Tarafsız Habercilik

İsveç, 9 bin mülteci çocuğa sığınma hakkı tanıdı

İsveç Parlamentosu, çoğunluğu Afganistan’dan gelen 9 bin sığınmacı çocuğa ülkede kalma hakkını tanıyan tasarıyı kabul etti.

İsveç’te 23 bini Afganistanlı tek başına gelerek iltica talebinde bulunan 40 bini aşkın 18 yaşın altında sığınmacı çocuk bulunuyor.

Evrensel’in haberine göre, Göçmen Dairesi’nin sığınmacı çocukların başvuruları ile karar vermesinin gecikmesi, bazı çocukların iltica taleplerini reddetmesi çocuklar arasında kaygı ve huzursuzluklara yol açmıştı. Bunalıma düşen ondan fazla çocuk intihar etmişti.

İltica talepleri reddedilen çocuklar, “Genç İsveç” adını verdikleri bir örgütlenmeye gitmiş, başkent Stockholm başta olmak üzere İsveç’in büyük yerleşim birimlerinde gösteri, miting, oturma eylemleri ve açlık grevleri gerçekleştirmişti. Pek çok İsveçli aydın ve sivil toplum örgütü de çocukların eylemlerine destek vermiş ve hükümete sorunun çözülmesi için yasalarda yeni düzenlemelere gitme çağrısı yapmıştı.

İnce: Diyarbakır’da Demirtaş’ın ailesini ziyaret edeceğim

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce “İkinci turda Kürt seçmen size destek verir mi?” sorusuna cezaevinde ziyaret ettiği Selahattin Demirtaş’ın “Ben burada yan gelip yatıyorum, diğer Cumhurbaşkanı adayları çalışıp duruyor” esprisini hatırlatarak yanıt verdi. İnce, Diyarbakır’a gittiğinde Demirtaş’ın ailesini ziyaret edeceğini de söyledi.

İnce, önceki akşam AB ülkelerinin Ankara’daki Büyükelçileri ile akşam yemeğinde bir araya geldi.

“Çocuklara 3 dili öğreteceğiz”

Sözcü gazetesinden Zeynep Gürcanlı’nın haberine göre, Muharrem İnce’ye Avrupalı Büyükelçiler özellikle “ana dilde eğitim” konusunda ne düşündüğünü sordular. İnce, Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde eğitimi çocuklara üç dil öğretecek şekilde düzenleyeceklerini belirterek, “Türkçe, çocuğun ana dili ve bir uluslararası dil öğreteceğiz” yanıtını verdi.

“Ülkelerin kurallarına saygılıyım”

Muharrem İnce’ye, yurtdışında miting yapıp yapmayacağı da soruldu. Yunanistan ve Bulgaristan’da miting olmasa da, oradaki Türk kökenli halkla buluşma planladığını anlatan İnce, isim vermeden referandum döneminde AK Partili bakanların “gelmeyin” denmesine rağmen hükümetlere haber vermeden Avrupa ülkelerinde seyahat etmelerine değinerek, “Ama eğer sorun yaratacaksa, gitmem. Ben ülkelerin kurallarına saygılıyım. Benim kuracağım hükümetten bir bakan, mesela Hollanda’ya gidecek olsa, Hollanda bunu uygun bulmasa, elbette Hollanda’nın kararına saygılı oluruz” diye konuştu.

“Başörtüsü insanların kişisel tercihi, karışmam”

İnce’ye başörtüsü de soruldu. “Bu konu,insanların kişisel tercihidir. Ben karışmam” diyen İnce, tüm insanların inançlarına saygılı olduğunu vurguladı.

“2. turda Kürtlerin oyunu alır mısınız?”

İnce’ye yemekte sorulan en ilginç sorulardan biri de, ikinci tura kalması halinde Türkiye’nin Kürt kökenli vatandaşlarının oyunu alıp alamayacağı idi. “Bu konuda hiçbir endişesi olmadığını” söyleyen Muharrem İnce, HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş’ı da Edirne Cezaevinde ziyaret ettiğini anlattı. İnce, seçim mitingi için Diyarbakır’a gittiğinde de Demirtaş’ın ailesini ziyaret edeceğini ifade etti. Yemekte Büyükelçilere, Demirtaş’ın kendisine “ortada bir haksızlık var; Ben burada yan gelip yatıyorum, diğer Cumhurbaşkanı adayları çalışıp duruyor” esprisini yaptığını, “tüm cumhurbaşkanı adayları birer hafta gelip benim yerime yatsın, ben de çalışayım” dediğini de anlattı ve “Ben de kendisine ben gelir bir hafta yatarım” dediğini aktardı.

“Yönümüz Batı’ mesajı

İnce, konuşmasında, “Osmanlı dönemlerini canlandırma hevesindeki zihniyete karşıyız” diyerek, Atatürk’ün başta “Yurtta barış, cihanda barış” olmak üzere pek çok sözüne atıf yaptı. Atatürk’ün Cumhuriyeti kurarken yön olarak “muassır medeniyetleri” işaret ettiğini, bundan da Batı demokrasileri ile laikliği kast ettiğini vurgulayan İnce, seçilmesi halinde hemen atacağı adımları ise şöyle sıraladı;

* OHAL derhal kalkacak.
* Piyasa ekonomisi tüm kurallarıyla işleyecek, Merkez Bankası’na tam bağımsızlık sağlanacak.
* Hukukun üstünlüğü sağlanacak.
* Şeffaflık ve hesap verilebilirlik, bizim iktidarımızın ana ilkesi olacak.

Muharrem İnce 15 günde 13 il mitingi yaptı

Cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyasını 4 Mayıs 2018 tarihinde Birinci Meclis önünden başlatan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, 15 günde 13 il mitingi gerçekleştirdi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından 4 Mayıs’ta CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanan İnce’nin mitingleri sürüyor.

Seçim kampanyasını, Ulus’taki Birinci Meclis önünden başlatan İnce, ilk büyük mitingini memleketi Yalova’da yaptı.

Daha sonra sırasıyla Edirne, Hakkari, Rize, Denizli, Manisa, Konya, Niğde, Aksaray, Çorum ve Amasya’ giden İnce, 18 Mayıs’ı ise Trakya’ya ayırdı. Dün Kırklareli ve Tekirdağ’da halkla buluşan Muharrem İnce, Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarih olan bugün de Samsun’da olacak.

Bugün ayrıca Sinop’ta halka seslenmesi beklenen İnce, yarın ise Osmaniye ve Adana’da miting yapacak.

Toplamda 50 il mitingi

Gittiği illerdeki bazı büyük ilçeleri de ziyaret eden Muharrem İnce’nin, 24 Haziran’a kadar 50 ilde miting yapması planlanıyor.

Muharrem İnce, 21 Mayıs Pazartesi günü Bartın ve Zonguldak’ta, 22 Mayıs Salı günü Düzce ve Bolu’da, 23 Mayıs Çarşamba günü ise Erzincan ve Sivas’ta olacak.

İnce, 25 Mayıs Cuma günü ise Uşak ve Afyonkarahisar’da miting düzenleyecek.

Liste yarın netleşecek

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun üzerinde çalışmaları devam ederken, milletvekili aday listesi, yarın akşam toplanacak Parti Meclisi’nin (PM) onayına sunulacak. Yarın ilk olarak Merkez Yönetim Kurulunu toplayacak Kılıçdaroğlu, akşam 19.00’da ise PM’ye başkanlık edecek. CHP’de tüzük gereği milletvekili adayları il il PM’nin onayına sunulacak.

Kılıçdaroğlu’nun İzmir ya da İstanbul’dan milletvekili adayı olacağı, Deniz Baykal’ın ise Antalya 1. sıradan aday gösterileceği belirtildi.

Grup kurabilmesi için Saadet Partisi’nden 5-6 ismin CHP’nin listelerinden aday olması beklenirken, ayrıca Abdüllatif Şener, Kani Beko, İbrahim Kaboğlu gibi isimlere CHP listesinde yer verileceği öğrenildi.

CHP’de yarın yapılacak MYK ve PM toplantıları nedeniyle parti genel merkezinde ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Bildirge 24 Mayıs Perşembe açıklanacak

Partinin yazım çalışmaları devam eden seçim bildirgesi ise 24 Mayıs Perşembe günü kamuoyuna açıklanacak.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun onayının ardından bildirge, 24 Mayıs Perşembe günü ATO Congresium’da kamuoyuna açıklanacak. Toplantıda ayrıca CHP’nin milletvekili adayları da tanıtılacak.

CHP bildirgesinde asgari ücretin en az 2 bin lira olması, taşerona şartsız kadro, “Aile Sigortası” gibi sosyal devletin güçlendirilmesine yönelik vaatler yer alacak. Bildirgede, emeklilere dini bayramlarda birer maaş ikramiye verilmesi, OHAL’in kaldırılması ve Doğu Anadolu Bölgesi’nin bir üretim üssü olmasını içeren “Merkez Türkiye” projesine vurgu yapılacak.

Daha çok salon toplantılarına katılması beklenen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise Muharrem İnce’ye destek ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için partisine oy istemek amacıyla İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyükşehirlerde sınırlı sayıda miting yapacağı belirtiliyor.

Kılıçdaroğlu’nun, İnce ile bazı mitinglere katılması da bekleniyor.

Muharrem İnce Samsun’da konuştu: ‘Gençler paketleyin bunları’

Muharrem İnce, Samsun mitingini, Atatürk’ün 99 yıl önce bu kente ayak basarak ulusal kurtuluş savaşını başlattığı 19 Mayıs’a denk getirdi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı İnce’yi Samsun Çarşamba Havalimanı’nda partililer karşıladı.

İnce, kendisini karşılayanların coşkusuna, halaya katılarak ortak oldu.

Partililerle halay çeken İnce daha sonra CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ve yanındakilerle birlikte Samsun merkeze hareket etti.

muharrem-ince-samsun-da-konusuyor-465422-1.

İnce, bildirgesinin açıkladığı toplantının ardından Samsun’da vatandaşlara seslendi. Miting sırasında makam aracı olarak bisiklet hediye edilen İnce, “Cumhurbaşkanlığı demirbaşına kaydedilecektir” diye konuştu. İnce konuşmasının ardından hediye edilen bisiklete bindi.

muharrem-ince-samsun-da-konustu-gencler-paketleyin-bunlari-465433-1.

İnce’nin açıklamalarının öne çıkan başlıklar şöyle:

-Benim dedelerim, 1924’te Selanik’ten Türkiye’ye gelirken mübadelede Samsun’a diye gelmişler ama Yalova’da kalmışlar. Size hemşehrilerim desem yanlış olmaz.

-Bu topraklar isyanın, kurtuluşun, direnişin başlangıç toprklarıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk yanındaki askerlerle Samsun’a doğru yola çıktı. Samsun’a geldi, Havza’ya geçti. Telgraflarla, özel ulaklarla 96 miting düzenlediler. O mitingler Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcıdır. Eğer Atatürk 1919’da Samsun’a gelmeseydi, 96 mitingi yapıp milleti Kurtuluş Savaşı’na ikna etmeseydi bugün esirdik. Bugünkü miting de o 96 miting kadar önemlidir.

Gençlere: Bunlar sizinle dalga geçiyor

-Gençler, önümüzde bir tarihi sorumluluk var. 24 Haziran’da normalde sınava girecektiniz, şimdi kabine gireceksiniz. 9 ay kala sınavınızın adı değişti, 8 ay kala soru şekli değişti, 7 ay kala soru biçimi değişti, 4 ay kala soruların sayısı değişti. Yani her ay bir değişiklik yaptılar. Ya soru, ya ders sayısını değiştirdiler, ya da soruluş biçimini. Sınava iki ay kala da tarihini değiştirdiler. Bunlar sizin için hayati derecede önemli olan o sınavın bir yerini değiştirdiler, şimdi yetki sizde. Paketleyin bunları 24 Haziran’da! Bunlar sizinle dalga geçiyor. Bu memleketin 18-19 yaşındaki gençleriyle dalga geçiyorlar.

-Gençler ve kadınlara güveniyorum. Bugün çalışanların yüzde 32’si kadın. 5 yıl içinde 50-50 olacak, eşit olacak eşit!

-19 Mayıs 1919’da Gazi Atatürk buraya geldiğinde ve ondan sonraki süreçte, tarihten bugünle çelişen bir örnek var mı? Yunanistan’la savaştık, galip biziz. Savaştan hemen sonra Atatürk Yunanistan’la barışıyor, hatta Balkan Paktı’nı kuruyorlar. Amerikan bir büyükelçi, Atatürk’e soruyor: Savaşı kazandın, neden tazminat istemiyorsun? “Para iste” diyor. Atatürk diyor ki, “Ekonomiyi geliştirerek alacağımız para tazminatla alacağımızdan çok olur.” Bakın o büyükelçi anılarında şöyle yazıyor: Hayatımda böyle zeki, böyle dahi adam görmedim. Türkiye’de şu anda Amerikan büyükelçisi yok, katip düzeyinde hareket ediyoruz. Suriye’de büyükelçi yok. Neden? Beyefendi Esad’la küs. Böyle devlet yönetimi olur mu! Olmaz!

“İçeride de barışacağız, dışarıda da barışacağız”

-Ey Merkel diyor, gidiyor ihale veriyor. EY Amerika diyor, gidiyor Boeing alıyor. Ey Putin, S-400 alıyor. Ey Hollanda, Petrol Ofisi’ni satıyor. Böyle olmaz, barışacağız. İçeride de barışacağız, dışarıda da barışacağız.

-Projemiz 3-B. Barışacağız. Ayrı gayrı yok, hep birlikte büyüyeceğiz. Büyüyeceğiz, ekonomimiz güçlenecek. Bölüşürken de adil bölüşeceğiz. Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığında hiç fabrika açılmasa, yatırım yapılmasa, sıfır iş yapsam; sadece mevcut geliri adil paylaşsak maaşlarınız iki katına çıkar.

-Bir yanda Saray’da şatafat içinde yaşayanlar var. O saraya harcanan para 2 milyar dolar. O parayla 100 bin ev yapardık. Suriyelilere harcanan para 40 milyar dolar. Ev yapsaydık, 2 milyon ev yapardık. Yazık günah değil mi! Cumhurbaşkanı olduğumda o sarayda oturmayacağım, söz! Orayı bu ülkenin zeki, akıllı, çalışkan çocuklarına vereceğim.

-Devlet adamıyla siyasetçi arasında bir fark var. Siyaseti gelecek seçimi, devlet adamı gelecek nesili düşünür.

“Yol yaptılar, çöküyor; köprü yaptılar, geçmesen de ücret ödüyorsun”

-Meydanlara geliyor CHP tezektir, pisliktir diyor. Benim ağzımdan böyle bir şey duymayacaksınız. Testinin içinde ne varsa ağzından o dökülür. Bir başka gün, diplomatları aşağılıyor. Siyaset bilen, yabancı dil bilen insanlar onlar. Monşerler diyor, ayıptır. Çırak çocukları da, doktorları da, diplomatları da kimse aşağılamayacak. Herkes saygı gösterecek birbirine!

-Benim cumhurbaşkanlığımda meydanlarda kaliteden söz edeceğim. Yol yaptılar mı, yaptılar; ama hep çöküyor. Köprü yaptılar, doğru; geçmesen de para ödüyorsun. Garanti vermiş, dolar üzerinden hem de. Bize soruyor, ey CHP sen hiç köprü yaptın mı! Ben ona sorayım, ey Erdoğan sen hiç şeker fabrikası yaptın mı!

“Cumhurbaşkanlığımda şeker fabrikalarını geri alacağız”

-O şeker fabrikalarını alanlara sesleniyorum, benim cumhurbaşkanlığımda fabrikaları geri alacağız. Oraya para bağlayanları da mağdur etmeyeceğiz. Paraları iade edeceğiz ama bir şartla! Yatırıma yönelteceksiniz, yeni yatırımlar yapacaksınız.

-Kaliteden başka bi de girişimcilik duyacaksınız. Ben bu ülkenin evlatlarını tanıyorum, yıllarca fizik anlattım onlara. Girişimci gençleri Türkiye Cumhuriyeti destekleyecek, sonuna kadar destekleyecek.

-Benim hemşehriyle aramızda bir fark var. Onda devletin uçağı, helikopteri var, örtülü ödenek var. Benim de milletim var. Üniversite öğrencisi mesaj atmış, Muharrem abi diyor 5 lira yatırdım kampanyana. O devletin parasıyla ben de milletin gönlünden kopan parayla kampanya yapacağım.

“Eğitim sistemini, 81 milyon uzlaşana kadar 1 yıl boyunca tartışacağız”

-Bizim markamız, tasarımımız, teknolojimiz yok. Dünyada 100 marka arasında bir tane Türk markası yok. Bize marka lazım. Bizim tasarım yapan, teknoloji üreten, marka yaratan gençlere ihtiyacımız var. Onun için diyorum ki, gençleri iyi eğiteceğiz. Yabancı dil, matematik öğreteceğiz; yurt dışına gönderip tecrübelerini artıracağız.

-Milli Eğitim politikamız nasıl olacak? Size söz veriyorum Ak Partililer, MHP’liler, HDP’liler, Saadet Partililer, İyi Partililer; hepinize, 81 milyona sesleniyorum. Eğitim sistemini değiştireceğiz, ama benim istediğim olmayacak. 81 milyon uzlaşana kadar 1 yıl boyunca tartışacağız. Çocuklarımızın geleceği için önce uzlaşacağız. İstediğim programı uygularım, kindar nesil yetiştiririm. Böyle olmaz, çocuklara yazık. Oturacağız, ‘eğitimde uzlaşma planı’ çıkaracağız. Uzlaştıktan sonra yeni sistemi hayata geçireceğiz. Benim görüşüm egemen olsun diye çocuklarına kıyanlar devlet adamı olamaz!

Uzman çavuşlara, askeri öğrencilere: Moralinizi bozmayın, adalet gelince sorun kalmayacak

-Uzman çavuşlara, askeri öğrencilere sesleniyorum. Darbe girişiminde tepedekilere değil, erlere sesleniyorum. Erin günahı olmaz. Moralinizi bozmayın, canınızı sıkmayın. Adalet gelince hiçbir sorun kalmaz.

-İşe önce yargıdan başlayacağız. Bu yargıdan memlekete hayır gelmez. Cumhurbaşkanı’nın önünde düğme ilikleyen, çay toplayanlardan memlekete hayır gelmez. Cumhurbaşkanı olduğumda AYM’ye, Yargıtay’a gittiğimde o yargıçların ayağa kalkmaması lazım. Yüksek yargıçlar kimsenin önünde ayağa kalkmaz. Önce yargı, hukuk, hukukun üstünlüğü, bağımsız mahkemeler… Bunu yapınca yabancı yatırımcıya güven gelecek, “Türkiye’ye yatırım yapalım” diyecekler.

“Cumhurbaşkanı bütçeyi tek başına yapabiliyor seçilince Meclis’e iade edeceğim yetkiyi”

-Merkez Bankası Başkanı’nı AKP Genel Merkezi’ne çağırıyor. Bu Türkiye’ye yapılacak en büyük kötülüktür. Yatırımcı bunu görünce “Merkez Bankası bağımsız değil ki, kapı kulu, emir kulu” der.

-Gençler işsiz, enflasyon yüzde 10’un üstünde, cari açık 53 milyar dolar. 2008’den bu yana her yıl emekli maaşı düşüyor. 90’larda milli gelirin yüzde 37’sini alıyordu çalışanlar, bugün yüzde 17. Herkes fakirleşti!

-2018’in ilk dört ayında örtülü ödenek 747 milyon lira. Bu para harcanmış, kimseye hesap verilmemiş. Böyle bir şey olabilir mi! Bu bizim, sizin paranız. Şu anda bir yetkisi var cumhurbaşkanının. Yetki şu: Bütçeyi tek başına yapabiliyor. Ben cumhurbaşkanı olduğumda bu yetkiyi kullanmayacağım, Meclis’e iade edeceğim bütçe yapma yetkisini.

“Seçildiğimde ilk işim Gazze’ye gitmek olacak”

-Benim hemşehri dün bir miting yaptı. Sözde Filistin’e destek çıktı. Filistin’de Müslümanlar, kardeşlerimiz katlediliyor. Peki bunlar olurken biz TBMM’de vekillerimizle dedik ki, İsrail’le yapılan anlaşmaları feshetsene? Etmem diyor. Boykot etsene, etmem diyor. Tohum alma diyoruz, alacağım diyor. Mavi Marmara’da 20 milyonu geri ver, vermem diyor. Ne yaparsın? Miting. Yaptığı tek şey miting. 2013’te Gazze’ye gideceğim dedi. 5 senede gidemedi; Gazze yerine Gebze’ye gitti. Devlette devamlılık esastır, seçildiğimde ilk işim Gazze’ye gitmek olacak.

Medyada değişen bir şey yok: 24 Haziran seçimleri için

Seçimler yaklaşırken TRT hangi siyasi partiye ne kadar süre ayırdı? Seçimler yaklaşırken TRT hangi siyasi partiye ne kadar süre ayırdı?

24 Haziran seçimlerine haftalar kala Erdoğan dışındaki cumhurbaşkanı adaylarının başta TRT olmak üzere ana akım medyada kendine yer bulamaması, muhalif kesimlerde giderek artan bir rahatsızlığa neden oluyor.

Türkiye ana akım medyasındaki tek seslilik, 24 Haziran’daki kritik seçim öncesinde kamuoyunda giderek daha fazla hissediliyor. 16 Nisan 2017’deki Anayasa değişikliği referandumu öncesinde olduğu gibi, 24 Haziran seçimlerine gidilen bugünlerde de Türkiye’de ana akım medyanın Erdoğan dışındaki cumhurbaşkanı adaylarına olması gerekenden çok daha az yer vermesi büyük eleştiri konusu.

Mart 2017 döneminde 17 ulusal kanalın yayınlarını inceleyen Demokrasi İçin Birlik girişimi, televizyon kanallarında “hayır” kampanyası yürüten partilere eşit süre ayrılmadığını ortaya koymuştu. Radyo Televizyon Üst Kurulu’ndan (RTÜK) alınan bilgilerle yapılan araştırmada, 1-20 Mart 2017 arası canlı yayınlarda Cumhurbaşkanlığına 169, AKP’ye 301,5 saat ayrılırken, Cumhuriyet Halk Partisi’ne 45,5 saat, MHP’ye 15,5 saat ayrıldığı, HDP’ye ise hiç yer verilmediği ifade edilmişti.

İnce: TRT’nin önünde miting yaparım

Benzer bir tablo şimdi 24 Haziran seçimleri öncesinde de yaşanıyor. Erdoğan dışındaki adayların yaptığı miting ve konuşmalar ana akım medyada kendine yer bulamadı. İlk mitingini memleketi Yalova’da yapan CHP’nin adayı Muharrem İnce’nin konuşması televizyonlarda canlı yayınlanmazken, Erdoğan’ın mitinglerine ise canlı bağlantı yapıldı. Bununla birlikte geçtiğimiz haftalarda iktidara yakınlığı ile bilinen Demirören Grubu’na satılan Hürriyet Gazetesi’nden bir muhabirin Muharrem İnce ile yapacağı röportajın iptal edildiğine dair internet sitelerinde haberler yayınlandı. İnce ise haftasonu Balıkesir mitinginde TRT’yi sert sözlerle eleştirdi ve yaptığı mitinglerin TRT’de yayınlanmaması halinde 130 milletvekiliyle TRT önünde miting yapacağı iddiasında bulundu.

HDP’den medya ambargosu raporu

Medyada en fazla sansüre uğrayan siyasi parti olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) de 7 Haziran 2015 seçimlerinden bu yana “medyada maruz kaldıkları ambargo” hakkında basın kuruluşlarının yayınlarını tarayarak rapor hazırladı. Raporda Selahattin Demirtaş’ın Erdoğan’a yönelik olarak “Seni başkan yaptırmayacağız” sözlerini söylediği 17 Mart 2015 tarihli grup toplantısının HDP’nin NTV, CNN Türk ve Habertürk televizyonlarında canlı yayınlanan son grup toplantısı olduğu belrtildi. Raporda 28 Mart 2018 tarihi itibariyle NTV’nin 830 gün, CNN Türk’ün 650 gün, Habertürk’ün ise 751 gündür ekranlarına HDP’li hiçbir ismi konuk etmediği belirtildi.

24 Haziran’daki seçim yarışı başladıktan sonra da HDP’liler seçim propagandası yapmak için ana akımda kendilerine yer bulmuyor. Cumhurbaşkanları adayları Demirtaş da zaten cezaevinde olduğu için seçim etkinliklerine katılamıyor. Mesajlarını sadece avukatı aracılığı ile sosyal medya hedef kitlesine ulaştırıyor. DW Türkçe

Bakan Soylu’dan ‘seçim güvenliği’ açıklamaları

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Seçim Bölge Güvenlik Toplantısı”na katıldı.

Bakan Soylu, 24 Haziran seçimlerindeki güvenlik çalışmaları konusunda “Mevzuat itibarıya birtakım yenilikler var. Ayrıca yaşanan gelişmelerden, yapılan açıklamalardan anlıyoruz ki dünyanın hemen her yerinden, uluslararası toplum tarafından da yakından takip edilen bir seçim. Dolayısıyla her zamankinden daha ağır bir sorumluluk bizi beklemektedir. Haliyle her zamankinden daha büyük bir dikkat, daha fazla bir özen göstermek durumundayız” dedi. Bakan Soylu, “Seçim güvenliğini üç noktada ele alıyoruz. Birincisi kampanya ve propaganda döneminin güvenliği. İkincisi seçim günü oy verme güvenliği ve üçüncüsü de seçim akşamı oy sayımının güvenliği, sonuçların, listelerin, evrak ve oy pusulalarının ilgili yerlere sağlıklı ve seçim hukukuna uygun bir şekilde iletilmesi” diye konuştu.

DİJİTAL SUÇLAR

Kampanya döneminde alınacak tedbirlere değinen bakan Soylu, “Miting alanları, toplanma alanları, stand çalışmaları, broşür dağıtımı Ramazan nedeniyle iftar programları tedbirlerini kapsayacak. Ayrıca dijital ortamdaki güvenliği de tesis etmek maksadıyla, özellikle sosyal medyada terör örgütü propagandası veya başka türlü provakasyonların ortaya getirilmesi, dijital seçim çalışmalarını engellemeye yönelik siber suçların takibini yapmak maksadıyla da, ilgili birimlerimiz görevleri başında olacaktır. Elbette ki burada dikkat edeceğimiz en önemli konu, güvenliği bahane edip ifade özgürlüğünün önüne geçmemektir. Hayatımızın genel gidişatını yönetme yetkisini, ne kadar vergi vereceğimizi, nasıl bir kanun anlayışıyla yaşayacağımızı belirleyecek kişileri seçiyoruz. Bu önemli bir karardır. Esas olan özgürlüğü temin etmektir. Güvenlik, özgür bir ifade ve tercih ortamını sağlamak için vardır. Bu itibarla bizim temel sorumluluğumuz, birilerinin başkalarının özgürlük alanına müdahil olamayacağı, tercihlerin özgürce yapılabileceği güvenli bir ortamı tesis etmektir” şeklinde konuştu.

“TEDBİRLERİ DIŞARIDAN İZLEYECEK, KONTROL EDECEK BİRİMLER OLUŞTURACAĞIZ”

“Kampanya döneminde basına açık ve kapalı toplantılarda güvenlik tedbirlerini alırken, üçüncü bir göz kullanacağız” diyen Bakan Soylu, “Alınan tedbirleri dışarıdan izleyecek, kontrol edecek birimler oluşturacağız” dedi.

ÇOCUKLARIN BROŞÜR DAĞITMASI

Soylu, ayrıca seçim kampanyalarında 18 yaşından küçüklerin seçim broşürü, seçim materyali, afiş gibi malzemeleri dağıtmasına izin vermeyeceklerini belirtti. Çalışmalarda bazen aşırı tepkiler gösterildiğini, gerginlikler yaşanabildiğini ifade eden Bakan Soylu, “Mahallenin küçük çocuklarının ellerine siyasi parti broşürleri tutuşturup onları tanımadıkları insanların önüne, evine, kapısına yollamak, çocuklarımız açısından bir risk içeriyor. Çocuklarımızı koruma adına böyle karar almış olduk” dedi.

“531 BİN 7 PERSONEL SEÇİM GÜNÜ GÖREV BAŞINDA OLACAK”

Bakan Soylu “Seçim günü tedbirleri kapsamında da kolluk birimlerinin bütün izinleri kaldırılacak. Hali hazırda 264 bin 526 emniyet personeli, 195 bin 695 jandarma, 50 bin 793 güvenlik korucusu ve 19 bin 993 gönüllü güvenlik korucusuyla beraber toplam 531 bin 7 personel seçim günü görev başında olacak” diye konuştu.

74 HELİKOPTER 18 İHA KULLANILACAK

74 helikopter, 18 İHA ve 6 insanlı keşif uçağı ile 765 TOMA’nın gerek seçim günü gerekse kampanya döneminde kullanılacağını belirten Bakan Soylu, “Bu süreçte emniyet birimlerindeki daha küçük dronelar da bu süreçte kullanılacak. Güvenlik, acil durum merkezi, izleme merkezleri, jandarma istihbarat ve emniyet istihbarat birimleri, güvenlik kamera sistemleri entegre şekilde yer alacak” dedi.

“SİLAHLA SEÇİM SANDIKLARININ YANINA GİDİLEMEYECEK”

Soylu, “Özellikle seçim günü, üzerinde silah bulunan kişilerin seçim sandıklarının bulunduğu binalara girişlerine izin verilmeyecektir. Aynı şekilde üzerinde propaganda etkisi olan rozet, amblem vs. bulunduran kişilere de sandık mahalline girmelerine, her seçimde olduğu gibi bu seçimde de müsaade edilmeyecektir. Güvenlik kameraları ve aydınlatma konusu hassasiyet göstereceğimiz konuların başında gelmektedir. Mevcut güvenlik kameralarının sağlıklı çalışmasına, sandık kurullarının olduğu, oy torbalarının depolanacağı yerlerin aydınlatılmasına ilişkin tedbirler alınacaktır. Yaz olması münasebetiyle havanın geç kararacağı göz önüne alınmaktadır. Ama seçim sonuçlarının sayım ve dökümü maalesef ilerleyen saatlere kadar devam etmektedir. Biz işimizi kış tutacağız, yaz çıkarsa bahtımıza. Erken biterse havanın aydınlığında seçim sayımı ve teslim işleri bitirilecek” diye konuştu.

“BAŞARIYI 24 HAZİRAN’DA BÜTÜN ARKADAŞLARIMIZLA BİRLİKTE TEKRARLAYACAĞIMIZA İNANIYORUM”

Bakanlık olarak 16 Nisan referandumunda iyi bir sınav verdiklerini belirten Bakan Soylu, “Gerek kolluk birimlerimiz gerekse idari birimlerimizle hem kampanya döneminde hem de seçim günü akşamına kadar, bakanlığımız, özgür ifade ortamını ve seçim güvenliğini temin etme hususunda ülkenin her köşesinde başarılı olmuştur. İnşallah bu başarıyı 24 Haziran’da bütün arkadaşlarımızla birlikte tekrarlayacağımıza inanıyorum. İnanıyorum ki bütün vatandaşlarımız, huzur içinde, kardeşlik içinde sandığa gidecekler, iradelerini sandığa yansıtacaklar ve bir bayram havası içinde geçecek olan bu seçim döneminin sonunda, kazanan, herşeyden önce demokrasimiz ve ülkemiz, kazanan asil milletimiz olacaktır” dedi.

(DHA)