Tarafsız Habercilik

Kız arkadaşından ayrıldı, köpeği davalık oldu

Eskişehir’de 23 yaşındaki Osman Orhan Baçaru, ayrıldığı kız arkadaşında kalan köpeğini geri almak için dava açtı.

Eskişehir’de üniversite öğrencisi 23 yaşındaki Osman Orhan Baçaru, kendisine ait olduğunu iddia ettiği “Golden” cinsi “Marley” isimli köpeği ayrıldığı kız arkadaşının geri vermediği gerekçesiyle hukuk mücadelesi başlattı.

3. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açan Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Fakültesi öğrencisi Baçaru, Mart 2017’de internet üzerinden ilan vererek “Marley” adlı köpeğini sahiplendirmek isteyen Ezgi B. ile iletişime geçtiğini ve anlaşıp köpeği sahiplendiğini iddia etti.

Daha sonra Ezgi B. ile bir süre aynı evi paylaştığını öne süren Baçaru, yaklaşık bir yıl sonra ayrıldığı kız arkadaşının köpeği vermediğini ileri sürerek hukuk mücadelesi başlattığını söyledi.

Yeni bir eve çıkmak için köpeği bir hafta eski kız arkadaşında bıraktığını, almak için geri döndüğünde kapıların yüzüne kapatıldığını belirten Baçaru, eski kız arkadaşının “Marley”e kendisi kadar iyi bakamadığını savundu.

“BENLE ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞTU”

Ezgi B’nin “Marley”i kendisine vermeyeceğini söylediğini anlatan Baçaru, şöyle konuştu:

“Marley benden öncesinde tasmasından çıkmamış bir köpekti. Benimle özgürlüğe kavuştu. Yanımda yürürken bile tasmasız gezerdi. Yaklaşık 5 aydır göremiyorum onu. En azından iyi durumda olduğunu göreyim istiyorum ama buna da müsaade etmediler. Marley’in bana karşı duyguları daha fazla. Tuvaleti gelince terasa çıkartan biriyle onunla sokaklarda koşturan birisi aynı olamaz. Köpeğim için hukuk mücadelesi veriyorum ve sonuna kadar da vereceğim.”

Baçaru, “O benim kızım. Ben onun, bensiz neler hissettiğini biliyorum. En son eve onu almak istediğimi söylemeye gittiğimde kapının arkasındaki seslerini duymanız lazımdı. Resmen ağlıyordu” dedi.

“BU BİR EMSAL OLACAK”

Davacı vekili avukat Oytun Süllü adına dosya hazırlığı ve takibini yürüten stajyer avukat Ahmet Seyhan da köpeğin sahiplendirilmesi sonrasında gerçek sahibinin Osman Orhan Baçaru olduğunu savundu.Seyhan, yargı kararının bu konuda emsal teşkil edeceğini belirterek, şunları kaydetti:

“2017 yılı mart ayında karşı taraf internetten köpeği sahiplendirme ilanı vermiş. Bu delil elimizde mevcut. Sahiplenme resmi olarak gerçekleşmiş. Marley şu anda zorla alıkonulmaktadır. Gerekli başvurularımızı tamamladık. İnşallah davayı kazanacağız ve bu bir emsal olacak. Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde davamızı açtık. Müvekkilim gerçekten iyi bir hayvansever.”

“İNTİKAM ALMAK İÇİN YAPIYOR”

Konu ile ilgili hakkında dava açılan Ezgi B. ise davacı Osman Orhan Baçaru’nun kendisinden ayrıldıktan sonra intikam almak için bu yola başvurduğunu ileri sürdü.

Ezgi B, köpeği “Marley”i 3,5 aylıkken sahiplendiğini dile getirerek, şunları söyledi:

“Marley yaklaşık 4 yıldır bende. Ayrıldığımız için şimdi Marley’i benden alarak acı çektirmek istiyor. Kızımı Osman’a vermeyi düşünmüyorum. Bir dönem sahiplendirmeyi düşünmüştüm. O dönemde Osman’la tanıştım ve sahiplendirmekten vazgeçtim. Osman’ın birkaç aşı karnesine adını yazdırıp kendini sahibi gibi göstermesi Marley’in gerçek sahibi olduğunu kanıtlamaz.”

SON SÖZ MAHKEMENİN

Marley”in kimde kalacağı sorusunun cevabı, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülecek davada belli olacak.Davanın ilk duruşması 25 Mayıs’ta gerçekleştirilecek.AA

Muharrem İnce: Çay toplayan, düğme ilikleyen yargı istemiyorum

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, annesinin memleketi Rize’deki mitingi öncesinde Trabzon’da basın toplantısı düzenledi. İnce’nin konakladığı oteldeki toplantıya muhtarlar, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve gazeteciler katıldı. İzmir Marşı’yla salona giren İnce büyük bir coşkuyla karşılandı. “Ülkemizi karanlıktan aydınlığa ulaştıracak Cumhurbaşkanı” anonsuyla kürsüye davet edilen İnce, basın toplantısında sorulan soruları cevapladı.

Erdoğan’ı yargılayıp yargılamayacağı sorusuna İnce, “Hayır benim öyle görevim yok. Yargının görevi o. Ben bağımsız tarasız adil bir yargı düzeni kurarım. O da sonra beni yargılayabilir, Erdoğanı da…Ben Cumhurbaşkanı olduğumda, bir toplantıya gittiğimde ayağa kalkmayan yargıçlar istiyorum. Çay toplayan, düğme ilikleyen yargı istemiyorum. ” diye cevap verdi.

‘ONA DA OY VERMEYİN KURTULUN’

İnce, Erdoğan’ın “Bana oy verip AKP’ye oy vermeyenler münafık” sözlerini “münafık olacağınıza ona da oy vermeyin kurtulun” diye değerlendirdi.

Muharrem İnce, konuşmasının ardından, salondaki STK temsilcilerinden sorular almaya başladı. Saray’da kalıp kalmayacağına ilişkin soruya şu yanıtı verdi: “Anam beni saraylarda değil tütün tarlalarında doğurdu. Sarayda değil evimde oturacağım. Orayı eğitim yuvası yapacağım…”

İnce daha sonra sözlerine şöyle devam etti:

‘BU DOKTOR BİZİ HASTA ETTİ, DOKTORU DEĞİŞTİRELİM’

16 senedir aynı doktor var. Şekeri tansiyonu düzeltemedi. Bu doktoru değiştireceğiz yoksa hasta ölecek! Ekonomi düzgünse, işler iyiye gidiyorsa, çocuklarımızın iş bulması gerekmez mi? Daha rahat geçinmemiz gerekmez mi? Maalesef hiçbiri olmuyor. Büyüme 7.4 diye açıkladılar. 2012’den beri yüzde 2’lerde gezen büyüme nasıl oldu da büyüme 7’ye çıktı? Bir tek sebebi var. Ekonomiye doping yapıldı. Doping nedir? Doğal olmayan bir şeydir. Ata yaptığınızda atın yarışı iptal edilir. Futbolcuya yapılırsa o yarışı kazansa dahi yarış iptal edilir. Doping doğal olmayandır zaralıdır yan etkileri vardır. Bir an için başarıya götürüyor gibi olsa da sağlığınızı bozar. Kredi Garanti Fonu dopingin kendisi. Bazı mallarda öte indirimi yaptılar. İnşaat yatırımlarını pompaladılar. Ama dopingin yan etkileri başladı enflasyon, cari açık, kurlar bozuldu. Artan bütçe açığı oluştu. Büyümeyi 7 yapacağız diye doktor hastaya doping ilaçlarını verdi ama kalp krizi kapıda bekliyor. Hastayı kalp krizi, ekonomimizi de kriz kapıda bekliyor. Böyle yönetim olmaz. Çağdaş ülkeler gibi yöneteceğiz.

‘BÜROKRAT ATARKEN SİYASİ GÖRÜŞÜNE DEĞİL İŞİNİN EHLİ Mİ ONA BAKACAĞIZ’

Hukuk devleti kuracağız, 2 öngörülebilir ve güvenilir yatırım ortamı yaratacağız. 3. ekonomiye yön veren kurum ve kurulların bağımsızlığını sağlayacağız. 4. ideolojik saplantılarımızdan uzak olacağız. Liyakatı esas alacağız. Bankacılık, ekonomiyle ilgili bürokratı atarken CHP’li mi diye bakmayacağız. İşinin ehli mi değil mi ona bakacağız. Sadakati değil liyakatı esas alacağız. 5. üretim ekonomisini yaratacağız. İsraf değil insaf diyeceğiz. Mazeret değil marifet diyeceğiz. Gemi batıyor hala ampulden vazgeçmiyorsunuz. Bu doktor sizi hasta yaptı. Bu doktoru hep birlikte değiştirelim.

Malvarlığımı açıkladım. Buyum var dedim. Önce sen zenginleşeceksin sonra ben sevgili vatandaş. Senden önce zenginleşirsem hesap sor. Her yıl açıklayacağım. Siyasetçi bunu yapmalı. Siyasetçilere utanma duygusunu yeniden hatırlatacağız.

Damga vergisi var. Neye damga basıyorsunuz? Çocuk sınava giriyor 300-400 lira masraf ödüyor. Koca Türkiye bu sınavları bedava yapamıyorsa yazıklar olsun. Her eve iş, her aileye bir ev. Sloganımız bu.

‘HER YIL 10 BİN GENCİ YURTDIŞINA YOLLAYACAĞIM’

Bu ülkenin gençlerini her yıl 10 bin gencini yurtdışına göndereceğim. Atatürk’ün yaptığı gibi. O yıllarda bin kişiydi. Her yıl 10 bin kişi yapacağım ben. Kindar nesil değil uzman gençler yetiştireceğiz. Enerjimizi nükleerden değil doğamızdan güneşimizden kullanarak Türkiye’nin geleceğini temin edeceğiz.

Osmanlı matbaayı 250 sene geç aldı. 2011’de Almanya’da başlayan 4.0 endüstri devrimi başladı. Önümüzdeki 5 yılda bunu kavrayamazsak gelecek 100 yıl köle olacağız. Önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye’nin gençleri barışmazsa, geleceği okuyamazsa, 100 yıl geri kalacağız.

‘ABİ BANA GAZ VERME’

Cumhuriyet’in haberine göre salondakilerden biri “Hırsızdan milli olur mu?” deyince İnce de gülerek şöyle yanıt verdi: “Abi bana gaz verme. Zaten yeterince gaz var başımda çok dava var. Rahmetli Ecevit’inki gibi, 70’lerdeki gibi bir rüzgar esiyor.”