira karşısında da aralıksız yükselerek 4.3744 liraya kadar çıktı. Dolar günün erken işlemlerinde 4.35 – 4.36 lira aralığında hareket ederken, euro da 5.16 – 5.17 lira aralığına çekildi. Euro önceki hafta 5.1941 lira ile tarihi rekor düzeyine tırmanmıştı.

Dolar endeksinde yer alan para birimleri ve ağırlıkları şöyle:

  • Euro (EUR) ağırlık yüzde 57.6
  • Japon Yeni (JPY) ağırlık yüzde 13.6
  • Pound sterling (GBP) ağırlık yüzde 11.9
  • Kanada Doları (CAD) ağırlık yüzde 9.1
  • İsveç Kronu (SEK) ağırlık yüzde 4.2
  • İsviçre Frankı (CHF) ağırlık yüzde 3.6

Borsa İstanbul Endeksi (BIST100) Salı günü, geçen yıl Haziran ayından bu yana ilk kez 100 bin puanın altında kapandı. BIS100, haftanın ikinci işlem gününü, yüzde 1.49 düşüşle 99 bin 363 puandan geride bıraktı.

Bütçe giderlerinin artmasına bağlı olarak Hazine borçlanmalarını artıracağı beklentisiyle, devlet tahvili faizlerinde yükseliş de sürüyor. Tahvil bono piyasasında Gösterge 10 yıllık tahvilin bileşik faizi, dünkü yüzde 13.87’den hızlı yükselişle yüzde 14’ü de aştı ve yüzde 14.01 düzeyini gördü. Gösterge iki yıllık tahvilde ise dün spot kapanışta ortalama bileşik faiz yüzde 15.33, valörde son işlemde yüzde 15.27 düzeyinden, bugün spot kapanışta yüzde 15.47 valörde yüzde 15.53 oldu.

İş Yatırım’ın “Trump’ın İran hamlesi…” başlıklı günlük piyasa bülteninde şöyle denildi:

“ABD’nin İran ile nükleer anlaşmadan çekildiği açıklaması sonrası petrol ve dolar güçlenirken gelişmekte olan ülke paralarındaki değer kaybı hızlandı.

“Ancak, emin liman olarak görülen altına hücum sınırlı düzeyde kaldı.

“Türkiye varlıklarında satış baskısı devam ediyor.İran şoku dolayısıyla petrol fiyatlarında ve dolarda önemli bir güçlenme öngörmüyoruz.

“Türkiye varlıkları küçük büyük her türlü dışsal şoka karşı kırılgan konumda.

“Sene başından beri performansa bakıldığında, Türk lirasından (-yüzde 12.5), hisse senedine (MSCI Türkiye –yüzde 25), yerel tahvilden (DİBS 10Y faizi +230bp), eurotahvillere (30Y eurotahvil faizi 128bp) tüm varlık guruplarında açık ara en kötü performans gösteren üç piyasa arasında yer alıyoruz.

“Ekonominin genel dengelerinde önemli bir bozulma olmamasına rağmen yaşanan satış dalgasında Türkiye’nin ABD dolarının güçlenmesine ve faizlerdeki artışa karşı kırılgan olduğu algısı etkili oluyor.

“Yaşanan satış dalgası sonrası Türkiye varlıkları cazip seviyelere geldi ve uzun vadeli düşünen yatırımcılar için tarihi bir fırsat sunuyor.

“Ancak doların güçlenmeye ve faizlerin yükselmeye devam etmesi durumunda Türkiye varlık fiyatlarındaki değer kaybı devam edebilir.”

Dolarda yeni tarihi rekor

Artan ABD hazine tahvil getirileri ve güçlü ekonomik verilerin desteğiyle yaklaşık dört ayın zirvesine yükselen dolar 4.3018 lira ile yeni tarihi rekorunu kırdı, euro da parite etkisiyle yükselerek 5.1135 liraya çıktı. Tahvil bono piyasasında 10 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi yüzde yüzde 14.01’i gördü

Bütçe giderlerinin artmasına bağlı olarak Hazine borçlanmalarını artıracağı beklentisiyle, devlet tahvili faizlerinde yükseliş de sürüyor. Tahvil bono piyasasında Gösterge 10 yıllık tahvilin bileşik faizi, dünkü yüzde 13.87’den hızlı yükselişle yüzde 14’ü de aştı ve yüzde 14.01 düzeyini gördü. Gösterge iki yıllık tahvilde ise dün spot kapanışta ortalama bileşik faiz yüzde 15.33, valörde son işlemde yüzde 15.27 düzeyinden, bugün spot kapanışta yüzde 15.47 valörde yüzde 15.53 oldu.

Merkez Bankası’nın dövizde zorunlu karşılıkları düşürmesine karşın, dolar yeni güne tarihi rekor düzeye yakın başlarken, Borsa İstanbul Endeksi 99 bin 561 puana kadar indikten sonra 100 bin 131 puana döndü.

Gelişmelerle dolar endeksi günlük yüzde 0.49 artışla 93.206 ile Aralık ayı sonundan bu yana en yüksek düzeye çıktı.

Beklentilerin altında gelen Alman sanayi siparişleri ve euro bölgesi yatırımcı güveni verilerinin ardından euro/dolar paretisi de dün bu yıl ilk kez 1.19’un altına indikten sonra, bugün 1.1842 düzeyine çekildi.

‘Hem gaza basarım, hem frene…’

İş Yatırım’ın “Hem gaza basarım, hem frene…” başlıklı günlük piyasa bülteninde, “Gelişmekte olan piyasalar üzerindeki baskı artıyor” denildi ve şu değerlendirme yapıldı:

“DXY dolar endeksi ve ABD tahvil faizleri üzerinden yapılan sayısal analizler gelişmekte olan piyasaların Lehman sonrası en zorlu finansal koşullarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

“Erken seçim arifesinde zorlu bir konjonktürde küresel dalgalarla karşılaşan ekonomi yönetimi formula bir pilotları gibi hem gaza (genişleyici maliye politikaları) hem frene basarak (daraltıcı para politikaları) tehlikeli bölgeyi geçmeye çalışıyor.

“Ancak genişleyici maliye politikaları ile daraltıcı para politikalarının eş anlı olarak kullanılması Türkiye’yi olumlu ayrıştırmak için yeterli olmuyor. Güçlü büyüme ve şirket karlarına rağmen dünyadan negatif ayrışmaya devam ediyoruz.”

Amele değil can pazarı: Yerli işçiye 50, yabancı işçiye 20 lira

HÜSEYİN ŞİMŞEK [email protected] @simsekhuseyinn

Yevmiye karşılığı günlük işlerde çalışan işçiler, Ankara’nın Dışkapı semtinde her gün “amele pazarı”nda iş bekliyor.
Para kazanmak için inşaat ve taşımacılık dışında çok fazla seçeneği olmayan işsiz yurttaşlar, her sabah gün doğarken Dışkapı Köprüsü altında bulunan amele pazarına gelerek kendilerini “seçecek” işverenlerini bekliyor. Çoğunluğunu lise mezunu gençler ile orta yaşlıların oluşturduğu yurttaşların günlük yevmiye ile çalışmak için bekledikleri amele pazarında artık yabancı uyrukluların sayısı, yerli işçilerden fazla.

Yabancılara günlük 20 TL
Suriyeliler ve Afganlar, karınlarını doyurmak için Türkiyeli işçilerle birlikte bir işverenin gelip kendilerini seçmesini bekliyor. Türkiyeli işçiler günlük ortalama 40 ile 50 TL kazanırken yabancı uyruklu işçiler 20-40 TL yevmiye karşılığı çalışmayı kabul ediyor. İşçilerin ortak problemleri amele pazarına gelen işverenlerin kendilerine dürüst davranmaması, söylediklerinden daha ağır işler yaptırmaları, bazen de paralarını alamamaları…

‘Her sabah geliyorum’
22 yaşındaki Bilal Başakçı, Ankara’nın Mamak ilçesinde bir liseden mezun olduktan sonra maddi olanakları yeterli olmadığı için üniversitede okuyamadığını, bu nedenle bir nakliye firmasında işe başladığını anlattı. Başakçı, nakliye firmasındaki işine sektördeki durgunluk nedeniyle son verildiğini ve bu nedenle her gün sabah erken saatlerde amele pazarına geldiğini anlattı.

‘Koyun gibi seçiyor’
“Okuyabilsem mühendis olmayı hayal ediyordum” diyen Başakçı şunları anlattı: “Önceleri amele pazarına gelmeyi çok sorun ediyordum. Kimseye söyleyemiyordum. İlkokuldaki tüm arkadaşlarıma ‘mühendis olacağım’ demiştim. Şimdi ise yol kenarında bekliyorum ve birileri gelip beni koyun gibi seçiyor. Bu kolay kabul edilebilecek bir şey değil.”

‘Çoğu gün iş bulamıyorum’
Bakmak zorunda olduğu bir annesi ve iki de küçük kardeşi olduğunu ifade eden Başakçı, “Babamı beş sene önce kaybettik ve o günden sonra ailemi ben geçindirmeye başladım. Amele pazarında günlük en fazla 50 TL kazanıyorum. Çoğu gün iş de bulamıyorum. Ayda 15-20 gün ya çalışıyoruz ya da çalışamıyoruz” diye konuştu.

‘Ağır işlerde çalıştırılıyoruz’
Günlük olarak çalıştırılacakları yere götürmek için kendilerini amele pazarından alan işverenlerin birçoğunun söylediği işlerden daha ağır işler yaptırdığını anlatan Bilal Başakçı, “İş güvencemiz yok ve itiraz etme şansına sahip değiliz. Biri gelip ‘üç katlı bir apartmanın ikinci katına eşya taşınacak’ diyor, sonra onun beş katlı asansörsüz bir bina olduğunu öğreniyoruz ve en üst kata eşya taşımaktan başka çaremiz yok. O gün eve ekmek götürmeden dönersem kardeşlerim, annem ne yapar? Kolay bir durum değil. Okuyamadığım için çalışmak zorundayım. Bu işte gurur yapılamayacağını bize öğrettiler. Yaşayabilmek için ne iş olsa yapıyoruz” dedi.

‘Emekli olana kadar her gün’
Son zamanlarda Afganistanlı ve Suriyeli işçilerin de Dışkapı Köprüsü’nde iş beklemeye başladığını daha ucuza çalıştıkları için müteahhitlerin, taşeronların artık kendilerini tercih etmediğini söyleyen 46 yaşındaki Hasan Ali Gündüz ise emeklilik yaşına kadar her gün amele pazarına geleceğini söyledi. Açtığı içki ve sigara bayiinin akşam 10.00’da sona eren içki satışı nedeniyle kapandığını, ekonomik düzeninin bozulduğunu ve gündüzleri amele pazarına gelerek şansını denediğini ifade eden Gündüz, “Dükkanı kapattıktan sonra uzun süre ne yapacağımı bilemedim. Önce marketlerde kasiyerlik yaptım, sonra garsonluk. Bu yaşıma kadar bir tek amele pazarında çalışmamıştım ama artık onu da yapıyorum. Utanılacak bir durum yok çok şükür ki. Çalmıyoruz. Sadece bizi seçiyorlar ve çalışıyoruz” diye anlattı.

‘Çocuklarım için’
Yaşam pahalılığından dolayı iki çocuğunun isteklerini karşılamakta zorlandığını ifade eden Gündüz, “Aslen Adanalıyım. Böyle giderse iki çocuğumu ve eşimi alıp Adana’ya geri döneceğim. 25 sene önce evlendiğim zaman Adana’dan Ankara’ya rahat bir yaşam için gelmiştim. 25 sene boyunca yaşam her gün biraz daha ağırlaştı. Hele son 10 yıldır dar boğazdan kurtulma umudumuzu da kaybettik” dedi.

‘İtiraz şansımız yok’
İnsani koşullardan uzakta çalıştırıldığı için bir arkadaşını iş kazasına kurban verdiğini anlatan Emin Göktepe ise, “İtiraz şansımız yok” diyor. Amele pazarına yanaşan arabalara sorgusuz sualsiz binmek için birbirleri ile yarıştıklarını anlatan Göktepe, “İşveren kişi bizi arabasına aldığı için kendimizi şanslı hissediyoruz. Her gün onlarca kişiyi geride bırakmaya çalışıyoruz. Bu şartlar altında işçi almak için yanaşan arabalara ‘ne iş için durdun’ demeyi kimse düşünmüyor. Onun yerine arabaya koşuyor” şeklinde konuştu.

‘Paramızı alamadığımız oluyor’
Amele pazarına gelmeye başladıktan sonra yaşadığı en kötü tecrübenin 12 saat boyunca bir inşaatta çalıştırıldıktan sonra yevmiye olarak verilen 30 TL’yi kabul etmediği için o gün eve ekmek götürememesi olduğunu söyleyen Göktepe, şunları anlattı: “İşveren ve yanında çalıştırdığı sigortalı elemanları beni öldürmekle tehdit ettiler. ‘12 saat işin karşılığı 30 TL mi’ diye sorduğumda darp edildim. Elimde hakkımı arayacağım bir belge olmadığı için de o gün para kazanamadım. Bu risk her gün var. Çünkü ne iş olduğunu bile soramadan kamyonlara bindirilip götürülüyoruz. Hiç kimse böyle yaşamayı hak etmiyor.”

‘20 liraya 10 saat çalıştırılanı gördük’
Yabancı uyruklu işçilerin son iki yıldır amele pazarına gidip gelmeye başladığını ifade eden kıraathane esnafı Fevzi Arslan ise sabah saat 05.00’ten itibaren işçilerin beklemeye başladığını söylüyor. Afgan ve Suriyeli işçilerin diğer işçi gruplarına oranla daha kalabalık olduğunu anlatan Arslan, işverenlerin de ucuz iş gücü olmaları nedeniyle bu grupları tercih ettiğini söylüyor. Çoğu yabancı uyruklu işçinin dil dahi bilmediğini fakat “işaretleşerek” işverenler ile anlaştıklarını anlatan Arslan, “Afgan işçiye 20 TL verip 10 saat boyunca ona hamallık yaptırabiliyorlar. Akşam işleri biten işçiler, amele pazarında sabah olmasını kahvehanelerde bekliyor” dedi.

Araba yanaştı, sohbet bitti
Sohbeti yaklaşan bir araba bozdu. Kısa süre önce şakalaşan, dertleşen, sohbet eden işçiler, birbirlerini ezercesine koşarak arabanın kapılarına yapıştı. İşi, yevmiyeyi sormadan arabaya doluşanlar ekmek yarışını kazanamayanların bakışları arasında pazardan uzaklaştı. Saat 11.00’e kadar bekleyenlerin küçük bir grubu bugünkü ekmek yarışını kazanırken diğerleri “Belki bir soran olur” umuduyla çevredeki kahvehanelere dağıldı.

TCMB’den dövize bir müdahale daha

Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, “Günlük olarak düzenlenen Türk Lirası Depoları Karşılığı Döviz Depoları ihale tutarı 1,25 milyar ABD dolarından 1,5 milyar ABD dolarına yükseltilmiştir. Buna göre, halihazırda en fazla 6,25 milyar ABD doları olan söz konusu ihalelerin toplam bakiyesi 7,5 milyar ABD dolarına ulaşabilecektir.” denildi.

Dolar, kararın ardından hafif bir gevşeme ile 4.34 lira seviyelerine geriledi.

Türk lirası depoları karşılığı döviz depoları piyasası; uygulanmakta olan para ve kur politikası çerçevesinde, Türk Lirası ve döviz likiditesi yönetimindeki esneklik ve araç çeşitliliğinin artırılması amacıyla kullanılıyor.

İKİ GÜN ÖNCE DE HAMLE YAPMIŞTI

Merkez Bankası, iki gün önce de ROM (Rezerv opsiyonu mekanizması) döviz imkanı üst sınırını düşürmüş ve yüzde 55’ten yüzde 45’e çekmişti. Böylece 2.2 milyar doların bankaların kullanımına geçeceğini duyurmuştu.

Merkez’in bu klararının ardından kurlar hafifçe gevşese de arkasından yurtdışındaki dolar yükselişine bağlı olarak yeniden yönünü yukarı çevirmişti.

Dolardan yeni rekor

Dolar, küresel piyasalarda gelişmeler ve jeopolitik risklerle 4.3513 lira ile yeni tarihi rekor düzeye tırmandı; Euro da parite etkisiyle 5.1658 lira ile tarihi zireye yaklaştı.

Küresel piyasalarda dolar endeksi, 93.2 düzeyini de aşarak ile aralık ayı sonundan bu yana en yüksek düzeye çıkarken, ABD para birimi lira karşısında da aralıksız yükselerek 4.3513 liraya kadar çıktı. T24’ün haberine göre; dolar ilk işlemlerde 4.34 – 4.35 aralığında hareket ederken, Euro da 5.14 – 5.15 lira aralığına çekildi. Euro önceki hafta 5.1941 lira ile tarihi rekor düzeyine tırmanmıştı.

Dolar endeksinde yer alan para birimleri ve ağırlıkları şöyle:

Avro (EUR) ağırlık yüzde 57.6
Japon Yeni (JPY) ağırlık yüzde 13.6
Pound sterling (GBP) ağırlık yüzde 11.9
Kanada Doları (CAD) ağırlık yüzde 9.1
İsveç Kronu (SEK) ağırlık yüzde 4.2
İsviçre Frankı (CHF) ağırlık yüzde 3.6

Bütçe giderlerinin artmasına bağlı olarak Hazine borçlanmalarını artıracağı beklentisiyle, devlet tahvili faizlerinde yükseliş de sürüyor. Tahvil bono piyasasında Gösterge 10 yıllık tahvilin bileşik faizi, dünkü yüzde 13.87’den hızlı yükselişle yüzde 14’ü de aştı ve yüzde 14.01 düzeyini gördü. Gösterge iki yıllık tahvilde ise dün spot kapanışta ortalama bileşik faiz yüzde 15.33, valörde son işlemde yüzde 15.27 düzeyinden, bugün spot kapanışta yüzde 15.47 valörde yüzde 15.53 oldu.

5 şeker fabrikasının satışına onay!

5 şeker fabrikasının özelleştirilmesine ilişkin nihai onay çıktı. Özelleştirme Yüksek Kurulu Turhal, Yozgat, Çorum, Kırşehir ve Bor şeker fabrikalarının satış ihalesi sonuçlarını onayladı.

Fabrikaların kazanan şirketlere devredilmesini sağlayacak karar Resmi Gazete’de yayınlandı.

Buna göre Turhal Şeker Fabrikası 569 milyon lira veren Kayseri Şeker Fabrikası’na devredilecek.

Yozgat Şeker Fabrikası 275 milyon, Bor Şeker Fabrikası 336 milyon lira bedelle doğuş gıda’ya geçecek.

528 milyon lira ile ihaleyi kazanan safi katı yakıt şirketi Çorum Şeker Fabrikası’nı, 330 milyon lira ödeyecek olan Tutgu Gıda da Kırşehir Şeker Fabrikası’nı alacak.

Tapu harcı vergisi düşürüldü; rakı, cin ve votkanın vergisi

Bakanlar Kurulu, kapsamlı bir KDV ve ÖTV düzenlemesi yaptı.

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeye göre, tapu harcında binde 20 olan oran, 31 Ekim 2018’e kadar binde 15’e düşürüldü.

Bu oran sadece konut ve işyeri alımlarında geçerli olacak, arsa ve arazi alımlarında ise geçerli olmayacak.

Düzenlemeyle 300 bin liralık bir evin tapu masrafı 12 bin liradan 9 bin liraya düşecek.

KONUTTA KDV İNDİRİMİ

Konutta KDV oranı da yine 31 Ekim 2018 tarihine kadar yüzde 18’den yüzde 8’e indirildi.

Düzenlemeyle kadın istihdamına destek için kreş desteği artırıldı. Kreşe gönderilen çocuk başına tutar 304 lira yerine 1015 lira oldu.

RAKI, VOTKA VE CİNDE VERGİ YÜKSELDİ

Alkollü içkilerle ilgili de bir takım düzenlemelere gidildi. Likör, şarap ve viski gibi bazı alkollü içkilerin vergi oranları düşürüldü.

Rakı, cin ve votkanın asgari maktu vergi oranı ise yükseltildi.

2 litreyi geçmeyen kaplarda uygulanmak üzere rakının asgari maktu vergi tutarı 171,2 lira yerine 184,3 lira oldu. Votka ve cinde ise 175,6 lira olan tutar, 184,4 liraya yükseltildi.

AB UYUM YASALARI ÇERÇEVESİNDE

Alkollü içkilere yönelik düzenlemenin, AB uyum yasaları çerçevesinde; yüksek “alkollü içkilerin vergilerini eşitlemeye” yönelik Türkiye’nin taahhütleri nedeniyle alındığı bildirildi.