Tarafsız Habercilik

Sandık oyunları bitmiyor: Bu kez de liste karıştırma

NURCAN GÖKDEMİR [email protected] @nurcangokdemir

Doğu ve Güneydoğu illerinin valileri ve il seçim kurulları, Yüksek Seçim Kurulu’ndan (YSK) sandık birleştirme ve taşımanın yanı sıra bazı seçim bölgelerinde seçmen listelerinin adres esas alınmadan karma yapılması isteminde de bulunmaya başladı. CHP ve HDP’nin YSK temsilcileri, listelerin karma yapılması durumunun tehlikesine dikkat çekti.

Önceki seçimlerde YSK’nin yasal dayanağı olmadığı gerekçesiyle sandık birleştirme ve taşıma taleplerinin büyük bölümünü reddetmesi nedeniyle mart ayında TBMM’den geçirilen yasayla bir düzenleme yapıldı. Buna göre, seçim güvenliği açısından gerekli görülmesi durumunda YSK, vali veya il seçim kurulu başkanının en geç bugün saat 17.00’ye kadar talepte bulunması halinde, o yerdeki sandıkların en yakın seçim bölgelerine taşınmasına, sandık bölgelerinin birleştirilmesine, seçim bölgelerinin birleştirilmesi ile seçmen listelerinin karma şekilde düzenlenmesine karar verebilecek. Mülki idare amirlerinin, seçimlere müdahalesine yol açacağı gerekçesiyle eleştirilen bu düzenlemeye muhalefet, “seçim güvenliğinin ortadan kalkacağı, seçmen listelerinin karma yapılmasının denetimi engelleyeceği” gerekçesiyle tepki gösterdi.

Seçim güvenliği uyarısı
CHP’nin Yüksek Seçim Kurulu temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu, sandık birleştirme, taşıma ve listelerin karma yapılması talepleri ile ilgili başvuruları YSK’nin bugünden sonra gündeme alacağını bildirdi. Sandık taşıma, birleştirme ve listelerin karıştırılmasının tehlikeli sonuçları olabileceğini belirten Yakupoğlu, “YSK’nin bunu dikkate alarak prensiplerini ortaya koymasını bekliyoruz” dedi.

HDP temsilcisi Mehmet Tiryaki de listelerin karıştırılmasının sahte ve mükerrer oy kullanımının kontrolünü güçleştireceği uyarısında bulundu. Bu yöndeki bir düzenlemenin tüm Türkiye’de yapılması durumunda karşı çıkılmayabileceğini belirten Tiryaki, “Sandıklardan çıkan sonuçlara göre seçmenin cezalandırıldığını defalarca gördük, iktidar temsilcileri bunu çekinmeden dillendiriyorlar. Listelerin karıştırılmasının bunu engelleme açısından katkısı olabileceği söylenebilir ancak bu düzenlemelerin özünde HDP’nin yüksek oy aldığı, belediye başkanlarının, milletvekillerinin tümünü kazandığı yerleri hedef aldığını biliyoruz” dedi.

Jandarmaya ret
Bu arada, Bitlis’in Adilcevaz ve Güroymak ilçeleri jandarma komutanlıklarından güvenlik gerekçesiyle yapılan sandık taşıma ve birleştirme istemleri, “başvurma yetkisi olmadığı” gerekçesiyle reddedildi.

53 mahalle ve 126 köyü bulunan Hakkari’de aralarında merkez mahallelerin de bulunduğu toplam 134 köy ve mahalledeki sandığın 38 yerde birleştirilmesi istemi de YSK’de görüşülmeyi bekliyor. Yaklaşık 100 bin seçmenin bulunduğu yerden başka bir yere taşınmasını gerektirecek bu istemi YSK kısa süre içinde gündemine alarak sonuçlandıracak.

24 Haziran: Halk neyi oylayacak?-1

Parti grup toplantılarında 17 Nisan günü birbirine karşıt konuşmalar yapan iki genel başkan, 24 saat sonra 24 Haziran’da buluştu. İki zıt kutup, mutabakat sağladı sağlamasına; ancak, toplumu tam anlamıyla ikiye bölerek, bir tür Türkiye zıtlaşmasına yol açtı. Ne pahasına?

Önce, söz konusu mutabakat nelere rağmen sağlandı?

»24 Haziran günü üniversiteye giriş sınavına rağmen,

»İlk kez yapılacak çifte seçimi, Yüksek Seçim Kurulu’nun iki ay gibi fazla kısa zaman dilimine sıkıştırma güçlüğüne rağmen,

»Seçimi öne alma kararı TBMM’ye ait olduğu halde, kesin karar tarihini açıkladıkları için TBMM’ye rağmen,

»Uyum yasaları çıkarma gereği yerine getirilmeden seçim beyanında bulundukları için, Anayasa’nın açık hükmüne rağmen.

Kısacası, üniversite sınavına girecek milyonu aşkın öğrenci, seçimlerin düzenlenmesi konusunda tam yetkili YSK, seçim kararı vermekle yetkili TBMM, bütün devlet kurumları ve herkes için bağlayıcı olan Anayasa yok sayılarak 24 Haziran tarihi iki kişi tarafından belirlendi.

Bunların, “halk neyi oylayacak?” sorusu ile ilgisi ne?

Şöyle; 18 Nisan 2018 kararı, 16 Nisan 2017 metninin sonucu…

Geleceğe yönelik olarak da; eğer ‘Cumhur İttifakı’ kazanırsa, 25 Haziran ve/ya 9 Temmuz’dan sonra Türkiye’nin nasıl yönetileceğinin işareti…

Şu halde halk neyi oylayacak?

24 Haziran’a kadar bu köşede yanıtını arayacağım soru bu olacağı için, genel yaklaşımdan somut öğelere gitmek uygun düşer. Zaman süreci olarak üç ana halka: 16 Nisan metni, 18 Nisan kararı ve çifte seçimden sonra ortaya çıkacak tablo.

Neden 16 Nisan?

Çünkü, 24 Haziran seçimleri 16 Nisan ürünü. (16 Nisan ise, 15 Temmuz’un ürünü idi).

Aslında, 24 Haziran’da 16 Nisan metni yeniden oylanacak: eğer ‘Cumhur İttifakı’ kazanırsa, 16 Nisan metni teyit edilecek. Buna karşılık, eğer muhalefet partileri kazanırsa, yeni anayasal seçenek gündeme gelecek…

Şu halde, çifte seçim, daha çok bir anayasa seçimi olacak:

»‘Millet ittifakı’ ve HDP’ye oy veren seçmenler, aynı zamanda ‘anayasal demokrasi’ umudunu tercih etmiş olacak.

»Buna karşılık, hem CB hem TBMM için ‘Cumhur İttifakı’na oy verirse, 16 Nisan Anayasa değişikliğini sürekli kılma iradesi öne çıkmış olacak.

Ya 18 Nisan?

18 Nisan’da verilen ‘baskın seçim”’ kararı, seçmenler karşısında açık bir ikilem koymuş bulunuyor:

»Anayasal kurallar ve kurumların işletilmesi mi, yoksa kişi tercihleri mi?

»Halkın iradesini serbestçe ortaya koymasına elverişli ortam ve koşullar mı, yoksa muktedirlerin iktidarını ömür boyu sürdürme ihtirası mı?

24 Haziran ve 8 Temmuz sonrası

TBMM seçimleri sonuçlanacak; ama CB seçimi sonuçlanmayabilir. Sonuçlar üzerine altı ihtimal ortaya çıkabilir:

»‘Millet İttifakı’ ve muhalefet: Hem CB hem TBMM çoğunluğu.

»‘Cumhur İttifakı’: Hem CB hem de TBMM çoğunluğu.

»‘Millet İttifakı’ ve muhalefet: TBMM çoğunluğunu kazanması, ama CB’yi kaybetmesi (veya tersi).

»‘Cumhur İttifakı’: Cumhurbaşkanlığını kazanması ama TBMM’de azınlıkta kalması (veya tersi).

Bir de, Cumhurbaşkanlığı seçiminin 2. tura kalma olasılığı, altı seçenekli tabloyu zaman açısından farklılaştırıyor.

Bu altı ihtimal bile, 16 Nisan düzenlemesinin ne denli sorunlu ve sürdürülemez olduğunun açık göstergesi.

Sürdürülemezlik: Üçüncü güçlü neden?

TBMM seçimleri için hazırlanan aday listeleri ve hazırlama biçimi, TBMM’yi sahiplenme iradesini teyit etti. Anayasa değişikliği ile, TBMM yetkileri Kanun-i Esasi’den bu yana ilk kez bu denli budanmış olmasına karşın, siyasal partiler TBMM’yi öne çıkardı.

Şu halde; hiçbir haklı nedeni yok iken baskın seçim kararı ve sıralanan ihtimaller, Anayasa değişikliğinin sürdürülemez özelliğini ortaya koyduğu gibi, adaylık süreci de, TBMM’yi dışlayan bir metnin sürdürülebilir olmadığının belirgin halkası.

Ana karşıtlıklar neler?

Genel bakışı sürdürür isek, şu karşıtlıklar aynı zamanda tercih eksenleri:

»Devamlılık ve kopuş: Türkiye toplumunun kazanımlarına sahip çıkan seçmenler, ‘Millet İttifakı’ ve muhalefete evet diyecek; ‘Cumhur İttifakı’nı tercih ile, kazanımlar yok sayılacak.

»Umut ve statüko: ‘Millet İttifakı’ ve muhalefet, anayasal demokrasi umudunu; ‘Cumhur İttifakı’ ise, 16 Nisan’da OHAL ortam ve koşullarında oylatılan metnin korunması (statüko) anlamına gelecek.

»İktidarın el değiştirmesi ve iktidar zehirlenmesi: Muhalefetin kazanması, siyasal iktidarın 16 yıl sonra el değiştirmesi anlamında demokrasi zaferi ile; statükonun sürmesi ise, iktidar zehirlenmesi ile sonuçlanacak. (Demokrasi ve monokrasi arasındaki tercih).

»Hukuk ve OHAL: Muhalefet tercihi, olağan hukuk düzenine geçiş; iktidar tercihi ise, OHAL’in sürmesi anlamına gelecek.

»Hukuk devleti ve kişi devleti: Muhalefete oy, hukuk devleti umudunu yeşertecek; iktidara oy ise, ‘kişi devleti’ anlamında fiili durumun sürekliliğini.

»Türkiye barışı ve ötekileştirilmiş toplumsal yapı: Muhalefete oy, toplumsal barış umudunu beraberinde getirecek; iktidara ise, bugünkü kutuplaşmayı çok daha derinleştirecek.

Milletvekili aday listelerinde yarın son gün

24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri için siyasi parti genel merkezleri, seçime katılacakları seçim çevrelerine ait milletvekili aday listelerini en geç yarın saat 17.00’ye kadar Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) verecek.

Bağımsız milletvekili adayları da en geç yarın saat 17.00’ye kadar il seçim kurullarına başvuru yapacak.

YSK tarafından milletvekili kesin aday listeleri seçim çevreleri itibarıyla ilan edilmek üzere il seçim kurullarına ve Resmi Gazete’ye 30 Mayıs’ta gönderilecek.

Abdüllatif Şener adaylığını açıkladı!

24 Haziran seçimleri için geri sayım sürüyor. Cumhurbaşkanı adayları belli oldu, ancak 27. Dönem Milletvekilleri için partiler aday belirleme çalışmalarını sürdürüyor. Partilerin vekil listelerini YSK’ya teslim etmeleri için son gün yarın.

Daha önce Saadet Partisi ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olabileceği konuşulan Abdüllatif Şener’in adı milletvekilliği için de sıkça dillendiriliyor.

BBC Türkçe’ye açıklamalarda bulunan Şener, ‘Aday olacak mısınız?’ sorusuna “Muhtemelen bu seçimlerde milletvekili adayı olacağım. Ama şu anda partiler aday listelerini ilan etmedikleri için herhangi bir sürpriz ile karşılaşmak da mümkündür. Onun için başka bir açıklama yapmak doğru olmaz.” yanıtını verdi.

Şener, ‘Parti adını söylemiyorsunuz sanırım?’ sorusu üzerine, “Hayır, Cumhuriyet Halk Partisi” yanıtını verdi.

TBMM’nin tatile girmesine ilişkin karar Resmi Gazete’de

Türkiye Büyük Millet Meclisinin ( TBMM) 24 Haziran’da yapılacak Milletvekili Genel Seçimi kesin sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulunca (YSK) ilanını takip eden üçüncü gün saat 14.00’te toplanmak üzere tatile girmesine ilişkin karar, Resmi Gazete’de yayımlandı. Karara göre TBMM, 24 Haziran’da yapılacak Milletvekili Genel Seçimi kesin sonuçlarının YSK tarafından ilanını takip eden üçüncü gün saat 14.00’e kadar tatilde olacak

Karara göre TBMM, 17 Mayıs’tan başlamak üzere 24 Haziran’da yapılacak Milletvekili Genel Seçimi kesin sonuçlarının 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 37’nci ve TBMM İç Tüzüğü’nün 3’üncü maddelerine göre, YSK tarafından ilanını takip eden üçüncü gün saat 14.00’te toplanmak üzere tatile girdi.

Karar, Genel Kurul’un 16 Mayıs 2018 tarihli 1

DSP seçimlerde Millet İttifakı’nı destekleyeceğini açıkladı

24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve genel seçimleriyle ilgili açıklama yapan DSP, “Demokratik Sol Parti’ye bağlı olan toplum kesimlerine karşı sorumluluğumuz gereği, 16 yıllık iktidarlarında ülkeyi ekonomik, politik ve sosyal yapısı itibariyle tam bir çöküntünün içine sürüklemiş olan AKP’nin karşısında, seçmenlerin Millet İttifakı’na ve bu ittifak içerisinde demokratik sol politikalarımıza en yakın partinin ve Cumhurbaşkanı adayının desteklenmesi gerektiği hususunun kamuoyuyla paylaşılmasına karar verilmiştir” ifadelerini kullandı.

DSP Başkanlık Kurulu’nca yayınlanan bildiride, mutlaka sandığa gidilmesi gerektiği belirtilerek, her seçmenin sandığına sahip çıkması, olası kanunsuzluk ve manipülasyonlara karşı tüm DSP’li avukatların cüppelerini yanlarında bulundurmaları istendi.

Bildiride, DSP’nin seçimlere girmesinin YSK tarafından ‘tam kanunsuzluk haliyle’ engellendiği savunularak, bu durum karşısında yürütülen iç hukuk yolları tükendiğinden, yaratılan hak ihlalinin tespiti için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurulduğu belirtildi.

Üç ülkede ilk kez sandık kurulacak

Yurtdışında yaşayan Türkiyeliler, 24 Haziran seçimleri için 7-19 Haziran’da dış temsilciliklerde, 7-24 Haziran’da gümrük kapılarında oy kullanacak; Malta, Sırbistan ve Moldova’da da ilk kez sandık kurulacak.

YSK’nin belirlediği kurallar çerçevesinde bu seçimlerde yurt dışı seçim kütüğüne kayıtlı Türkiyelilerin oy verme işlemini gerçekleştireceği ülke sayısı 60’a, temsilcilik sayısı da 123’e yükseldi. Sandık kurulması için gereken asgari seçmen sayısı ülke genelinde 500’ü geçen Malta, Sırbistan ve Moldova’da yaşayan seçmen niteliğine sahip Türkiyeliler, bu ülkelerde kurulacak sandıklarda oylarını kullanabilecek. Malta’nın başkenti Valetta, Sırbistan’ın başkenti Belgrad ve Moldova’nın başkenti Kişinev’deki Türkiye büyükelçiliklerinde oy kullanılacak. Seçimlerin ilk turu için 60 ülkedeki 123 temsilcilikte toplamda 3 bin 160 sandık kurulacak.

Demirtaş’ın adaylığının iptal edilmesi için YSK’ye yapılan

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım, YSK’ya verdiği dilekçede Demirtaş’ın, PKK yöneticileriyle olan bir fotoğrafına yer vererek, adaylığının iptal edilmesini istedi.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, YSK, yapılan başvuruyu reddetti.

NE OLMUŞTU

HDP’nin tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın adaylığının iptal edilmesi için Yüksek Seçim Kurulu (YSK)’ya başvuru yapıldı.

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım, YSK’ya verdiği dilekçede Demirtaş’ın bir fotoğrafına yer verdi. Yalım dilekçesinde şu ifadeleri kullandı:

“HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın Kandil Dağı’nda eli kanlı PKK’lı teröristler ile çektirdiği fotoğraf. Demirtaş için başka bir şey söylemeye gerek var mı? Teröristler ile fotoğraf çektiren Demirtaş Cumhurbaşkanlığına nasıl aday olur? Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı Adaylığının iptal edilmesini arz ederim.”