Tarafsız Habercilik

CHP’li İlgezdi: Kadınlar ve çocuklar için bu iktidara ‘tamam’

AZMİ TULUNAY

CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, 24 Haziran’da kadınlar ve çocuklar için sandıkta ‘tamam’ diyeceklerini kaydetti. Milletvekili adaylarının İçerenköy’deki ofis açılışı sırasında konuşan İlgezdi, Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘umutsuzluk durumu yoktur, umutsuz insanlar vardır’ sözünü hatırlatarak iktidara karşı mücadelede umutsuzluğa yer olmadığına vurgu yaptı.

İlgezdi, “Bizler bu iktidara karşı, kötü gidişata karşı Cumhuriyeti, bağımsızlığı ve demokrasiyi inşa edeceğiz. 24 haziranda iktidara son vereceğiz. Geleceğimiz için kadınlarımız için, çocuklarımız için bunu yapacağız ve 24 haziranda tamam diyeceğiz” diye konuştu.

CHP’li adaylardan Mustafa Taşkın ise eski bir sendika başkanı olarak emeğin hakkını savunmak için aday olduğunu kaydetti.

Muharrem İnce Samsun’da konuştu: ‘Gençler paketleyin bunları’

Muharrem İnce, Samsun mitingini, Atatürk’ün 99 yıl önce bu kente ayak basarak ulusal kurtuluş savaşını başlattığı 19 Mayıs’a denk getirdi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı İnce’yi Samsun Çarşamba Havalimanı’nda partililer karşıladı.

İnce, kendisini karşılayanların coşkusuna, halaya katılarak ortak oldu.

Partililerle halay çeken İnce daha sonra CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ve yanındakilerle birlikte Samsun merkeze hareket etti.

muharrem-ince-samsun-da-konusuyor-465422-1.

İnce, bildirgesinin açıkladığı toplantının ardından Samsun’da vatandaşlara seslendi. Miting sırasında makam aracı olarak bisiklet hediye edilen İnce, “Cumhurbaşkanlığı demirbaşına kaydedilecektir” diye konuştu. İnce konuşmasının ardından hediye edilen bisiklete bindi.

muharrem-ince-samsun-da-konustu-gencler-paketleyin-bunlari-465433-1.

İnce’nin açıklamalarının öne çıkan başlıklar şöyle:

-Benim dedelerim, 1924’te Selanik’ten Türkiye’ye gelirken mübadelede Samsun’a diye gelmişler ama Yalova’da kalmışlar. Size hemşehrilerim desem yanlış olmaz.

-Bu topraklar isyanın, kurtuluşun, direnişin başlangıç toprklarıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk yanındaki askerlerle Samsun’a doğru yola çıktı. Samsun’a geldi, Havza’ya geçti. Telgraflarla, özel ulaklarla 96 miting düzenlediler. O mitingler Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcıdır. Eğer Atatürk 1919’da Samsun’a gelmeseydi, 96 mitingi yapıp milleti Kurtuluş Savaşı’na ikna etmeseydi bugün esirdik. Bugünkü miting de o 96 miting kadar önemlidir.

Gençlere: Bunlar sizinle dalga geçiyor

-Gençler, önümüzde bir tarihi sorumluluk var. 24 Haziran’da normalde sınava girecektiniz, şimdi kabine gireceksiniz. 9 ay kala sınavınızın adı değişti, 8 ay kala soru şekli değişti, 7 ay kala soru biçimi değişti, 4 ay kala soruların sayısı değişti. Yani her ay bir değişiklik yaptılar. Ya soru, ya ders sayısını değiştirdiler, ya da soruluş biçimini. Sınava iki ay kala da tarihini değiştirdiler. Bunlar sizin için hayati derecede önemli olan o sınavın bir yerini değiştirdiler, şimdi yetki sizde. Paketleyin bunları 24 Haziran’da! Bunlar sizinle dalga geçiyor. Bu memleketin 18-19 yaşındaki gençleriyle dalga geçiyorlar.

-Gençler ve kadınlara güveniyorum. Bugün çalışanların yüzde 32’si kadın. 5 yıl içinde 50-50 olacak, eşit olacak eşit!

-19 Mayıs 1919’da Gazi Atatürk buraya geldiğinde ve ondan sonraki süreçte, tarihten bugünle çelişen bir örnek var mı? Yunanistan’la savaştık, galip biziz. Savaştan hemen sonra Atatürk Yunanistan’la barışıyor, hatta Balkan Paktı’nı kuruyorlar. Amerikan bir büyükelçi, Atatürk’e soruyor: Savaşı kazandın, neden tazminat istemiyorsun? “Para iste” diyor. Atatürk diyor ki, “Ekonomiyi geliştirerek alacağımız para tazminatla alacağımızdan çok olur.” Bakın o büyükelçi anılarında şöyle yazıyor: Hayatımda böyle zeki, böyle dahi adam görmedim. Türkiye’de şu anda Amerikan büyükelçisi yok, katip düzeyinde hareket ediyoruz. Suriye’de büyükelçi yok. Neden? Beyefendi Esad’la küs. Böyle devlet yönetimi olur mu! Olmaz!

“İçeride de barışacağız, dışarıda da barışacağız”

-Ey Merkel diyor, gidiyor ihale veriyor. EY Amerika diyor, gidiyor Boeing alıyor. Ey Putin, S-400 alıyor. Ey Hollanda, Petrol Ofisi’ni satıyor. Böyle olmaz, barışacağız. İçeride de barışacağız, dışarıda da barışacağız.

-Projemiz 3-B. Barışacağız. Ayrı gayrı yok, hep birlikte büyüyeceğiz. Büyüyeceğiz, ekonomimiz güçlenecek. Bölüşürken de adil bölüşeceğiz. Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığında hiç fabrika açılmasa, yatırım yapılmasa, sıfır iş yapsam; sadece mevcut geliri adil paylaşsak maaşlarınız iki katına çıkar.

-Bir yanda Saray’da şatafat içinde yaşayanlar var. O saraya harcanan para 2 milyar dolar. O parayla 100 bin ev yapardık. Suriyelilere harcanan para 40 milyar dolar. Ev yapsaydık, 2 milyon ev yapardık. Yazık günah değil mi! Cumhurbaşkanı olduğumda o sarayda oturmayacağım, söz! Orayı bu ülkenin zeki, akıllı, çalışkan çocuklarına vereceğim.

-Devlet adamıyla siyasetçi arasında bir fark var. Siyaseti gelecek seçimi, devlet adamı gelecek nesili düşünür.

“Yol yaptılar, çöküyor; köprü yaptılar, geçmesen de ücret ödüyorsun”

-Meydanlara geliyor CHP tezektir, pisliktir diyor. Benim ağzımdan böyle bir şey duymayacaksınız. Testinin içinde ne varsa ağzından o dökülür. Bir başka gün, diplomatları aşağılıyor. Siyaset bilen, yabancı dil bilen insanlar onlar. Monşerler diyor, ayıptır. Çırak çocukları da, doktorları da, diplomatları da kimse aşağılamayacak. Herkes saygı gösterecek birbirine!

-Benim cumhurbaşkanlığımda meydanlarda kaliteden söz edeceğim. Yol yaptılar mı, yaptılar; ama hep çöküyor. Köprü yaptılar, doğru; geçmesen de para ödüyorsun. Garanti vermiş, dolar üzerinden hem de. Bize soruyor, ey CHP sen hiç köprü yaptın mı! Ben ona sorayım, ey Erdoğan sen hiç şeker fabrikası yaptın mı!

“Cumhurbaşkanlığımda şeker fabrikalarını geri alacağız”

-O şeker fabrikalarını alanlara sesleniyorum, benim cumhurbaşkanlığımda fabrikaları geri alacağız. Oraya para bağlayanları da mağdur etmeyeceğiz. Paraları iade edeceğiz ama bir şartla! Yatırıma yönelteceksiniz, yeni yatırımlar yapacaksınız.

-Kaliteden başka bi de girişimcilik duyacaksınız. Ben bu ülkenin evlatlarını tanıyorum, yıllarca fizik anlattım onlara. Girişimci gençleri Türkiye Cumhuriyeti destekleyecek, sonuna kadar destekleyecek.

-Benim hemşehriyle aramızda bir fark var. Onda devletin uçağı, helikopteri var, örtülü ödenek var. Benim de milletim var. Üniversite öğrencisi mesaj atmış, Muharrem abi diyor 5 lira yatırdım kampanyana. O devletin parasıyla ben de milletin gönlünden kopan parayla kampanya yapacağım.

“Eğitim sistemini, 81 milyon uzlaşana kadar 1 yıl boyunca tartışacağız”

-Bizim markamız, tasarımımız, teknolojimiz yok. Dünyada 100 marka arasında bir tane Türk markası yok. Bize marka lazım. Bizim tasarım yapan, teknoloji üreten, marka yaratan gençlere ihtiyacımız var. Onun için diyorum ki, gençleri iyi eğiteceğiz. Yabancı dil, matematik öğreteceğiz; yurt dışına gönderip tecrübelerini artıracağız.

-Milli Eğitim politikamız nasıl olacak? Size söz veriyorum Ak Partililer, MHP’liler, HDP’liler, Saadet Partililer, İyi Partililer; hepinize, 81 milyona sesleniyorum. Eğitim sistemini değiştireceğiz, ama benim istediğim olmayacak. 81 milyon uzlaşana kadar 1 yıl boyunca tartışacağız. Çocuklarımızın geleceği için önce uzlaşacağız. İstediğim programı uygularım, kindar nesil yetiştiririm. Böyle olmaz, çocuklara yazık. Oturacağız, ‘eğitimde uzlaşma planı’ çıkaracağız. Uzlaştıktan sonra yeni sistemi hayata geçireceğiz. Benim görüşüm egemen olsun diye çocuklarına kıyanlar devlet adamı olamaz!

Uzman çavuşlara, askeri öğrencilere: Moralinizi bozmayın, adalet gelince sorun kalmayacak

-Uzman çavuşlara, askeri öğrencilere sesleniyorum. Darbe girişiminde tepedekilere değil, erlere sesleniyorum. Erin günahı olmaz. Moralinizi bozmayın, canınızı sıkmayın. Adalet gelince hiçbir sorun kalmaz.

-İşe önce yargıdan başlayacağız. Bu yargıdan memlekete hayır gelmez. Cumhurbaşkanı’nın önünde düğme ilikleyen, çay toplayanlardan memlekete hayır gelmez. Cumhurbaşkanı olduğumda AYM’ye, Yargıtay’a gittiğimde o yargıçların ayağa kalkmaması lazım. Yüksek yargıçlar kimsenin önünde ayağa kalkmaz. Önce yargı, hukuk, hukukun üstünlüğü, bağımsız mahkemeler… Bunu yapınca yabancı yatırımcıya güven gelecek, “Türkiye’ye yatırım yapalım” diyecekler.

“Cumhurbaşkanı bütçeyi tek başına yapabiliyor seçilince Meclis’e iade edeceğim yetkiyi”

-Merkez Bankası Başkanı’nı AKP Genel Merkezi’ne çağırıyor. Bu Türkiye’ye yapılacak en büyük kötülüktür. Yatırımcı bunu görünce “Merkez Bankası bağımsız değil ki, kapı kulu, emir kulu” der.

-Gençler işsiz, enflasyon yüzde 10’un üstünde, cari açık 53 milyar dolar. 2008’den bu yana her yıl emekli maaşı düşüyor. 90’larda milli gelirin yüzde 37’sini alıyordu çalışanlar, bugün yüzde 17. Herkes fakirleşti!

-2018’in ilk dört ayında örtülü ödenek 747 milyon lira. Bu para harcanmış, kimseye hesap verilmemiş. Böyle bir şey olabilir mi! Bu bizim, sizin paranız. Şu anda bir yetkisi var cumhurbaşkanının. Yetki şu: Bütçeyi tek başına yapabiliyor. Ben cumhurbaşkanı olduğumda bu yetkiyi kullanmayacağım, Meclis’e iade edeceğim bütçe yapma yetkisini.

“Seçildiğimde ilk işim Gazze’ye gitmek olacak”

-Benim hemşehri dün bir miting yaptı. Sözde Filistin’e destek çıktı. Filistin’de Müslümanlar, kardeşlerimiz katlediliyor. Peki bunlar olurken biz TBMM’de vekillerimizle dedik ki, İsrail’le yapılan anlaşmaları feshetsene? Etmem diyor. Boykot etsene, etmem diyor. Tohum alma diyoruz, alacağım diyor. Mavi Marmara’da 20 milyonu geri ver, vermem diyor. Ne yaparsın? Miting. Yaptığı tek şey miting. 2013’te Gazze’ye gideceğim dedi. 5 senede gidemedi; Gazze yerine Gebze’ye gitti. Devlette devamlılık esastır, seçildiğimde ilk işim Gazze’ye gitmek olacak.

Fenerbahçe’den 60 bin bardakla Atatürk portresi

Fenerbahçe Spor Kulübü bünyesindeki Fenerbahçe Çocuk ve Gençlik Kulübü ve Humanpix Topluluğu, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na özel dünyada eşi ve benzeri görülmemiş bir projeye imza attı.

60 bin adet renkli bardak ile 28 metreye 15 metre boyutlarında Atatürk portresinden oluşan bir görsel oluşturuldu.
Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’ndaki etkinlikte tüm çalışmayı başından sonuna kadar takip eden Başkan Aziz Yıldırım, son bardağı koyarak Atatürk portresini tamamladı.

60 bin renkli bardakla Gazi Mustafa Kemal Atatürk portesinden oluşan görselin bitiminde Fenerbahçe Çocuk ve Gençlik Kulübü ve Humanpix Topluluğu birlikte marşlar ve şarkılar söyleyerek 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı.

60.000 Renkli Bardakla Dev Atatürk Portresi | https://t.co/mi56hUcmUVpic.twitter.com/gzwvNW9yqY

— Fenerbahçe SK (@Fenerbahce) May 17, 2018

PTT’deki skandal iddialar Meclis gündeminde

Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, PTT’de bir bürokratın şirket kurup, genel müdür yardımcısı olduğu kuruma bu şirketi sattığı iddialarını, soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı.

CHP Milletvekili Tüm, geçtiğimiz günlerde ‘ihalelerde usulsüzlük’ iddiasıyla istifa ettirildiği öne sürülen iki bürokratın da PTT’ye satılan bu şirkete ortak olup olmadığını sordu.

Geçtiğimiz günlerde, Ulaştırma Bakanlığındaki, ‘ihalelerde usulsüzlük’, ‘eş-dost-akraba ilişkileri’ ve ‘usulsüz personel alımı’ iddialarını, TBMM gündemine taşıyarak, Türk Telekomünikasyon AŞ. ve Haberleşme Genel Müdürlüğü’ndeki skandalı gündeme getiren CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, bu kez de PTT Bilgi Teknolojileri A.Ş. ile ilgili iddiaları dillendirdi.

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, Başbakan Binali Yıldırım tarafından yanıtlanması istemiyle, TBMM Başkanlığına verdiği yazılı soru önergesinde, Bir Kamu İktisadi Teşekkülü olan PTT A.Ş.’nin şirket kurmasında aranan şartların açıklanmasını istedi.

BİLGİ TEKNOLOJİLERİ AŞ’NİN KURULUŞ AMACI NE?

PTT A.Ş.’ye bağlı olarak kurulan PTT Bilgi Teknolojileri A.Ş. hangi ihtiyaçtan kurulduğunu soran CHP’li Mehmet Tüm, “PTT Bilgi Teknolojileri A.Ş. Sayıştay denetimine tabi midir, personel istihdamı hangi usullerle yapılmaktadır, özlük hakları hangi usullerle belirlenmektedir, çalışan sayısı, görev ve maaşları ne kadardır? PTT Bilgi Teknolojileri A.Ş.’nin faaliyetlerini sürdürdüğü ”Mustafa Kemal Mahallesi 2151. cadde No:5 Ankara/Çankaya” adresli yerde PTT A.Ş. nin diğer hangi birimleri faaliyet sürdürmektedir, kiralama hangi usullerle yapılmıştır, kira bedeli ne kadardır ve kim tarafından karşılanmaktadır?” şeklindeki sorulara yanıt istedi.

GENEL MÜDÜR YARDIMCISI, KURDUĞU ŞİRKETİ KENDİ KURUMUNA MI SATTI?

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, Başbakan Binalı Yıldırım’a yönelttiği soru önergesinde, PTT Bilgi Teknolojileri A.Ş.’deki skandal bir iddiayı da gündeme getirdi. Halen PTT Bilgi Teknolojileri AŞ’de Genel Müdür Yardımcısı olarak Ocak-2018 den beri görev yapan Yusuf Kürşat Tuncel’in kurucusu olduğu SBS Savunma Sanayi A.Ş.’nin , PTT Bilgi Teknolojileri A.Ş.’nce hangi bedel, usul ve gerekçeyle satın alındığını, şirket satın alımlarının hukuki altyapısı neler olduğunu soran Mehmet Tüm, “Geçtiğimiz günlerde basında adı çeşitli usulsüzlükler ile anılan Erdal Arslan ve Türk Telekom AŞ’deki görevinden el çektirilen genel müdür yardımcısı Cengiz Doğan’ın SBS Savunma Sanayi A.Ş.’nin ortakları olduğu, yine aynı dönemde Haberleşme Genel Müdürlüğü görevinden istifa ettirilen Ensar Kılıç’ın bu satın almaya aracılık ettiği bilgisi doğru mudur?” sorusunun da yanıtlanmasını istedi.

HABERLEŞME BAKANI’NIN HABERİ VAR MI?

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, “Telekomünikasyon sektöründe Cengiz Doğan ve Erdal Arslan ile birlikte hareket ettiği bilinen, Haberleşme Genel Müdürü iken görevinden istifa ettirilen ve milletvekilliği aday adaylığı başvurusunda bulunan ve bulunduğu ortamlarda bakan adına hareket ettiğini söyleyen Ensar Kılıç’ın faaliyetlerinden Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Ahmet Arslan habersiz midir?”

“Haklarında bu tür haberler bulunan kaç bürokrat dokunulmazlık zırhından faydalanmak üzere AKP’ye aday adaylığı başvurusunda bulunmuştur?” şeklinde sorular yöneltti.

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına bağlı kurumlarda bir genel müdür, bir genel müdür yardımcısı ve bir direktörün geçtiğimiz hafta aynı anda istifa etmeleri ve üç önemli ismin istifalarının ardından ortaya atılan ‘ihalelerde usulsüzlük’ iddialarını, soru önergesiyle Meclis gündemine taşımıştı.

Bahçede gergedan böceği buldu

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, ev kadını Selma Yurga (32), evinin bahçesinde dünyanın en güçlü böceği olarak bilinen ve nadir bir tür olan erkek gergedan böceği (oryctes nasicornis) buldu. Bir haftadır böceği evinde kavanoz içinde besleyen Yurga, böceği Orman İşletme Şefliği’ne teslim etmek istediği söyledi.

Ev kadını Selma Yurga, geçen 30 Nisan’da, Mustafa Kemal Mahallesi, Milli Sokak’taki evlerinin bahçesinde, bir gergedan böceği buldu.

Özen, başının üstündeki boynuza benzeyen çıkıntı nedeniyle gergedan böceği olarak bilinen ve kendi ağırlığının 850 katını kaldırabildiği için dünyanın en güçlü böceği olan bu nadir türü koruma altına aldı. Kabuğunda bulunan keratin maddesinin kimya, kozmetik ve ilaç sanayisinde kullanılması nedeniyle değerli olan gergedan böceğini bir kavanozun içine koyup, sinek ve yapraklarla beslemeye başladı. Gergedan böceğini ender rastlanan bir tür olması nedeniyle Turgutlu Orman İşletme Şefliği’ne teslim etmek istediğini belirten Yurga, “Görüştüğümüz bir veteriner de bize aynı tavsiyede bulundu. Orman İşletme Şefliği’ni aradığımızda, bu böceğin evlerde beslenmesinin yasak olduğunu öğrendik. Bize gergedan böceğini muhafaza etmemizi gelip alacaklarını ormanda doğal ortamına salacaklarını söylediler. Kayınbiraderim Masum Yurga, böceği Orman İşletme Şefliği’nden gelen görevlilere teslim edecek” dedi. (DHA)

Hep beraber başaracağız

İnsanoğlunun yeryüzünde ilk kez medeniyet kurduğu verimli topraklardayız. İmparatorlukların, devletlerin, hükümdarların gelip geçtiği, uğruna savaştığı yerdeyiz. Barış yıllarında bilim, sanat, felsefe, mimari, spor ve edebiyatın filizlendiği yerdeyiz. Bir umudum var: Trakya’da, Anadolu’da, Mezopotamya’da insanlığın kurtuluş reçetesi saklı. O reçeteyi hayata geçirdiğimiz güne erişmeyi umut ediyorum.

Bir karar verip demokrasiden, insan haklarından, farklılıkların bir arada ve farklılıklarıyla, aynı çatı altında yaşamasından yana tavır koyacağız. Kimseye yaşam tarzı dayatılmayan, kimsenin yönelimlerinden, tercihlerinden, inançlarından, varoluşsal hiçbir durumundan dolayı kendini öteki hissetmediği kocaman, mutlu ve güçlü bir ülke hayal ediyorum.

Çocukların yatağa aç girmediği, kimsenin karnını doyurmak için kula kulluk etmediği, zenginliğin hakça paylaşıldığı, üretenin yöneten olduğu, kadınların yönetimde tüm ağırlığını ortaya koyduğu, sosyal hayatın içinde kadın ve erkeğin yan yana, omuz omuza bulunduğu, eşit sağlık ve eğitim şartlarının her doğan çocuk için sağlanabildiği, toplumun korkutularak değil tartışılarak yönetildiği bir ülke istiyorum.

Yüzyılların birikimini, elindeki küçük konforu kaybetmekten korktuğu için sesini çıkarmayanların korkaklığına kurban edemeyiz. Aklın ve bilimin yol göstericiliğinden vazgeçip hurafelerin, hamasetin, yalanların düzenine teslim olamayız. Bizi birbirimize düşman ederek kendi dünyalığını yapanlara, kendinden başkasına saygısı olmayana, kendine benzemeyeni düşman ilan edene, demokratik mücadeleyi düşmanlık, eleştiriyi ihanet, sorgulamayı günah ilan edene ‘yeter artık’ diyeceğiz.

Adalet, toplumsal barışın teminatıdır. Adaletin terazisi şaşınca, haklının değil güçlünün borusu ötünce, zalimin sesi zulüm görenlerin sesini bastırır. Zalimin değil zulüm görenlerin yanında taraf olmak, insanlığın gereğidir. Eziyet edilene, kim olduğu, kimlerden olduğu sorulmaz, yanında durulur. Hiçbir dava insan canından kıymetli değildir. Tek bir çocuğun hayatına mal olmuş zafer, zafer değildir. Acılar, onu yaşayanlar için yıkıcıdır. Başkalarının acıları üzerine inşa edilecek hiçbir gelecek tasarımı, mutluluk getirmeyecektir.

Güvenlik için silahlanmaya milyar dolarların harcanmadığı, akıl, vicdan, cesaret, vizyon, bilgi ve donanımın ön planda olduğu, ordunun siyasete alet edilmediği, siyasetin bir bayrak yarışı olduğunun unutulmadığı, egoların, hırsların, bitmek bilmeyen koltuk kavgalarının sona erdiği, gençlerin en önemli makamlara gelebildiği, tecrübe sahibi yaşlıların, emeklilerin dünya turuna çıkacak maddi imkanlarının olacağı bir geleceğe erişebilmeyi umut ediyorum…

Engellilerin engelleriyle yaşama karışabildiği, hayatın her alanında ortak akılla engellerin ortadan kaldırıldığı, şiddetten arınmış, her yeni güne gülümseyerek başlayan bir ülke hayal ediyorum. Kimsenin kılığına kıyafetine karışılmayan, çocukların her türlü istismarının önlendiği, yetişkinlerin özgür iradeleriyle ortaya koyduğu ve kendilerine ya da başkalarına zarar vermeyen her türlü davranışının saygıyla karşılandığı, namusun bacak arasında aranmadığı, hırsızlığın, rüşvetin, adam kayırmanın, torpilin, yalan söylemenin namussuzluk sayıldığı bir ülke hayal ediyorum.

Bu topraklar, dünyaya yön verdi, insanlığa akıl mirası bıraktı. Şimdi bize düşen uzun ve zorlu bu yolculukta cesareti toplayıp kim olduğumuzun farkına varıp beklenmeyene ulaşmak. Bunu birleşe birleşe başaracağız. Mustafa Kemal Atatürk’ün medeniyet ve barış projesine sahip çıkacağız. Eksiklerimizi tamamlayacağız. Kimseyi yolun dışında bırakmadan mutlu insanların ülkesini el ele kuracağız. Bunu kendimiz için yapacağız, sevdiklerimiz için yapacağız, çocuklarımız için yapacağız, dünya için, insanlık için başaracağız. Aydınlık yarınlara hep beraber ulaşacak, bunun için bir yol açacak, hayallerimizi gerçeğe dönüştüreceğiz…